canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

DÜNYA AHRETİN ÇİFTLİĞİDİR - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

DÜNYA AHRETİN ÇİFTLİĞİDİR

 

Hadisi şerif:

 اَلدُّنْيَا مَذْرَعَةُ الْآخِرَةِ

“Dünya ahretin çiftliğidir.”[1]

Bu dünya bir çiftliktir. Sahibi Allahu Teâlâ’dır. Kur’an-ı Azimüşşan bu çiftliğin kitabıdır. İnsanlar Allahu Teâlâ'nın köleleridir. Kur’an-ı Kerim kanunudur.

Bu muazzam çiftliğe kölelerini koymuştur. O kanunu ilahiyesini sevgili köleleriyle (peygamberleriyle) göndermiştir. Bu kanunumu onlara oku ve kendilerine ver, okusunlar da çiftlikte ona göre çalışsınlar. Burayı kazansınlar demiştir.

Hadisi şerif:     

لَيْسَ الْقُرْآنُ بِالتِّلَاوَتِ وَلَا الْعِلْمِ بِالرِّوَايَةِ وَلٰكِنَّ الْقُرْآنَ بِاالْهِدَايَةِ وَالْعِلْمِ بِالدِّارَيَةِ

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki “Kur’an okumak için değildir. İlim de rivayet etmek için değildir. Ve lakin Kur’an hidayet içindir. İlim de dirayet içindir.”[2]

İşte bu çiftlikte bu çiftliğin kitabını okuyup ne diyorsa onunla amel edip karımızı zararımızı ulu padişaha söylememizi ve düşmanımız ile uğraşmamızı ve korunmamızı padişahın edeceği ihsanları ve nimetlerini ve gadaplarını ve rızasını bize Kur’an haber veriyor.

Kur’an-ı okuyup bunları öğrenip onunla da çalışmak içindir. Yoksa aklına geldikçe köşeye çekil de hemen oku oku dur demek değil.

Kur’an-ı oku, Allahu Teâlâ ne diyor? Ne emirler ne nehiyler var? Ne yapmalı? İyice öğren, ona göre çalış, kazan demektir.

Allahu Teâlâ’nın kitabını oku, ne demek istediğini anla. Birde Allahu Teâlâ’nın kanunu ilahiyesini cahillere duyurmaya kullarına haber vereceğiz, bildireceğiz, borçluyuz.

Bir ziraat kitabını eline al, oku, öğren, yine oku, dur. Çalışmaz isen ne kazanırsın? İşte Kur’an-ı Kerim’de böyledir.

Kur’an-ı okumakta büyük sevap olduğu okusun, ibret alsın, bellesin, öğrensin, hakkıyla çalışsın, Kur’an kendine yardımcı olsun demektir.

Hidayet yardımdır. Sen Kur’an-ı hakkıyla okursan sana her şeyi öğretir. Fakat çalışmaz isen sana davacıdır. Sen Kur’an-ı okuyup okuyup dur eline bir şey geçmez, Kur’an’ın gösterdiği yola gitmedikten sonra.

Kur’an-ı Azımuşşan şeriatı, tarikatı, hakikati, marifeti, zikrullahı haber verir. Sen bunların hepsiyle değil hakkıyla birini bile yapmıyorsun ve kabul etmiyorsun. Senin âlimliğin nerde? Tarikattan, hakikattan, marifetten haberin yok, haberi olanlara can feda.

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyuruyor ki          

   يَأْت۪ى عَلٰى النَّاسِ زَمَانٌ يَتَعَلَّمُونَ ف۪يهِ الْقُرْآنِ فَيَجْمَعُونَ حُرُوفَهُ وَيُضَيِّعُونَ حُدُودَهُ وَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا جَمَعُوا وَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا ضَيَّعُوا

“Ahir zamanda ümmetimin ilim sahibi olanlar, Kur’an okuyanlar, harfine dikkat ederler. Hakiki manasını terk ederler. Veyl onlara, okudukları harflere olsun”[3] deyi buyurmuştur.

