canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Dördüncü Yedi Sıra Dörtler - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

Dördüncü Yedi Sıra Dörtler

Dördüncü yedi sıra dörtler tubadır; birinci tubayı cennet, ikinci tubayı manevi, üçüncü tubayı zahiri, dördüncü tubayı bâtıni.

Tubayı cennet şudur; cennette bir ağaçtır. Kökü yukarıda başı aşağıdadır. Budakları dalları sarkmıştır. Cennette ne kadar ev ve pencereleri var ise cümlesinden içeri girmiştir. Cennette onun girmediği ev yoktur. Cennette ne var ise maddi manevi, zahiri batıni bu dünyada cümlesinin aynı vardır.

Tubayı manevi; kökü hazreti peygamberdedir sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem.

Budakları imamlardır dalları ümmeti Muhammed’in cümlesine ulaşmıştır. Hazreti Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin bir ismi de صَاحِبُ الْقَض۪يب  Sahibü’l-Kadıyb’tir. Yani, ağaç dalı-budağı, dallar budaklar sahibi demektir. Kur’an-ı Kerim’de:

مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍۙ

“O zeytun ağacı öyle bir mübarek ağaçtır ki ne şarkta, ne de garpta vardır”[1] zeytun ağacıyla işarettir.

Hazreti Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu Teâlâ aleyhi veselleme gönül kapısını açan ümmetlerinin kalbine tubayı Muhammed’iyeden nasip gelir. Buda Kur’an-ı Kerim’dir her ümmetin gönlünde olur, Kur’an kesilmez.

 اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ

“Allah göklerin ve yerin nurudur.”[2] Yani Nur ismi, icadı âlemdir. Esmaü’l-Husnasından Nur isminin tecelliyetiyle kendi zatından başka hiçbir şey yok iken bütün mevcudatı yoktan var edip zuhura getiren Allahu Teâlâ hazretleridir. Buna şuunatı ilahiye derler.

مَثَلُ نُورِه۪ كَمِشْكٰوةٍ ف۪يهَا مِصْبَاحٌۜ اَلْمِصْبَاحُ ف۪ي زُجَاجَةٍۜ اَلزُّجَاجَةُ كَاَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ

“O’nun nurunu temsil eden meseli ki, O da Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin nurudur. Allah nurunu temsil eden misli olan Muhammed sallallahu aleyhi vesellemin nurudur. Bir fennus içinde ışığı olan lamba kandil gibi ki gecelerin zulmat karanlığını yırtıp aydınlatan sanki inci gibi parlayan bir yıldız.”[3] Küfür, fıskı fücur zulmat karanlığını yırtıp aydınlatan Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin nurudur.

Mişkat peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem, Misbahu evvel imamı Ali’dir. Misbahu’s-Sani (ikinci misbah) hazreti Fatıma’dır. Zücacetün imamı Hasan ve Hüseyin, kevakib evladlarıdır Allahu a’lem.

يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍۙ يَكَادُ زَيْتُهَا يُض۪يٓءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌۜ نُورٌ عَلٰى نُورٍۜ

“şarkta ve garbte olmayan mübarek bir ağaç ki zeytun ağacından ziya verir ziyalanır. Ateşimsi yani ateş dokunmadan ziya verir nur üzerine nurdur”[4]

İşte o mübarek şecer zeytin ağacı dediği mü’mini kâmilin vücud şeceridir. Öyle bir vücud şeceri ki, kalbi iman ve marifetullah nuru ile feyzi Muhammedi sallallahu aleyhi vesellem ile nurlanmış, gıdalanmış, ziyalanmış ve her cihete Cenâb-ı Hak Teâlâ hazretlerinin ihsan eylediği ilim, irfan nuruyla ziya verip küfür ve cehalet karanlığını iman, ihlâs, aşkı ilahi, muhabbetullah şevkının tecelliyeti, marifetullah nuru ile ziya veren aydınlatan mürşidi kâmilin vücud şeceridir.

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz Enes radıyallahu anhunun rivayet ettiği hadisi şeriflerinde:

اِتَّبِعُوا الْعُلَمٰٓاءَ فَإِنَّهُمْ سَرَّجَ الدُّنْيَا وَ مَصَاب۪يحُ الْآخِرَةِ

“ulema-i amiline ilmi ile amel eden kâmil âlimlere tabi olunuz. Zira dünya işlerinizde ve ahrette kurtuluş için süluk ettiğiniz yolun münevveridirler (nurlandırıcılarıdırlar)”[5] buyuruyor.  

Tubayı zahiri şudur; silsile-i tarikattır. Evvela hazreti risalet penah efendimiz sallallahu Teâlâ aleyhi vesellemdendir. Sonra Fatımatü’z-Zehra doğmuştur ve imamı Ali’dir. Hazreti Fatıma hakkında:

فَرْعُ شَجَرَةِ النُّبُوَّةِ

Yani “nübüvvet ağacının dalı budağı” demiştir. Kökü efendimiz sallallahu aleyhi vesellem. Budakları Ali ve Fatıma’dır. Ebu Bekir, Ömer, Osman bunlarda budaklarıdır. Sonra on iki imamlar bunlara müntesibdir. Her kim onlara elden ele müntesibdir, tubayı zahiridir.

Tubayı batın şudur:

يُض۪يٓءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌۜ

Yani “ziya verir ziyalanır ateşimsi yani ateş dokanmadan yanar”[6] dediği Allah bilir ki

الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ

Yani “şunlar ki, Allah’ı zikrettikleri vakitte kalpleri ürperir titrer”[7] ateş düşmüş gibi olur dervişlere gelen cezbedir. Şu kadar ki bu cazibe efendimize çeker.

 


[1] Nur suresi 24/35

[2] Nur suresi 24/35

[3] Nur suresi 24/35

[4] Nur suresi 24/35

[5] Kenzü’l-İrfan 1001 hadis s.34/188 (Osmanlıca baskı). Levamiu’l-Ukul şerhu Ramuze’l-Ehadis c.1.s.86. Deylemi, el-Firdevsü b Me’sûri’l-Hıtab c.1.s.71/209 (Beyrut). Münavi, Feyzü’l-Kadir c.1.s.106. (Mısır).

[6] Nur suresi 24/3                

[7] Enfal suresi 8/2

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>