canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

ZİKRULLAH HAKKINDA - (Sırru'l-Esrar 1.Cilt)

ZİKRULLAH HAKKINDA

 

İbrahim Halil aleyhisselam zikrullah etmeden düşmanlara galib gelemedi. Bak zikrullah nasıl dikkat et.

Cebrail aleyhisselam geldi, bir yere kapanıp zikrullaha devam, La ilahe illallah demeyi söyledi, kırk gün çileye girdi. Tamamında mübarek ağzından, gözünden, kulağından nurlar fışkırdı. Kendisine baktı, maneviyatında birçok elleri olduğunu gördü. Elleri ile kâfirleri tutup attı.

Bir arkadaşı çilehanesine geldi, “ya İbrahim! Kâfirler Mekke’den çıkıp gidiyorlar” dedi. Bildi ki attığı tamam imiş.

İşte Allahu Teâlâ’nın zikrine çalışanlarda bu haller olur. Bunlar hep zikrullah ile namaz birleşirse olur.

Bir kimse dara düşse:

اَللّٰه اَللّٰه قُرْبَت۪ي يَا رَسُولَ اللّٰهِ فَرِّجْ كُرْبَت۪ي      

Allah Allah kurbeti ya Rasulallah ferric kürbeti dese bi iznillah o dardan kurtulur.

Acaip olan şuki Rasulullahın sallallahu aleyhi ve sellemin her güzel ahlakını söylerler yalnız yaptığı zikrullahı söylemezler. Hâlbuki Rasulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Hazretleri, zikrullah etmeyi çok severdi. Hem de Allahu Teâlâ'ya çok âşıktı, gözü yaşlı ciğeri yanık idi.

Allahu Teâlâ'yı zikrederken halden hale geçerdi. Ve aşkıyla yanardı. Eshablar rivayet ediyorlar ki Zikrullah ettiğinde o kadar aşka gelirdi ki bizim hiç birimiz O’nun gibi yapamazdık. Namaz kılınca onun kadar kılamazdık. Her ibadette hepimizden ziyade idi demişlerdir.

Allahu Teâlâ'yı zikretmeye başlayınca bir ateşe düşerdi. Olduğu yerden ayağa kalkardı. Hareket ile cehri zikrullaha devam ederdi.

لَيْسَ بِكَر۪يمِ مَنْ لَمْ يَهْتَزْ عِنْدَ سَمَاعِ ذِكْرُ الْحَب۪يبِ

“sevdiğinin ismini duyunca harekete gelmeyen kerim değildir” [1] derdi.

Vaiz, vaazında Barsısa’nın azmasını, bel’am ibni Baura’nın sonradan azmalarını misal getirerek işte tarikat şeyhları böyledir diye söylemiş. Buna cevap olarak şöyle deriz.

Her sanatın iyileri de kötüleri de bulunur. Mesela tüccarlar ticaretle kazanırken bir kimse malını boş yere sarf edip içkide, kumarda batırmış olanları göstererek işte tüccarlar böyledir. Yakın olmayınız dese bunun sözünü kim dinler, tüccarlarda nice adam olanları görüp dururken.

Meşayıhlarda büyük evliyaullah, pirler, mürşidler yetişmiştir. Bunu kimse inkâr edemez. İki kimsenin azması tarikatı lekeleyemez.

Peygamberin ümmetinde iyide var kötüde var amma peygambere bir leke getiremez.

Bunu söyleyen vaizin ecdadı tarikat meşayıhlarıdır. Mahşerde onlara ne yüzle bakacak.

Cemaati islamiye büyük hakemdir, mihenk taşıdır. Hakkı söyler, hakkı kabul eder. Batılı seçer kabul etmez.

Sen hemen söyle, sana bir şey demez amma nazardan düşersin. Senin ahmaklığın sana kalır. Sen sanarsın bu cemaatı islamiye ne dersem anlamazlar, hâlbuki sen batıl sözle bir çobanı kandıramazsın. Havada ki güneşi olduğu gibi inkâr edersin.

Bu tarikatı âliye-i Muhammediye’de milyonlarca evliyaullah yetişmiştir. Yüzbinlerce mürşidi kâmiller yetişmiştir. Yüzlerce pirler yetişmiştir.

Adına soyuna yazıklar olsun. Ecdadın soyadını taşıyorsun değiştir bari.

El yumruğunu görmeyen kendi yumruğunu kantar sanar derler. Tedbirli bulun ecdadıyın namına yazık. Yarın onların yüzüne nasıl bakacaksın. Bizim tarikatımıza niçin taş attın demezler mi? bari içini dışına uydur ki cemaati islamiyeyi ahmak sanma, mihenktir, içini dışına çevirirler vesselam…

 

Bir levhada gördüm yazmışlar ki sana şöyle yeter, bu yeter derken mürşid hazreti Kur’an yeter, diyor. Bu söz bundan yüz sene evvel islamiyeti küçültmek için söylenen sözdür.

Cahil olanlar ötesini çok doğrudur zannediyor. Mürşid Kur’an yeter deyince tamamdır. Hâlbuki Kur’an-ı Kerim mürşidi kâmilin ağzından çıkarsa hedefi vurur.

Hazreti İsa aleyhisselama Yahudinin biri gelmiş ölü dirilten duayı bana öğret demiş. İsa aleyhisselam öğretmiş, ölüye okumuş, dirilmemiş. Gelmiş duayı tamam öğretmedin mi? Okudum dirilmedi deyince İsa aleyhisselam, dua o dua amma ağız İsa’nın ağzı değildir demiş.

Kur’an o Kur’an fakat ağız mürşidi kâmilin ağzı olmalı ki dertliler deva bulsun, hastalar şifa bulsun. Hadisi şerif:

اَلْقُرْآنُ هُوُ دُوٰٓاءٌ 

“Kur’an bütün ilaçtır”[2] demektir. Niçin herkes okuyor şifa olmuyor? Ayeti kerimede:

وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَآءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَارًا

     “Kur’an-ı azimuşşanı mü’minlere şifa ve rahmet olarak indirdik. Zalimlerinde Kur’an zararlarını artırır.”[3]

Münkir, münafık, fasıkların Kur’an mürşidlik değil zararlarını artırır.

Kur’an’a uyan kimse, Kur’an’ın içinde ki söylenenlerin hepsini kabul etmelidir. Şeriat, tarikat, hakikat, marifet, zikrullah, şeyhları aramak, şeyhları övmek, izin almak, onlarla beraber olmak, zikrullahı çok etmek, onlarla beraber mücahede yolunda çalışmak, onlardan ilim ve hikmet öğrenmek hepsi Kur’an-ı Kerim’dedir, emreder.

Düşün, sen bunların birini kabul edip öbürünü kabul etmezsen Kur’an’a uymamış olursun.

 

 


[1] İmamı Celale’d-Din es-Suyuti Hasaisu’l-Kebir, İmam-ı Sühreverdi Avarifü’l-Mearif 25.bab, Müzekki’n-Nüfus s.246 (Osmanlıca baskı)

[2] Ramuze’l-Ehadis c.1.s.227/8.

[3] İsra suresi 17/82.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>