Kur’an-ı Kerim’in hakiki anlamını, ne demek istediğini bırakırlar, harf üzerine, mahrec üzerinde münakaşa yaparlar, anlamını bırakırlar. Okuyanda, dinleyende kafayı ses ile mahrecine, harfe verirler, mahrec, harf üzerinde münakaşa yaparlar. Şu harfi şurdan çıkarması lazımdı, şunu dil ucundan, şunu kökünden, şunu şuradan çıkaracaksın diye münakaşa ederler.

Kur’an’ın anlamını bir tarafa attınız, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellemi memnun değilde gücendirmiş oldunuz anlamını kale almadığınız için. Acaba Allah Rasulullah okuduğunuz Kur’an’dan memnun oldu mu yoksa gücendi mi? Ararsanız bulursunuz.  

Yine Hıbban radıyallahu
anhudan rivayet olunan hadisi şerif Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki

يَأْت۪ي عَلٰى النَّاسِ زَمَانٌ اَلْقُرْآنُ ف۪ي وَادٍ وَهُمْ ف۪ي وَادٍ غَيْرِه۪

“Nasın (insanların) üzerine bir zaman gelir ki, Kur’an bir başka tarafta onlar kendileri başka taraftadır.”[4]

Yani Kur’an-ı Azıymuşşanın söylediği başkadır. Kendilerin söyledikleri ve itikatları, anladıkları bir başkadır.

Şimdi biz aynı zamandayız. Hiç kimseye bahane suç bulmayıp kendi hocalarımıza suç bulmalıyız. Hocalarımız doğru olsa idi Allahu Teâlâ ona göre onlara muamele ederdi. Hocalarımızın, şeyhlarımızın büyükleri bile tütün içiyorlar. Onlar onu içince milletin cahilleri rakı içmez mi?

Bir hoca namaz kılarken göğsünü iliklemezse o hoca yarın azap çekecektir. Sen nasın (insanların) tabi olduğu kimse idin. Senden gördüklerini onlar yapıyor idi. Sen huzuru ilahiye de namazda huzurlu olsa idin onlarda sana bakıp olacaktı.

Onlar yapmaz ise bilmiyorlar idi onlara azap yok, sana vardır. Gel bakalım azabını çek derler, çeker.

Bu muazzam çiftlikte bize daima hayrımıza konuşan Allah’ımız var, kitabımız var gönderdiği köleleri Peygamberleri var ve bizim peygamberimiz Muhammed sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem var ve O’nun sözleri olan hadisi şerifleri var.

Allahu Teâlâ buyuruyor ki ey bana inan kullarım, ben size her nimetlerimi hazırladım. Sizi seve seve yarattım. Ananızdan babanızdan size merhametliyim. Sizin kötü olduğunuzu istemem. Kitabımda size her şeyi anlattım. Rasulüme söylettim amma şunu da iyice bilmelisiniz sizi benim tarafıma göndermeyici, sizi benden ayırıcı bir düşmanınız vardır.

O düşmanınız daima sizin arkanızdan ayrılmaz. Sizi bana düşman etmek için sizi benim nimetlerimden mahrum edip azaba layık olup azap çekmenize çalışır. Buda kuvvetli düşmanınız şeytandır.

O sizi daima zulmata çeker, ben sizi nura çekerim. Onun dediğine giderseniz karanlığa, zulmata, cehenneme düşersiniz.

Benim dediklerimi tutarsanız cennetime, cemalime kavuşursunuz. Başka sözlere bakmayınız. Benim vaadim haktır, vaadimden dönmem. Kur’an-ı Kerim’de:

وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّاۜ

“Allah’ın vaadi haktır”[5]  demektir.

 


[1] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.101/636

[2] Ramuze’l-Ehadis, c.2.s.362/9. Deylemi el-Firdevsü bi Me’sûri’l-Hıtab, c.3.s. 398/5214 (Beyrut).

[3] Ramuze’l-Ehadis c.2.s.504 Abdulaziz Bekkine R. Aleyh. Tercümesi kenarı Ebu Nuaym’dan, Deylemi el-Firdevsü bi Me’sûri’l-Hıtab c.5. s.443/8686(Beyrut). İmamı Suyuti c.12.s. 821/27606.

[4] Abdulhakim et-Tirmizi Nevâdiru’l-Usul fi Ehadisi’r-Rasul c.4.s.98 (Beyrut)

[5] Nisa suresi 4/122, Lokman suresi 31/9, Yunus suresi 10/4

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>