canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

EHLİ BİD’AT - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

EHLİ BİD’AT

 

Ehli bid’at olanları görünce kaçınız nasıl ki yırtıcı hayvanlardan kaçarsanız öyle kaçınız. Çünkü canavar etini parçalar. Ehli bid’at dinini imanını parçalar. Seni Allahu Teâlâ’ya ve Rasulüne asi eder. İslamlıktan çıkarır. Bak hadisi şerifte:

اِنَّ بَيْنَ يَدِىَ السَّاعَةِ كَذَّاب۪ينَ فَاحْذَرُوهُمْ

Cabir radıyallahu anhudan: “kıyametten evvel yalancılar olurlar. Onlardan sakınınız.”[1]

ق۪يلَ وَمَا آيَتُهُمْ

“ya Rasulallah alametleri nedir” dediler.

 قَالَ اَنْ يُاْتُوكُمْ بِسُنَّةٍ لَمْ تَكُونُو عَلَيْهَا يُغَيِّرُونَ بِهَا سُنَّتَكُمْ وَد۪ينَكُمْ فَاِذَ رَئَيْتُمُوهُمْ فَاجْتَنِبُوهُمْ وَعَادُوهُمْ

Dedi; “onlar size geldiğinde bir sünnetler getirirler. Sizin üzerinizde olmadığınızdan onunla sünnetinizi ve dininizi başkalaştırırlar. Onları görünce sakınınız وَعَادُوهُمْ yani düşman olurlar size.” [2]

İşte Allahu Teâlâ’nın kitabını okurlar fakat akıllarına göre ve istedikleri gibi mana verirler. Bunlar belki namaz kılarlar. İslamlıkları tamam görünür. Sünneti rasule uymadıklarından belli olur.   

Şimdi zamanımızda bunlar çoktur. Âlim, Müslüman görünürler. Bunlar zamana göre hadis ihdas ederler. Dininizi bozarlar. Şu hadisi şerifte münafıkları söyler. Hazreti Ömer radıyallahu anhu efendimizin rivayet ettiği hadisi şerifte Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz şöyle buyuruyor:

اِنَّ اَخْوَفَ مَا اَخَافُ عَلٰى اُمَّت۪ى كُلُّ مُنَافِقٍ عَل۪يمُ الِّسَانِ

“ümmetim üzerine korktuğumun en korkuncu ilimleri dillerinde kalbleri cahil olan münafıklardır.”[3]

Münafıklar ilim öğrenip, mü’minleri söyletmek istemezler, münakaşa ederler. İlmi yanlışa sarf ederler buyuruyor.Kendilerinde takva olmadığı için takva ehliyle mücadele ederler.

Yine Hadis-i Şerif’te:

اِنَّ اَخْوَفَ مَا اَخَافُ عَلٰى اُمَّت۪ى ثَلَاثٌ زَلَّةُ عٰالِمٌ وَجِدٰالُ مُنَافِقٍ بِاالْقُرْآنِ وَدُنْيَا تُفْتَحْ عَلَيْهِمْ

“En ziyade ümmetim üzerine korktuğum üç şey vardır; Biri âlimlerin kendilerini hor etmeleri, onun bunun kapısında yaltaklanmaları. İkincisi, münafıklar Kur’an-ı alet ederek ehl-i takva ile mücadele etmeleri. Kur’an-ı Kerimi kendi istedikleri gibi tefsir ederler. Üçüncüsü, dünya malı, üzerinize gelip akınca kendini azdırmasından korkarım.”[4]

Münafıklar Kur’an ve ilim öğrenip kendi istedikleri gibi Kur’an-ı tefsir ederler.

Hadisi şerif:

اِنَّ اَقْوَامًا مِنْ اُمَّت۪ى اَشِدَّةٌ ذَلِقَةٌ اَلْسِنَتِهِمْ بِاالْقُرْآنِ لَا يـُجَاوِزُ تَرَق۪يهِمْ يَمْرُقُونَ مِنَ الْا۪يمَانِ كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ فَاِذَ لَق۪يتُمُوهُمْ فَاقْتُلُوهُمْ فَاِنَّ الْمَاءْجُورَ مَنْ قَتَلَهُمْ

Hadis-i Şerif:

“Ümmetimde bir kavim olur. Ağızlarında şiddetli Kur’an olur, okunur ve konuşurlar. Tesirli, şiddetli söylerler. Kur’an boğazlarından öteye geçmez. İmandan fırlayıp çıkarlar. Okun yaydan çıktığı gibi. Bunları görürseniz öldürünüz öldürenlere ecir, sevap vardır.”[5]

Sebebi, Kur’an-ı kendi istekleri gibi tefsir ettikleri içindir. Bunlar Kur’an-ı Kerim’den söyler iken kendilerinde korku, Kur’an’a hürmet gibi şeyler olmaz. Serbest iddiasını yürütür, söyledikleri zaman sözlerine hayret edersin. Sonra gidişine bak o sözün ehli değildir. Her türlü renge girer, boyanırlar.

