canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

BATINAN ŞEYTAN İLE MÜCAHEDE - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

BATINAN ŞEYTAN İLE MÜCAHEDE

 

Batınan şeytan ile mücahede; kalb ve cenan ve iman ile olur. Hazreti piri tarikat Abdulkadir Geylâni kaddesellahu sırrahul aziz efendimiz buyuruyor ki şeytan ile mücahedede:

مَدَدُكَ الرَّحْمٰنُ وَ مُعْتَمَدُكَ الْمَلِكُ الدَّيَّانُ وَ رَجَاؤُكَ رُؤْيَةِ وَجْهِ الْجَل۪يلِ الْمَنَّانِ

“Yardımcın; Rahman, dayancın-güvencin; mülkün sahibi, emeklerin karşılığını verici Allahu Teâlâ ve arzun isteğin; ihsanı bol, celal, azamet sahibi Allah’ın, cemali vechine rü’yettir” buyuruyor.

Cenâb-ı Hak cümlemizi nefsin şeytanın her türlü heva-i arzu tuzaklarından sevgili Habibi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem hürmeti hakkı için hafız ismi ile muhafaza eyleyip cümlemize cenneti ve cemali ile ikram eylesin, âmin ya Muin.

Zahir harpte mücahede de ölsen yerin ve cezan cennettir. Mücahede-i nefis ve şeytan yolunda ecel gelir ölür isen cezan lika-i ilahidir.

Eğer zahir harpte küffar seni katlederse şehid olursun. Eğer şeytana itaatin sebebiyle şeytan seni katlederse Allah muhafaza Cenâb-ı Hakk’ın yakınlığından tard olursun.

Küffar ile zahir cihadın sonu vardır. Nefis ve şeytan ile mücahede ömrün sonuna kadar vardır.

Allahu Teâlâ hazretleri ayeti kerimede: 

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَاْتِيَكَ الْيَق۪ينُ

Yani “ölünceye kadar nefsin ve şeytanın hevalarına muhalefetle Rabb’ına ibadet et”[1] buyurmuştur.

Nefsin, şeytanın ve iki ayaklı avanalarının her türlü hile, bela ve tuzaklarından Cenâb-ı Allahu Teâlâ hazretlerine sığındık. Cenâb-ı Hak sevgili habinin hürmetine cümlemizi muhafaza eylesin, âmin.

Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem bir hadisi şeriflerinde:

قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: قٰالَ: لٰۤاإِلٰهَ إِلَّااللّٰهُ؛ لٰا يَسْبِقُهٰا عَمَلٌ وَلٰا تَتْرُكُ ذَنْباً.

Yani, “La ilahe illallah kelime-i tayyibesini fazilette hiçbir amel geçemez ve bu kelime hiçbir günahı bırakmaz (affettirir)”[2] buyuruyor.

Toprak üstünde hulusü kalb ile bir kere La ilahe illallah demek bin sene toprak altında yatmaktan hayırlıdır.

Cenâb-ı Hak Teâlâ ve tekaddes hazretleri bir hadisi kudsisinde:

عِزَّت۪ي وَجَلٰال۪ي وَ رَحْمَت۪ي لٰٓا أَدْعَ فِي النّٰارِ أَحَدًا قَالَ لٰٓا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ

Yani, “İzzetim ve celalim ve rahmetime yemin ederim ki la ilahe illallah kelime-i tayyibeyi bir kimse halisen muhlisen bir kere söylese o kimseyi ebedi cehennemde bırakmam”[3] diyor.

Fakat bunu söyleyen bir kimse Allah’ın enbiya evliyasına, Allah dostlarına düşman olup içinde buğuz adavet yapıyorsa, kalbinde kini hasidi var ise bu gibi haslet münafıkların hasletidir. Münafıklar ise cehennemden ebedi çıkmazlar.[4]

Buna dair diğer bir hadisi kudside Cenâb-ı Hak Teâlâ hazretleri:

مَنْ عَادٰى لِى وَلِيَّا فَقَدْ اَذَنْتُهُ بِالْحَرْبِ

Allah Teâlâ hazretleri şöyle ferman buyurdu: "Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. O kimse bana harp açmıştır. Benimle harp etmeye mezundur."[5]

Yani, herkim benim evliyama düşmanlık ederse o kimse benimle harp etmektedir.

Herkim Allah’ın sevdiği bir velisine düşmanlık yapıyorsa o kimse bizzat Allah’a düşmanlık yaptığını bilmelidir. Allah’ın dostuna düşmanlık edersen Allah’a düşman olursun. Allah’ın dostuyla dost olursan Allah’a dost olursun. Ya Allah’ın Habibim dediğine buğuz yaparsan halın nereye varacak.

Burada elden geldiği kadar Allah’ın kullarına kim olursa olsun kalbinden acıyıp şefkatli, merhametli davrananlar kazanır.

