canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Tasarruflar ile idrak ve irfan - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

Tasarruflar ile idrak ve irfan

 

Üçüncü sıra beşler Tasarruflar ile idrak ve irfan:

Birinci irfan ile idrak; bu makamu’l-kurb, irfan idrakle olur, mahvu fena makamıdır. Hadisi nebi aleyhisselam:

اَفْنُوا ثُمَّ اَفْنُوا ثُمَّ اَفْنُوا

Hadisi şerifi budur. “Fani olun sonra fani olun sonra fani olun”[1] demektir. İnsan mahvi fena bulunca irfan ile Hakk’ı bilir idrak eyleyebilir.

İkinci aklın tasarrufu; makamu’l-hubtur. Sıfatı esmada fani olup mahviyet bulunca nuru Muhammediye sallallahu aleyhi vesellemde hakikati Rasule aşina olur. Aklın nuru çok kuvvetlidir. Nuru Muhammediye sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem, mü’minin kalbindedir. Aklın nurudur, farkı Muhammediye sallallahu Teâlâ aleyhi vesellemdir, fark eder. Hadisi şerifte:

مَنْ فَارَقَ عَلِياًّ فَقَدْ فَارَقَن۪ي, مَنْ فَارَقَن۪ي فَقَدْ فَارَقَ اللّٰهَ

Yani “Ali’yi fark eden Beni fark etti. Beni fark eden Allah’ı fark eder”[2] buyruldu.

Ruhun tasarrufu; arşı, kürsi, levhu kalemi, cennet cehennemi, semavatı bulur, görür. Makamu’l-havftır. Şeriatta mahvolunca ruh seyreder, gezer. Bu makamlara kadar gider. Ruhun tasarrufu âlemi zahiredir. Zahir âlemi seyreder.

Dördüncü kalbin tasarrufu; vücudadır. Kalb, vücudunda, bedende olan halleri seyreder. Yani kalbin tasarrufu; insanın kalb âlemini seyreder, bedende olan halleri seyreder. Tasarrufu kalbedir yani vücudda kalbe ilka olanları bilir.

Beşinci nefsin tasarrufu; bu âlemde olan işleredir. Dünyada geçim ve ibadet işleri ile meşkuldur. Hayâ eder ise kendini yaratanı bilip gizli aşikâre Allah’tan korkar, utanır, ibadet yolunu ve helal kazanç yollarını düşünür. Hayâ etmez ise hevasına tabi olur, taptığı hevası olur maazallahu Teâlâ.

 


[1] Miftahu’l-Kulub

[2] Hâkim, Müstedrek, 3/92; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/154; Tirmizî, Menâkıb (3686); Heysemî, Mecmâu’z-Zevâid, 9/68; Tabarani, Mu’cemu’l-Kebîr, 17/298

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>