canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

HAYATI TAYYİBE - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

HAYATI TAYYİBE

 

Bu dervişlerin Cenâb-ı Hak Teâlâ bunlara yapacağı iyilikleri söylüyor:

مَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيٰوةً طَيِّبَةًۚ     

Tefsirde aynen şöyledir: “erkek ve kadından mü’min olduğu halde ameli salihada bulunanları hayatı Tayyibe ile ihya ederim ve amelleri mukabelesinde ihsanı mükâfat ile me’cur ederiz”[1] deyi buyurdu.

İşte herkim ameli Salih işlerse dediği ameli Salih, şeriatla amel, tarikatla sülûk, hakikat halıyla hallananlardır.

Kadın erkek bu yolda olanlar mü’mindirler. Onlara hayatı Tayyibe ile yeniden hayat veririm, güzel hayattır.

Yaptıklar güzel amellerinin karşılığı olarak hayat, dirilik bulur. İşte bunların kalpleri diri olur, ötekilerin ölü olur.

Allahu Teâlâ vetekaddes hazretleri sure-i mücadelede:

 وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُۜ            

Buyurur ki “Ben onları ruh ile te’yid ederim”[2] bu ruhu’l-Kudustür.

Rasulü Ekrem efendimiz sallallahu aleyhi vesellem:

مُوتُوا قَبْلَ أنْ تَمُوتُوا

“Ölmeden evvel ölünüz.” [3] (diriliniz) hadisi yani bu Allahu Teâlâ’nın sevdikleri tarikat pirleri mürşidi kâmilleri bu hayata kavuşurlar. Yine ayeti kerimede:

 

 لَهُمُ الْبُشْرٰى فِى الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا

Buyurduğu bunlardır. Yani “onlara müjde gelir sağlıklarında”[4] ölmeden evvel yeni hayata kavuşur.

İşte bunlar şeyhtan izin ders alırlar mürid olurlar. Kalplerinde tıflı manevi olur sonra murad olurlar. Bunlar murad oldukları zaman Cenâb-ı Hakk’ta bunlara ölmez bir hayat verir. Maneviyatlarında esrarı ilahiye kavuşurlar. Esrarı ilahi kendilerinde zuhur eder.

    أَنَا سِرُّ اْلاِنْسَانِ وَسِرّ۪ى سِرَّهُ

Deyi Allahu Teâlâ buyurmuştur. Yani “Ben insanın sırrıyım. Sırrım onun sırrındadır”[5] deyi buyurmuştur.

İşte bunlar bu sultanın mürididirler. Hiç ölmezler.

Bu ölü kalpli olanlara ne diyor bak. Kötü hocalara yapacağını söylüyor. Sure-i Taha ayet 124:

وَمَنْ اَعْرَضَ عَنْ ذِكْر۪ي فَاِنَّ لَهُ مَع۪يشَةً ضَنْكًا وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَعْمٰى

“her kim benim zikrimden uzak durur ve kulak vermez geniş durur ise onun dünyada yaşamasını sıkıntılı ederim ve kıyamet gününde onu kör olarak mahşere getiririm.”[6]

Yani bundan anlaşıldı ki zikrullahtan gafil olup zikir meclisine girmeyip zikrin aleyhinde zikredenlerin aleyhinde söyleyenleri Cenâb-ı Hakk Teâlâ kör eder.

Dünyada da ahirette de basireti yani kalp gözü kör olur. Hakkı görmez batılı hak görür, hakkı batıl görür. İddia eder ki kendisi daha iyi görüyor imiş. Zikirden mahrum olduğundan haberi yok. Bu adam der ki:

   قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَن۪يٓ اَعْمٰى وَقَدْ كُنْتُ بَص۪يرًا

“ya Rabbi beni niçin kör olarak mahşere getirdin? Ben gözlü idim”[7] der. Allahu Teâlâ’da buna der ki:

قَالَ كَذٰلِكَ اَتَتْكَ اٰيَاتُنَا فَنَس۪يتَهَاۚ وَكَذٰلِكَ الْيَوْمَ تُنْسٰى

“sen dünyada benim zikrime böyle yaptın, göz yumdun, aldırmadın. Bende böyle yaptım kör ettim. Sana ayetlerim geldi onları gördün unuttun. Sende böyle unutuldun bu gün. Gözlerin kör kaldın.[8]

Sana ayetlerim geldi diyor. Ayetler demek alametler demektir. Peygamberlerden zuhur eden mucizat, evliyadan zuhur eden keramet hep Allahu Teâlâ’dandır. Allahu Teâlâ’nın alametleridir. Kuldan ne olur? Ne olabilir? Olanların hepsi Allahu Teâlâ’nın alametidir ki enbiyasından evliyasından zuhur eder fakat hepsi O’nun nişanıdır, varlığına ayettir. Yapan O’dur. Layığına göre yapar. Enbiyaları görmedin ise evliyaları gördün.

Bunlar kıyamete kadar vardır. Bunlardan neler gördün? Dertliler deva buldu, hastalar şifa buldu, sen bunları gördün niçin Allah’ı zikretmedin? Bu haller Allahu Teâlâ’yı zikredenlerde vardı. Niçin başkalarında yokta bunlarda var idi. Hep bunlar Allah’ın ayetleri değil midir?

Sen bunları görüyordun aksine bunlara düşman oluyordun. Gözlerin kör idi ki bu kadar alametleri gördüğün halde yine düşman oldun. Benim zikreden dostlarıma ne hakaretler yaptın.

Kur’an-ı Kerim’de buna dair nice ayetler okundu, dinledin. Nice hadisi Nebi’leri dinledin aldırış etmedin, onun için kör oldun, buraya mahşere geldin denir.

Allahu Teâlâ, ayetlerim sana geldi görmezlikten geldin. Peygamberler ayettir, Kur’an ayettir, evliyalar ayettir, bunlardan zuhur edenler ayettir.

Allahu Teâlâ’nın kuvvetiyle kudretiyle oluyor. Yoksa kulda ne var? Dertlilerin deva bulması, hastaların şifa bulaması, müşküllerin hallolması bu kulların sebebiyle olduğu zahiren sebep kul, hakikatte Allahu Teâlâ’dır.

Hadisi şeriflerde, onlarla yağmur yağar, onlarla yeryüzüne gelecek belalar geri döner. Onlarla harpte zaferler kazanılır dediği hepsini yapan Allahu Teâlâ’dır fakat yalınız bu kullarını sebep eylemiştir, hepsi kendindendir.

İşte bu ayetlere kıymet vermeyenler, ibret almayanlar, bu kulları sevmeyenler, gözleri kör olanlardır. Bu ayetleri düşünmeyenler, sevmeyenler yarın mahşere gözleri kör gelirler deyi buyurmuştur.

Zikrullaha, zikir meclislerine, zikir edenlere sevgileri yoktur ve düşmandır.


[1] Nahl suresi 16/97

[2] Mücadele suresi 58/22

[3] Ruhu’l-Beyan Tefsiri c.3.s.230 (Beyrut).

[4] Yunus suresi 10/64

[5] Ruhu'l-Beyan Tefsiri c.3.s.8.(Beyrut), Cevahiril Kur’an.12

[6] Taha suresi 20/124

[7] Taha suresi 20/125

[8] Taha suresi 20/126

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>