Çünkü bütün köyün çevresindeki yayılan mallar köye aid. Hangisine hayinlik yapsan köye yapmış olursun. Köyün her hangi malının birini ziyanlıktan çıkartsan köyü sıyanat etmiş olursun.

Allah’ın kullarınında kadın ve erkek kim olursa olsun onlara hayinliği, kıskançlığı-hasidliği bırakıp gönülden atıp onları her hususta kötülükten beri, Allah’ın razı olduğu bir yola dönmeleri arzusunda olan bir kalbe sahib etsin Cenab-ı Hak cümlemizi. 

Bu şekilde hasbetenlillah Allah’ın kullarını Hakk’a ikaz, irşada çalışan Cenâb-ı Hakk’ın veli kullarına kalbinde kini, hasedi olup adavet, buğuz, düşmanlık beslemek münafıkların hasletidir. Allah cümlemizi muhafaza eylesin.

Sevgili Peygamberimiz salallahu aleyhi vesellem efendimizin meclisinde de bu münafıklar tükenmemiş. Ne zaman peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem Cenâb-ı Hakk’ın bildirdiklerini anlatıp konuşmaya başlayınca mecliste bulunan münafıklar alay ederek biribirlerine göz eder sonrada anlatılanlar kendilere sıkıntı verdiğinden sırtlarını çevirip kalkıp giderlerdi.

İşte şu ayeti kerime bunların hakkında nazil olmuştur:

 وَاِذَا مَآ اُنْزِلَتْ سُورَةٌ نَظَرَ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۜ هَلْ يَرٰيكُمْ مِنْ اَحَدٍ ثُمَّ انْصَرَفُواۜ صَرَفَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ

Yani, “biz sana bir ayet inzal ettiğimiz zamanda, sen onlara bu ayetleri tafsilatıyla anlatmaya başladığın zamanda, münafıklara sıkıntı gelip duramazlar. Biribirlerini tanırlar biribirlerine him kaş ederek konuşurlar.Bunun sözünü burada dinleyeceğine buradan kalkıp gidersen seni bir kimse mi görecek? Him kaş ile bu şekilde konuşur anlaşırlar. Daha sonrada duramazlar ya habibim senin cemeatinden sarfı nazar eder teker teker giderler. Senin Rabb’ında onların kalbinde iman eserinden, şefkat, rahmet eserlerinden hiç bir şey koymaz, siler, sarfı nazar eder.”[6]

Yine hadisi kudsi:

يَقُولُ اللّٰهُ تَعٰالٰى عِزَّت۪ي وَ جَلٰال۪ي لٰا يَنَالُ رَحْمَت۪ي مَنْ لَمْ يُوَالْ اَوْلِيٰٓائ۪ي وَيُعَادُ اَعْدٰٓائ۪ي

Yani, “izzetim ve celalıma yemin ederim ki bir kimse benim sevdiğim velilerimi sevmedikçe ve benim düşmanlarıma düşman olmadıkça rahmetime nail olamaz.”[7] Buyuruyor.

  Bunları, sakınılması için açıklamaya mecbur oluyoruz. Dikkatli olun Allah’ın sevdiği âlim ülema evliyalarına buğuz yapmayın. Düşmanlık yapmayın. İçinden çıkamaz felaketlere düşebilirsiniz.

Kardaşım dikkatli olun. Dua yapalım ümmeti Muhammed’e bizlerde beraber yüce Rabbımızın sevdiklerini hakkı ile Allah için sevmeyi nasip etsin ve yüce Rabb’ımızın sevmediklerini sırf Allah için sevmemeyi buğuz etmeyi nasip etsin. Buna

حُبُّ فِى اللّٰهِ بُغْضُ فِى اللّٰهِ

Hubbu fillah buğzu fillah denilir. Anlamı yani, sevdiğinizi sırf Allah için sevin sevmediklerinizide sırf Allah için sevmeyin eğer Allah ve Rasulullah indinde sevgim olsun diyorsanız, Allah’ın gazabına uğramayayım diyorsanız, Allah dostlarını sevin, onlara adavet buğuz yapmayınız, onlara düşman olmayınız, sonra sonu pişmanlıktır,  vesselam.

 


[1] Hicr suresi 15/99

[2] Sünen İbni Mace Kitabül Edeb/3787

[3] Gülzarı Medinetü’l-Münevvere c.2.s.30 (Osmanlıca baskı)

[4] Gülzarı Medinetü’l-Münevvere c.2.s.31 (Osmanlıca baskı)

[5] Buhârî, Rikak38, C.Sağir Muhtasarı c.1.s.469/1003(2:240/1752)

[6] Tevbe 9/127

[7] Kenzü’l-Ummal hadis no. 10417

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>