canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

BESMELE-İ ŞERİFİN TEFSİRİ: - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

BESMELE-İ ŞERİFİN TEFSİRİ:

 

Besmele-i şerifte (ب) be’nin altı vechile tefsiri vardır ki bâriü manasınadır. Yani Allahu Teâlâ hazretleri arştan ta seraya kadar halkın (خالقيدر) KHalıkıdır. Yoktan var eden yaratıcısıdır.  

هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ

   “O Allahu Teâlâ yaratan yok tan var edendir”[1] ayeti bunu beyan eder.

Ve Allahu Teâlâ hazretleri arştan taseraya kadar halkının basıyrıdır. Gizli aşikâre yaptıklarınızı hakkıyla görendir. 

وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

   “Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.”[2] Ayeti bunu beyan eder.

Ve Allahu Teâlâ hazretleri arştan taseraya kadar halkının rızkını (باسط) bâsıt ismi tecellisiyle rızkı dilediğine bol eder açar dilediğine kısar ki

 اللّٰهُ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَآءُ وَيَقْدِرُۜ

“Allahu Teâlâ dilediğine rızkını rahmetiyle bol ihsan eden ve dilediğine kısandır”[3]  ayeti bu manayı beyan eder.

Ve Allahu Teâlâ hazretleri mahlûkatı fani olup yok olduktan sonra yine Bâkı’dir.

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍۚ  وَيَبْقٰى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِۚ

“bütün her şeyler yok olacaktır. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacaktır”[4] ayeti kerimesi bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretleri mahlûkatını öldükten sonra amellerinin karşılığı olarak sevab ve ikab için yeniden diriltici Bâis’dir.

وَاَنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ

“ve muhakkak ki Allahu Teâlâ kabirde olanları diriltecektir”[5] ayeti bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretleri arştan ta seraya kadar mü’minlerin bâri ve muhsinidir.

اِنَّهُ هُوَ الْبَرُّ الرَّح۪يمُ۟

“tahkik ve muhakkak O berru’r-Rahim iyiliği ve ihsanı bol olan Allahu Teâlâ’dır”[6] ayeti bu manayı beyan eder.

Ve sin’in (س)  dahi beş vechile manası vardır ki Allahu Teâlâ hazretleri aştan ta seraya kadar mahlûkatının gizli aşikâra seslerin savtların semi’idir işiticidir. 

اَمْ يَحْسَبُونَ اَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْۜ

“yoksa onların gizli sır ve konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar”[7] ayeti bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretleri seyyiddir ki O’nun ululuğu arşan ta seraya münteha olmuştur.

  اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ

“Allahu Teâlâ her mahlûkattan müstağni bütün mahlûkatın kendisine sığınacağı yegâne varlıktır”[8] ayeti bunu beyan eder.

Ve Allah Teâlâ hazretleri arştan ta seraya kadar halkının hesabını seri’ görücüdür.

وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِ

“Allahu Teâlâ hesabı pek çabuk görendir”[9] ayeti bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretleri selam’dır ki arştan ta seraya kadar halkını zulmetten selamette kılmıştır.

 السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ

“her türlü noksandan selamet olan ve kullarınada selamet ve emniyet ihsan eden Allahu Teâlâ’dır”[10] ayeti bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretleri arşatan ta seraya kadar kullarının zünub günahlarını sitredici settardır.

       غَافِرِ الذَّنْبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ

“tevbeleri kabul edip günahları bağışlayan”[11] ayeti bu manayı beyan eder.

Ve (م) mim’inde on iki vech üzere tefsiri vardır ki Allahu Teâlâ hazretleri arştan ta seraya değin halkın Melik’idir.

  اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ

“Dünya ve ahret bütün mülkün mutlak meliki sahibi mukaddes olan Allahu Teâlâ’dır”[12] ayeti bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretleri arştan ta seraya kadar halkın Malik’idir.

قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ

“Allah bütün mülkün mutlak sahibi dilediğine mülkünü veren dilediğini aziz dilediğini zelil eden”[13] ayeti bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretleri arşatan ta seraya kadar kulların üzerine mennandır yani lütfu bol olan.

 بَلِ اللّٰهُ يَمُنُّ عَلَيْكُمْ

“sizlerin üzerine lütfu bol olan Allahu Teâlâ’dır”[14] ayeti bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretleri arştan ta seraya kadar halkı üzerine Mecid’dir.

  ذُو الْعَرْشِ الْمَج۪يدُۙ

“arşın sahibi keremi lütfu fazlı şerefi yüksek olan Allahu Teâlâ’dır”[15] ayeti bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretler arştan ta seraya kadar halkını korktuklarından emin kılandır. 

 اٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ

“onları korktuklarından emin kılan”[16] ayeti bu manaya delalet eder.

Allahu Teâlâ hazretleri Müheymin’dir ki arştan ta seraya kadar kullarının üzerine Rakıyb görüp gözeten koruyandır.

الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ

“eman veren görüp gözeten koruyan Allahu Teâlâ’dır”[17] ayeti bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretleri kulları üzerine arştan ta seraya kadar Muktedir’dir. Cenâb-ı Hakk’ın müttaki takva ehli kullarının kendi indi ilahiyesinde ki derecesinden bahsettiği şu ayeti kerime ki

 ف۪ي مَقْعَدِ صِدْقٍ عِنْدَ مَل۪يكٍ مُقْتَدِرٍ

“o müttaki takva ehli kimselerin, sadıkların makamı herşeye Kadir gücü yeten hâşâ zayıflıktan münezzeh olan Allahu Teâlâ’nın indinde, O’nun manevi huzurundadırlar”[18] ayeti bu manayı beyan ediyor.

