canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

ZAHİR HAC, BATIN HAC - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

ZAHİR HAC, BATIN HAC

 

Hac iki türlüdür: biri zahir hac biri batın hactır.

Zahir hac şudur: Mesela Rusya’dan bir Müslüman hacca çıkınca evvela İslam memleketine ayak basar, ona sevinir. Sonra da Medine-i Münevvere’ye varır, ona da sevinir. Sonra Mekke-i Mükerreme’ye varır, Kabe’yi tavaf eder, maksadı hasıl olur. Bu zahiren hacı oldu.

Fakat bir de batınan hac vardır, bu şöyledir: Bir insan nefs-i emmare makamında ise yani kendisine tabi olup, nefsinin rejiminde yaşıyor ise Rusya’da yaşayan Müslüman gibidir. Müslüman ama Rusya’nın rejiminde yaşıyor. Bir kimse de nefsinin hevasına tabi olur, nefsinin rejiminde yaşıyor ise Rusya’da yaşıyor gibidir.

Ama tarik-ı Hakk’a girip tarikat yoluna devam ederse İslam memleketine ayak basmış gibidir. Nefs-i levvameye ayak basar, sevinir. Daha ziyade tarik-ı hak yoluna devam ederse nefs-i mülhime makamına varır. Medine-i Münevvere’ye varmış gibi olur, sevinir.

Artık Rasulullahın mübarek kokusu gelmeye başlar. Alametler görülmeye başlar. Acayip, garaip haller ve işaretler gönül Kâbe’sinin yelleri esmeye başlar.

Âşıkta sarhoşluk, esriklik halleri devam etmeye başlar. Gönül Kâbe’sinin rayihaları, esirtici şekilde gelmeye başlar.

Âşık, yolunda çalışmakta geceyi gündüze, gündüzü geceye katar. Yorulmak, usanmak bilmez. Çünkü dostun kokusunu aldı. İşaretler başladı. Âşık, deli gibi oldu.

Artık gözünde ne yemek kaldı, ne içmek kaldı. Sabırsızlık başladı. Hiç durmaya mecali kalmadı. Gece gündüz ibadet, zikrullah kesilmez oldu. Gözden akan yaşlar sel oldu. Ciğer yana yana kebap oldu, kokmaya başladı. Böyle dost sıcaklık göstermeye başladı. Gönül Kâbe’sinin halleri, feyzi, işareti açıklandı. Artık muhabbet kemalin buldu, iman da kemalin buldu. Hep perdeler yırtıldı. Âşık maşukunu buldu, mestü hayran!

İşte batın haccı buldu ve batın hacı oldu. Artık nefsi mutmainne makamı oldu. Zerre kadar şek ve şüphe kalmadı. Kalp tamamen mutmain oldu.

(Rad suresi ayet–28)

اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُۜ

“Bilmiş olun ki zikrullah kalpleri mutmain eder”[1] dediği tamamen zuhur etti. İşte zahir Ka’be ve batın Ka’be şimdi anlaşıldı. Fakat Allahu Teâlâ buyurur ki;

مَنْ حَرَمَ بِسَفَرِ الْـبَاطِنِ اِبـْتَـلَـيْتُهُ بِسَفَرِ الظَّاهِرِ

Yani “her kim batın seferi olan, gönüller Kâbe’si olan benim tarafıma batın seferi ile sefer etmezse, o kimseyi zahirde türlü türlü meşakkatlere düşürürüm.” Koşar koşar durur. Böylece ona belalar veririm. Toplar dağıtır, içi yanar.

Hadis-i Şerif:

مَنْ قَصَّرَ الْعِبَادَةَ اِبْتَلٰاهُ اللّٰهُ

Buyuruyor ki “Her kim ibadetini kendiliğinden kısaltırsa Allahu Teâlâ belaya koşar.”[2]


[1] Raad suresi 13/28

[2] Hatibi Bağdadi, Tarihi Bağdadi, c. 7, s. 111, Beyrut.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>