canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

ZAMANLAR HAKKINDA HADİSLER - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

ZAMANLAR HAKKINDA HADİSLER

 

 

 مَنْ تَمَسَّكَ بِسُنَّت۪ي عِنْدَ فَسَادَ أُمَّت۪ي فَلَهُ أَجْرُ مِائَةٌ شَه۪يدٌ

“Ümmetimin fesata gittiği zamanda her kim sünnetimi tutarsa o kimseye yüz şehit sevabı vardır[1] deyi buyurmuştur.

Sahabeler demişler ki ya Rasullallah biz bu kadar kanımızı, canımızı seriyoruz ölürsek bir şehit sevabı alıyoruz, onlar nasıl oluyor da yüz şehit sevabı alıyorlar dediler. Buyurduki o zaman sünnetim ateş olur tutanı yakar. Yine onlar tuz çuvalına düşen kurt gibi yaşarlar deyi buyurmuştur.

Bizim zamanımız şöyledir, pazarın sonu metaın ucuzu derler. Evvel pahalı olur, sonra ucuz, bizim az ibadetimiz çoğa kabul olur.

Cebrail aleyhisselamı meleklerden üstün ve güzel yaratmış şükrane olarak yetmişbin yılda iki rekât namaz kılmış. Ya Rabbi, bu namazım kabul oldu mu deyince çok kabula geçti fakat bundan daha makbul bir namaz vardır. Ahir zaman peygamberi Muhammed sallallahu Teâlâ aleyhi vesellemin ümmeti fesada gittiği zamanda bir kimse beş dakikada iki rekât namaz kılar. O namaz senin bu namazından daha makbuldur deyi buyurmuştur.

Zamanı saadette bir derviş az kırk, çok altmış senede sülukûnü ikmal ve bu ilme vasıl Hakk’a irşad olurdu.

Şeyh Abdulkadir Geylâni efendimizin zamanında az onbeş çok kırk sene sürerdi.

Nakşıbendi Muhammed Bahaeddin efendimizin zamanında az yedi çok onbeş senede kemal bulurdu.

Şimdi bu zamanda az üç çok yedi senede kemal bulur. Eğer hakkıyla kırk gün çalışana tez açılır. Kalbinde ilmi ledün, ilmi irfan kapıları ve ilmi hikmet kapıları kalbinden diline gelir, dökülür. Hadisi şerif daha yakın söyler. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyuruyor ki

مَنْ أَخْلَصَ لِلّٰهِ أَرْبَع۪ينَ صَبَاحًا ظَهَرَتْ يَنَاب۪يعُ الْحِكْمَةَ مِنْ قَلْبِه۪ عَلٰى لِسَانِه۪

 

Yani “her kim kırk sabaha zikrullah ve ibadetullah ile halisen muhlisen çalışıp erse o kimsenin kalbinden diline ilmi hikmet çeşmeleri akmaya başlar”[2] deyi buyurmuştur.

İşte dervişlerin kırk gün çileye halvete girdikleri bu hadisi şerife göredir. Erenlerin halveti budur. Bunu ne olduğunu erenler bilir. Fasık hocalar bundan bir şey anlamazlar. İyi salih hocalar bunu bilirler ve kabul ederler. 

Rasulü Ekrem efendimizin ulema-i sui dediği fasık hocalardır. Ulema-i salihıyn iyi hocalardır. Şu halde hocalar iki türlüdür. Biri fasık, biri salih. Diyeceksiniz ki bu hocalar hakkında çok konuştun. Cevap: ben değil Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem çok konuşmuştur. Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellemin ulema-i sui yani fasık hocaların hakkında ki hadisi şeriflerin onda birini yazmadım.

Bu gün Muharrem yedidir. Nisan 18–67 ve bir hacı geldi, dedi ki beytullahta tavafta hacerü’l-Esvedi öpenlere hocanın biri bakıp gülüyor. Ne akılsızlık bunların ki bir taştır öptükleri diye söylüyor, alay ediyor idi. Bu hoca, birkaç otobüs dolusu hacıların üstünde giden büyük bir kazada imamlık yapmaktadır. Bizim buraya yakındır.

Halbu ki Rasulullah o taşı öperdi ve Kâbe’nin kapısına yaslanıp çok ağlardı ve çok dua ederdi. O’nun dinin bekçisi sayılan bu hoca o muazzam makamı, Kâbe-i Muazzamayı ve hacerü’l-Esvedi ve orada ki yüzbinlerce hacıları alay ediyor, gülüyor.

İşte bunlar dinin düşmanıdır. Bu din dışarıdan gelen kuvvetle yıkılmaz. İçeriden gelenlerden yıkılır buyurmuştur.

Hacerü’l-Esvedin ne olduğunu yukarıda bahsettik. Bakın! Dinin afatı bunlar olduğunu yukarıdan bakınız. Şerlerinden Allahu Teâlâ’ya sığınırız, muhafaza eylesin âmin.

Seyyid Ahmed Rufai kaddese sırrahu bu hocaları haber veriyor. Biri fasıktır, biri mağbundur, biri mahcubtur, biri kâmildir. Dervişlerde dörttür: Biri fasıktır, biri mağbundur, biri mahcubtur, biri kâmildir.

Hocaların kâmilleri ile dervişlerin kâmillerinin sözü birbirini tutar ve kabul ederler. Sözleri birbirini tutmayanlar noksanda kalanlardır. Hocanın fasıkı dini batırmaya sebeptir ve şeriatı lekeler.

Dervişlerin fasığı zındık olur. Hem şeriatı hem tarikatı lekeler. Bizim söylediğimiz bu kötü hocalar ve zındık dervişlerdir. Yukarıda Allahu Teâlâ’nın lanet ettiği bunlardır. Vesselam….

 


[1] Beyhaki, Zühdü’l-Kebir, c.2.s.118/207 (Beyrut). Münziri, Tergib, c.1.s.41/65 (Beyrut).

[2] C. Sağir c.6.s.43/8361. İbni Mübarek, Zühd s.359/1014 (Beyrut). Münavi, Feyzu'l-Kadir c.4.s.273 (Mısır). Ebu Nuaym, Hilyetü'l-Evliya c.5.s.189 (Beyrut). Deylemi, el-Firdevsü bi Me’sûri’l-Hıtab c.3.s.564/5767 (Beyrut).

 

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>