canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

KERAMETE DAİR ŞEYLER - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

KERAMETE DAİR ŞEYLER

 

 

Her şeyin zahiri var, batını var. Kur’an-ı Azimuşşanın içinde hepsini söyler. Zahiren şeriattır, batınan tarikattır. İman bunun ikisine de inanmakla olur.

Hak yolunda şeyhın maneviyatı gemiye benzer. Gemiyi uzaktan görenle içine giren bir değildir.

Allahu Teâlâ’ya yüz binlerce çok şükürler olsun bana gösterdiği rü’yalar çok derin manalıdır, ibretler var alana…

Bir gün kuşluk namazının sonunda rabıta ederken gaipten dendi “şeyh müridin merkübidir, şeyh müridin sefinesidir, şeyh müridin mi’racıdır.” Yani “karada binektir, denizde gemidir, havaya çıkmaya merdivenidir” demektir.

Bir söz üç kere söylenirse Rasulü Ekrem efendimizdendir. Bir kere söylenirse Allahu Teâlâ’dandır.

Yine rü’yamda bir âleme vardım. Çok geniş muazzam bir yapı, büyük, bir buçuk metre yükselmiş bir kapanmış kapı, kapıyı çaldım, bir kız geldi.

“gel” dedi, önüme düştü, “buyur havuzun başına” dedi, vardık. Bir taht var, elini koydu üstüne çıktı. Bana “gel” dedi.

“Taht ağzımın beraberindedir, merdiven yok çıkamıyorum” dedim. Geri bir elinin ucunu koydu hemen bindi. “böyle bin” dedi. “binemiyorum” dedim. “ver elini” dedi. Elimden çekti çıkaramadı. Elinde kemik yoktu. Dediki bu yapı senin yaptığın ibadetin ve zikrullahın ile yapılıyor. Çalış, bu binaları tamamla. Hemde senden bu ağırlık gitsin, benim gibi sende binersin. Bu binalar hep senin, bende seninim” dedi.

Bundan ibret alcak şudur; bu dergâhta çalışan ıhvanlarımızın hepsinin yapıları vardır. İster kendisi bilsin, ister bilmesin.

Rasulü Ekrem sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem buyuruyor ki

إِنَّ اللّٰهَ بَيْنَ عِبَادِه۪ سَبْعُونَ أَلْفَ حِجَابٍ مِنْ نُورٍ وَ ظُلْمَةٍ لَيْسَ الْحِسِّ مِنْ تِلْكَ الْحِجَابِ إِلَّا ذَهَقَتْ       

Yani “Allahu Teâlâ ile kulu arasında yetmiş bin nurdan ve zulmattan perde var. Kul bunların hiç birini anlamaz illa geçer”[1] deyi buyurmuştur.

     Vaizlerin tesiri olmadığı neden olur? Ölü kalblere vaaz ettiklerindendir.

Rasulü Ekrem sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem efendimiz buyuruyor ki “siz sokaklarda çok adam görüyorsunuz, gezerler. Onlarda kalb yoktur, kalbleri ölüdür.

Kur’an-ı Kerim’de ölü kalblere söyler. Kalbleri zikrullah diriltir. Rasulü Ekrem efendimiz sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem hadisi şerifinde:

    مَجَالِسَةُ الْعَلَمٰٓاءِ تَز۪يدُ الْعِلْمُ مَجَالِسَةُ الْحُكَمٰٓاءِ يُحْيِ الْقَلْبُ

Yani “âlimlerin meclisine devam ederseniz ilminizi artırır. Hukema yani ehli hikmet meclisine devam ederseniz ölü kalbi diriltir”[2] kalb dirilirse vaaz tesir eder. Yani âlimlerin meclisi ilmi artırır. Meşayıhların meclisi ölmüş kalbi diriltir, Mürşidi kâmillerin meclisi.

Ahalide bilgisizlik var. Hoca şöyle söyledi deyip gidiyor. Ayete, hadise, kitaba uygun değil ise de anlamıyor.

Bu dini Muhammed aleyhisselamın düşmanı çok. Nice casuslar bu dinin içine neler sokmuşlar, hemde din perdesiyle.

Efendimiz buyurmuş ki “bir zaman dininizi harab ederler.”

Ne yapalım o zaman demişler.

“Allahu Teâlâ’ya ve Rasulüne müraccat ediniz” deyi buyurmuştur. Biz Allahu Teâlâ’yı ve Rasulünü nerede bulalım? Demişler.

“Allahu Teâlâ’nın kitabına ve Rasulullahın hadisi şeriflerine müracaat ediniz”[3] demiştir.

Çünkü her kitaba el katmışlar. Kur’an-ı Kerim’le hadisi şeriflere el katamazlar. Yanlış hadis söyleyenlerin yanlışını Kur’an-ı Kerim meydana çıkarır. Ayete uymayan hadisi şerif değildir. “bir hadis Kur’an’a uymazsa o benim değildir”[4] deyi buyurmuştur. “benim hadislerimi kabul etmeyen ve kulak asmayan Müslüman değildir” deyi buyurmuştur.

 

Fakat bu ümmetin içinde Salihler var, şakîler var. Şakînin üç alemeti vardır:

1-   İmanı var ilim yok.

2-   İmanı var, ilmi var, ameli yok.

3-   İmanı var, ilmi var, ameli var, ihlâsı yoktur.

Bu kimse şakîdir. Bunlar tarikatı, marifeti bilmezler.

 


[1] Levamiu’l-Ukul şerhu Ramuze’l-Hadis c.3.s.276. Ramuze’l-Ehadis c.1.s.284/16.

[2] Heysemi, Mecmau’z-Zevaid c.1.s.125 (Kahire). Deylemi, el-Firdevsü bi Me’sûri’l-Hıtab c.3.s.196/4550 (Beyrut). 

[3] Levamiu’l-Ukul şerhu Ramuze’l-Ehadis c.2.s.234.

[4] Levamiu’l-Ukul şerhu Ramuze’l-Ehadis c.2.s.234. Ramuze’l-Ehadis c.1.s.299/6

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>