Allahu Teâlâ hazretleri arştan ta seraya kadar halkı üzerine Mukıyt yani her şeylere kadir hakkıyla gören şahit 

   وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ مُق۪يتًا

“Allahu Teâlâ her şeyleri hakkıyla gören şahit nazırdır”[19] ayeti bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretleri arştan ta seraya kadar velilerini sair halkın üzerine mükerrem kılmıştır.

وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَن۪يٓ اٰدَمَ

“biz âdemoğullarını mükerrem halk ettik”[20] ayeti bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretleri arştan ta seraya kadar halkı üzerine Mun’im’dir yani zahir ve batın nimetler ihsan eden.

وَاَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُ ظَاهِرَةً وَبَاطِنَةًۜ

“sizlerin üzerinize zahir ve batın nimetleri tamamlayan Allahu Teâlâ’dır”[21] ayeti bu manayı beyan eder.

Allahu Teâlâ hazretleri arştan ta seraya kadar mufaddal Fadıl ve rahmet sahibidir.

اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ

“tahkik muhakkak Allahu Teâlâ insanlar üzere rahmet, fazilet, lütuf sahibidir”[22] ayeti bu manayı beyan eder. Allahu Teâlâ hazretleri arştan ta seraya kadar halkın Musavviri yani mahlûkatına bir suret verip biribirinden ayırıcıdır.

الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ

“O Allahu Teâlâ yaratıp yoktan var edip suret verendir”[23] ayeti bu manayı beyan eder.

   Bismillah, ehli zikrin ذَخِيرَ  zahıresi (sermayesidir) çünkü her işinde Allah adıyla başlar.

Allah ismi yani lafza-i celal, Allahu Teâlâ hazretlerine mahsustur dört harftir. İskatı yine odur. Görmezmisin Allah(الله)  lafzından elifi iskat ettiğinde (لله) lillah kalır. lillah (لله) lafzından birinci lamı iskat etsen (له) lehu kalır. lehu (له) lehu lafzından lamı iskat etsen hu  (هو) kalır.

Besmelede itminan bundadır. Bismillah, kuvvetliler için izzet ve rif’attir. Zayıflar için kuvvet sığınak, muhibbin için nur, müştakıyn için sürurdur. Bismillah, ruhlar için rahat, cesedler için necat kurtuluştur. Bismillah, sadırlara (göğüslere) nur, işlere nizamdır.

Bismillah, kullarını aziz ve zelil kılan Huda’nın ismidir. Bismillah, öyle bir kelimedir ki onunla nimet tamam ve ukubet def olur. Bismillah öyle bir kelimedir ki celal ile cemali cem’ eylemiştir. Bismillah, celal içinde celaldır. Ve er-Rahmani’r-Rahim cemal içinde cemaldır.

Bir kimse Allahu Teâlâ hazretlerinin celalını müşahede etse aklını şaşırır. Bir kimse Allahu Teâlâ hazretlerinin cemalini müşahede etse o kimse hoş hal ve safa-i bâl olur ve derune nail olur. Yani kalbi safa hoş hal olur.

Bismillah de yani Allah adıyla demektir zira sen bismillah dediğinde Allahu Teâlâ hazretleri

ب۪ي وَصَلَ مَنْ وَصَلَ اِلَى الطَّاعَاتِ ثُمَّ بِنُورِ الطَّاعَاتِ وَصَلَ اِلَى الْعَيَانِ ثُمَّ اسْتَغْنٰى بِالْعَيَانِ عَنِ الْبَيَانِ

“taate vasıl olan ancak benimle vasıl olur, sonra nuru taatle yani taatin nuruyla ayana vasıl olur, sonra ayan ile beyandan müstağni olur” der.[24] Bu halde onun kalbi viâi esrar (sırların kabı) ve ulumu edyan olur. Yani kalbini esrarı ilahi ve ilim kaplar.

 


[1] Haşır suresi 59/24

[2] Hucurat suresi 49/18

[3] Zümer suresi 39/52

[4] Rahman suresi 55/26–27

[5] Hac suresi 22/7

[6] Tur suresi 52/28

[7] Zuhruf suresi 43/80

[8] İhlâs suresi 112/2

[9] Bakara suresi 2/202

[10] Haşir suresi 59/23

[11] Mü’min suresi 40/3

[12] Haşir suresi 59/23

[13] Ali İmran suresi 3/26

[14] Hucurat suresi 49/17

[15] Buruc suresi 85/15

[16] Kureyş suresi 106/4

[17] Haşir suresi 59/23

[18] Kamer suresi 54/55

[19] Nisa suresi 4/85

[20] İsra suresi 17/70

[21] Lokman suresi 31/20

[22] Bakara suresi 2/243-Yunus suresi 10/60-Mü’min suresi 40/61

[23] Haşir suresi 59/24

[24] Gunyetü’t-Talibin c.1.s.175 (Osmanlıca baskı)-c.1.s.158 (Beyrut).

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>