canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

ŞEYTAN İLE MUHARABEDE SIĞINILACAK NESNELER: - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

ŞEYTAN İLE MUHARABEDE SIĞINILACAK NESNELER:

 

 

Kelime-i ihlâs ki; kişinin Rabb’isini zikretmesi La ilahe illallah, mucibince amel etmek, besmele-i şerife devam, birde hırs ve tama’dan hazer etmek.

Şimdi bunları Cenâb-ı Hak Teâlâ hazretlerinin izin ve yardımıyla biraz açalım inşaallah. 

Cenâb-ı Hak Teâlâ ve tekaddes hazretleri hadisi kudsisinde:

لٰۤاإِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ حِصْن۪ي وَمَنْ دَخَلَ حِصْن۪ي أَمِنَ مِنْ عَذَاب۪ي

“La ilahe illallah Benim metin bir kal’amdır. Her kim bu metin ‘la ilahe illallah’ kal’asına girerse bütün korktuklarından kurtulur. Azabımdanda emin olur”[1] buyuruyor.

Bu korku hem dünyada hem ahirette bütün korktuklarından emin olmaktır. Cenâb-ı Hak bu hadisi kudside bunu vaad etmektedir.

 وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ

“Allah’ın vaadi haktır.”[2] Allah kadar vadinde duran kimse bulunmaz.

Bu hadis-i kudsiye karşı ne anlaşılıyor? Emredilenlere uymak, nehyedilenlerden kaçınmak Allah’tan uzaklaştırıcı olan nefsin heva ve heves fesatlarından, şeytanın iğvalarından, dünyanın endişe ve hayallerinden, firar edip Cenâb-ı Hakk’ın vaadi olanLâ İlahe İllallah kal’asına girip orada karar etmek gerekir.

Bu manevi serveti kazanma kabiliyeti kadın ve erkek hepsinde vardır. Hakk’a kavuşmak, veli olmak, Allah’ı sevmek, sevilmek her şahısta var ama kendisinin sayı gayretine bağlıdır.

Yine besmele-i şerife devam ki; besmele-i şerifte şeytanı lâin zerre kadar olur.

Buna dair Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz bir kimsenin şeytanı lâinin telef ve helakine dua ettiğini işitince o kimseye

لَا تَقُولْ هٰكَذَا فَاِنَّهُ يَطَعَاظِمُ الشَّيطْانُ اللَّع۪ينِ وَيَقُولُ بِعِزَّت۪ي غَلَبَتُكَ

“öyle deme zira şeytanı lâin büyüklenir ve izzetimle sana galebe ederim der.” Onun yerine

وَلَكِنْ قُلْ بِسْمِ اللّٰهِ فَاِنَّهُ يَتَصَاغِرُ الشَّيْطَانُ حَتّٰى يَص۪يرُ مِثْلُ الذَّرَّةِ      

   “velâkin bismillah de bu halde şeytan küçülür hatta zerre misali hor ve hakir olur”[3] buyurmuştur.

Ve dahi hırs ve tama’dan hazer etmek sakınmak öyle gerektir ki; Cenâb-ı Hakk’ın fadlının-lütfunun gayrisi dünya ve ehli dünyadan ve onların emval ve hediyelerinden ve medh ve senalarından hırs ve tama’ı terk ile olur. Zira bunlar şeytanın malı, askeri ve hızbi taraftarıdır.

Kula lazım olan bunların küllisinden muhabbetini kesmeli ve Allahu Teâlâ hazretlerinin lütfuyla müstağni olmalı.

Cemii umur ve ahvalda her husuta Cenâb-ı Hakk’a sığınıp Hakk’a rücu’ etmelidir. Haram ve şüphelilerden sakınıp takva ve vera’ ile amel etmeye gayret göstermelidir.

Buna dair iki cihanın fahri sevgili peygamberimiz sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem şöyle buyuruyor ki

          اِزْهَدْ فِى الدُّنْـيَا يُحِبُّكَ اللّٰهُ وَاِزْهَدْ ف۪يمَا ف۪ى اَيـْدِيِ النَّاسِ يُحِبُّكَ النَّاسُ

Yani “dünya muhabbetini kalbinden çıkar ki Cenâb-ı Allah’ın mahbubu olasın Allah seni sevsin. İnsanların elindeki malından, mülkünden hürmet, hizmet, taltiflerinden tamaını kes ki insanlar seni sevsin.”[4]

Diğer bir hadisi şerifinde:

               اَلطَّمَعُ يُزْهِبُ الْهِكْمَةَ مِنْ قُلُوبِ الْعُلَمٰٓاءِ

“Âlim-ulema kimselerin dünya malına olan hırsı tamaı onların kalbinden ilmi hikmeti, marifetullahı siler izale eder.”[5]

Kulun üzerine bu beyan olunduğu şekilde mücahede, vera’ ve takvayla amele devam, haram ve şüpheli olan şeylerden sakınmaya devam lazımdır. Taki şeytan ondan ümidini kessin ve o kimse Allahu Teâlâ’nın rahmeti ve yardımıyla şeytanın şerri mekrinden selamet bulsun inşaallah.

 


[1] Münavi, Feyzu’l-Kadir c.4.s.490. Abdulkerim ibni Muhammed el-Kazvini et-Tedvini fi Ahbari Kazvin c.2.s.214 (Beyrut). Deylemi, el-Firdevsü bi Me’sûri’l-Hıtab c.5.s.251/8101 (Beyrut). Ebu Nuaym Hilyetü’l-Evliya c.3.s.192 (Beyrut). Camiü’s-Sağır c.3.s.378/3694

[2] Yunus suresi 10/55

[3] Gunyetü’t-Talibin c.1.s.149 (Osmanlıca baskı)-c.1.s.138 (Beyrut)

[4] Kenzü’l-Ummal c.3.s.187/6091, Hâkim Müstedrek, 4/348, Taberani Mu’cemu’l-Kebir 6/193, Beyhaki Şuabül-İman, 7/344.

[5] Kenzü’l-Ummal c.3.s.495/7576

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>