Şimdiki zamanımızda bunlar çoktur. Halkı yeniliğe çekerler. Kendi menfaatlerini kovalarlar. Kandırmak, inandırmak için türlü türlü, çeşit çeşit sözler söylerler. Allah esirgesin cümle ümmet-i Muhammedi korusun, âmin!

Bu gibi olanlar hakkında hadis-i şerif:

اِنَّ ف۪ى جَهَنَّمَ رَحًى تـَطْحَنُ عُلَمٰٓاءَ السُّوٓءِ

Hadisi, İbni Adi ve İbni Asakir rivayet etmişlerdir: Ravisi Enes ibni Malik radıyallahu anhudur. Rasul-i Ekrem Efendimiz buyuruyor ki “Cehennemde bir değirmen var kötü hocaları öğütür”[6] yani dinimizin temelini bildiren Allah’ın ayetlerini, Peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerini öğrenip, kendilerinin arzularına ve ictihadlarına göre tefsir edip konuşanlar, dinimizin temelini bozup insanların itikadını, kafalarını bozup yanlışa çevirenlerdir.

Allah’ım bu gibi olanların şerrinden ümmet-i Muhammedi koruyup muhafaza eylesin âmin!

Hadisi şerif:

أَتَخَوَّفُ عَلٰى أُمَّت۪ى يَتْرُكُونَ الصَّلٰاةُ وَالْقُرآنُ يَتَعَلَّمُهُ الْمُنَافِقُونَ يُجَادِلُونَ بِه۪ أَهْلُ الْعِلْمُ

Yani Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur ki:

“Benim en ziyade korktuğum ümmetimin üzerine namazı ve Kur’an’ı Kerimi terk ederler bu halda sonra münafıklar Kur’an’ı öğrenirler onunla ümmetimin âlimleri ile ehli ilim sahipleri ile mücadele ederler. Yani münafıklar âlim olduklarını iddia ederler.”[7]

Yine hadis-i Şerif:

اِذَا ظَهَرَتِ الْبِدْعَ وَلَعَنَ آخِرُ هٰذِهِ الْاُمَّةِ اَوَّلَهَا مَنْ كَانَ عِنْدَهُ عِلْمٌ فَلْيَنْشُرَهُ فَاِنَّ كَاتِمُ الْعِلْمِ يَوْمَئِذٍ كَكَاتِمُ مَا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى مُحَمَّدٍ

Muaz bin Cebel radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Bid’atler ve bid’atçiler zuhur edip, meydana çıktıkları zaman evvelkilere lanet ederler. Her kimde ilim var ise, o zaman ilmini sarf etsin, söylesin. Her kim de söylemez, saklar ise Muhammed Rasulullah üzerine inenleri saklamış olur. O münafıklara, o bid’atçılara karşı ilmini saklayan, o da münafıktır, o da bid’atçıdır. Allahu Teâlâ, bid’at ehlinin ibadetini kabul etmez.”[8]


[1] Ramuze’l-Ehadis c.1.s.121/1–3 Sahihi Müslim c.3.s.1453/1822(Beyrut).İmamı Ahmed ibni Hanbel Müsned c.5.s.89(Mısır). Müsnedi ebu Ya’la c.13.s.457/7465(Dımışk).

[2] İmamı Suyuti Cem’u’l-Cevamii c.2.s.504/6431. Ramuze’l-Ehadis, c.1.s.121/3. Fethu’l-Bari c.13.s.87 (Beyrut)

[3] İmamı Ahmed ibni Hanbel Müsned c.1.s.22/143(Mısır). Tabarani el-Mu’cemü’l-Kebir c.18.s.237/593(Musul). Beyhaki Şuabu’l-İman c.s.284/1777(Beyrut). Levamiu’l-Ukul şerhu Ramuze’l-Ehadis c.1s.727. İmamı Suyuti Cem’u’l-Cevamii c.2.s.449/6154. Ramuze’l-Ehadis c.1.s.113/1.  Ğunyetü’t-Talibin c.2.s.334 (Beyrut) 

[4] Ramuze’l-Ehadis. C. 1. s. 113/2. Tabarani el-Mu’cemü’l-Kebir c.20s.138/282(Musul) Muaz bin Cebel radıyallahu anhu rivayet etmiştir.

[5] Ramuze’l-Ehadis c.1.s.116/15.

[6] İbni Adi el-Kâmil c.3.s.427 (Beyrut). Müsnedü’t-Tayalasi s.277/2082(Beyrut). Beyhaki Şuabu’l-İman c.1.s.455/698(Beyrut).

[7] Tabarani El-Mu’cemu-l-Kebir c.17. s.296/818 (Musul)

[8] Ramuze’l-Ehadis, c. 1, s. 54/8.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>