canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Kitaplara İman - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 2.cilt)

Kitaplara İman

 

İmanın şartlarından üçüncüsü; Cenâb-ı Hakk’ın kitapları vardır, kendinin sözüdür. Her ne emir ile nehyi söyler ise doğrudur. Onunla amel etmek de bize imanın şartıdır. Kalbiyle inkâr, diliyle red edip emriyle amel etmez ise o kimse kâfirdir.

Kalbiyle tasdik, diliyle ikrar eder, emriyle amel etmeyenler fasıklardır, günahkârlardır. 

Cenâb-ı Allahu Teâlâ hazretleri kullarını ikaz, irşad için gönderdiği peygamberlerinin bazısına emir ve nehiylerini bildirdiği kitaplar göndermiştir.

Bunların bir kısmına suhuf denir birkaç sahifedir. Ebu Zer radıyallahu anhudan yapılan rivayette Cenâb-ı Hak Teâlâ hazretleri on suhuf hazreti Âdem aleyhisselama, elli suhuf Şit aleyhisselama, otuz suhuf İdris aleyhisselama ve on suhufta hazreti İbrahim aleyhisselama inmiştir.      

Dörtte büyük kitap göndermiştir ki; birinci, Tevrat’ı Musa aleyhisselama, ikinci, Zebur’u Davud aleyhisselama, üçüncü, İncil’i İsa aleyhisselama ve dördüncü, Kur’an-ı Kerim’i ahir zaman nebisi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem efendimize inzal eylemiştir.

Her bir ayet nazil olduğunda Rasulullah sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem efendimiz ashabı kirama emredip, “bu ayeti felan sureye falan ayetin arkasına yazınız” der idi.

Ashabı kiramdan bir cemaat, hazreti Rasulü Ekrem sallallahu Teâlâ aleyhi vesellemin zamanı saadetlerinde Kur’an-ı Azimuşşanın tamamını ezberleyip hıfzetmişlerdir.

Sevgili peygamberimiz sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem efendimizin darı ukbaya göç etmesinden sonra ebu Bekir radıyallahu anhu hilafeti zamanında bir nüsha yazılarak muhafaza edilmiş, hazreti Osman radıyallahu anhu hilafetinde çoğaltılarak büyük İslam merkezlerine gönderilmiştir. Daha sonra bütün Mushaflar buna göre yazılmıştır.[1]

 

 

 

 

Bilmek istersen eğer adedi ayatı

Cümlesi altı bin altı yüz altmış altı

 

Binidir vaad beyanındadır anın bini vaid

           Hem bini emri ibadet bini nehyü tehdid

 

Bini emsalı ibaredir, bini ahbaru kasas

Beşyüz ayatı helal ile harama muhtas

 

           Oldu yüz ayatı tesbih, zikr duaya çu rüsuh

           Altmış altısı dahi ayet-i nasih mensuh

 

Yani, Eğer bilmek istersen, ayetin âdeti cümlesi 6666 (Altı bin altı yüz altmış altıdır.)

Bini vaad beyanındadır. (yani emre itaat edenlere karşılık mükâfat vereceğine vaaddir)

Onun bini vaiddir. (Binide kendine itaat etmeyip asilik edenlere kanun tanımayıp isyan edenlere karşılığı ceza azap vaiddir.)

Hem bini emir ibadettir. (emir ibadet etmeyi) Bini nehyidir. (binide nehyettikleri)

Bini emsali ibaredir. (daha önceki kavimlerin şimdiye kadar Allah’ı tanımaz isyanda ve tuğyan asilik yapıp Allah’ı kanunları hiçe sayarak tanımayanların sonunda onları neler ile terbiye helak etmelerinin misallarının anlatılmasıdır.)

Bini Ahbar (haberler) kısas, (kanun tanımayıp insanların katline cesaret edip her türlü insanların haklarına tecavüz edenlerin yaptığı katl ve saire yaptıklarının karşılığını kısas uyarıcı olaraktan cezasının verilmesidir.)

Beş yüzü ayeti helal ile harama muhtas, (beşyüzü haramlar ile helalların anlatılmasıdır.)

Yüz ayeti tesbih, zikir, duaya çu rusuh (yüz ayetide Allah’ı zikretmeyi ve tesbihlerde Allah’a münacatla dualar etmeyi bildirmektedir)

Altmış altısı dahi ayeti nasuh ve mensuhtur. (altmış altısı nasuh ve mensuh yani bir kısım ayetlerin hükmünü kaldırıp yerine tekrar ayetlerle hüküm getirmesini bildirmektedir.)

 


[1] Feraidü’l-Fevaid fi Beyani’l-Akaid s.68 (Osmanlıca baskı).

« Önceki kayıt Sonr

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>