canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Muhbitiynlerin Nişanı - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

 

Muhbitiynlerin Nişanı

 

İkinci sıra beşler: halis kullar, muhbitinler, muhlisler nişanı, Allah’ın has kulları; Cenâb-ı Hak Teâlâ ve tekaddes hazretleri ayeti kerimede şöyle buyuruyor:

فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَهُٓ اَسْلِمُواۜ وَبَشِّرِ الْمُخْبِت۪ينَۙ

Allahu a’lem manası şudur. “sizin Rabbiniz bir Allah’tır. Siz O’na canu gönülden teslim olunuz. Ya Habibim!Sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem sen Allah için kendi nefislerini خبت khabtu zapt edenlere müjde eyle.”[1] Yani kendilerini hor, zayıf etmişlerdir. Kendi nefislerinde yiğitlik, şecaat, kuvvet, şehvet, vakar her işler elinden gelir. Ne yapsa yapabilir velâkin Allah’ın emirlerine ve Allah’a muhabbetlerinden kendilerini hor, zayıf etmişlerdir.

Kâfir, münafıklara karşı hiddet, ederler, izzetli olurlar.  Allah için mü’minlere kendilerini zayıf ederler, Allah için. Onlara müjde eyle, nem var ise onlar içindir. Onların nişanı şudur. O muhbitin kulların birinci nişanı:

اَلَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ

“onlar Allah’ı zikrettikleri vakitte kalpleri ürperir.[2] Allah’ın zikrinde iken kendilerini tutamazlar. Sıtma tutan adam gibi kendileri ve kalpleri hareketinden kendilerini tutamazlar. Onlara müjde eyle. Kalpleri Allah’ı zikrettikleri vakitte tam cila alır. Yani kalp öyle bir parlar ki ateşe basılmış gibi olur. Vücuda bir zelzele düşer. İnsanı harekete getirir. Ayeti kerime:

  يَكَادُ زَيْتُهَا يُض۪يٓءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌۜ

“ziya verir ateş dokunmadan”[3] demektir. Zeytunu yanar, ateş dokunmadan. Muhbitinlerin ikinci nişanı,

وَالصَّابِر۪ينَ عَلٰى مَآ اَصَابَهُمْ

Allah’ı zikrinden dolayı dini için gelen belalar ve musibetlere sabır eder.”[4] Din yolunda zahmet çeker, yine dine yardımdan geri kalmaz. Allah için her felakete katlanır, istikametini bozmaz. Doğru istikamet hakkında Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor ayeti kerimesinde:

   اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ  

“muhakkak ki şol Rabbimiz Allah deyip sonrada istikametlerinde doğru olanlar için korku yoktur, onlar mahzunda olmazlar”[5] muhbitinlerin üçüncü nişanı,

وَالْمُق۪يمِي الصَّلٰوةِۙ

“namazlarına mukıym olurlar” o kullar namazlarında daima kaim olurlar. Beş vakit namazı edep erkânına riayet ederek devam üzere kılarlar. Bir kimse namazına hor baksa ehli zikir değil hüccetli evliya olsa yalandır. Tarikatı fehmeden (anlayan) şeriatı ondan yüksek bilir. Muhbitinlerin dördüncü nişanı,

وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ

“rızk olandan, Allah için fukaralara yedirir”[6] ellerinde olandan fukaraya yedirir. Her kimde bu yedirmek yok ise her ne kadar yüksek deseler inanma. Allah tarafına kalbi açılanın eli cömertliğe açılır.

Muhbitin kulların beşinci nişanı, Allah’a canı gönülden teslim olmaktır.

فَلَهُٓ اَسْلِمُواۜ

“canı gönülden Allah’a teslim olun”[7] demektir. Allah’a teslim olamayan bu devletlere eremez. Ben Allah’a teslim oldum demekle değildir. Bir âlimin ve bir kâmilin elinden tevbe etmeden bu haller ele geçmez. Cenâb-ı Hak Teâlâ hazretleri Kur’an-ı Kerim’de:

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَكُونُوا مَعَ الصَّادِق۪ينَ

Yani, Ey Allah’a iman eden mü’minler! Allahu Teâlâ’dan korkun ve sadık kullarımın mahiyetinde olun”[8] diye buyurmuştur. Bu beraberlikte her zaman muhabbetle O’nun kalbine kendi kalbini yakın tut ki sende sadık olasın. Diğer bir ayeti kerimede:

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَابْتَغُوٓا اِلَيْهِ الْوَس۪يلَةَ وَجَاهِدُوا ف۪ي سَب۪يلِه۪ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Yani, “ey Allah’a iman eden mü’minler, Allah’tan korkunuz. O Hak celle ve ala hazretlerine yakınlık için vesile arayınız ve O’nunla da nefsinizle, şeytanla mücahede yolunda çalışınız ki her korktuklarınızdan kurtulup felah bulasınız ve iflah olasınız”[9] buyuruyor.

Yani Allahu Teâlâ’ya takva ile amel ediniz ve Allahu Teâlâ’ya yakınlık ve vasıl olmak ve O’na kavuşmak için vesile, vasıta ve çareler arayınız ki O’na yakınlık edesiniz. O’na vesile dediğimiz kimseler, şeriatla amel, tarikatla süluk edenler olur. O zatı ara bul ki seni Hakk’a götürsün.


[1] Hac suresi 22/34

[2] Hac suresi 22/35

[3] Nur suresi 24/35

[4] Hac suresi 22/35

[5] Ahkaf suresi 46/13

[6] Hac suresi 22/35

[7] Hac suresi 22/34

[8] Tevbe suresi 9/119.

[9] Maide suresi 5/35

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>