canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

İMANIN KISIMLARI - (Sırru'l-Esrar 2.cilt)

İMANIN KISIMLARI

 

İman üç kısımdır: İman-ı taklidi, İman-ı istidlali, İman-ı hakiki.

İman-ı taklidi; Allah’ın farz olan emrini, vacibi ve Rasulullah sallallahu aleyhi vesellemin sünnetini bilmez, müstehabı bilmez. Bu, avam-ı nastır.

Bunlar anasından, babasından gördüğü gibi yatar, kalkar. Kendini koruyup günahtan kurtulamaz, iman zayıftır. Köksüz ürün gibi hangi taraftan rüzgâr gelirse o tarafa gider. Hangi topluma varırsa, hemen onların rengine boyanır. Çünkü iman zayıftır, köksüz ürün gibidir. Bu imandan korkulur, böyle imandan kurtulmaya çalışalım.

İman-ı istidlali; bunlar farzı, vacibi, sünneti, müstehabı bilir. Hem de amel eder ve hem de bildirir. Üstadından öğrenmiş, onun imanı kuvvetlidir.

İmanı hakiki; Cümle âlem bir yere gelse, Rabbısını inkâr etseler, o etmez. Asla kalbine şek ve şüphe gelmez. Onun imanı enbiya imanı gibidir, köklü kaya gibidir.

Bunlar bir mertebe haslardır ki ona iman-ı has derler. Bunlar ikrar ve itikat edip iman-ı avamı bildikten sonra, amelde, kavilde ve fiilde ve ibadetlerinde Allah beni görüyor diye işler ola. Her ne eder ise Allah görür diye, yani her halimde Allah beni görüyor bilir, korkusunu, hayâ, edebini muhafaza eder. Her toplumun rengine boyanmaz. Bu mertebede iman havastır. Bu imana iman-ı ihsan dahi derler.

Hadis-i şerif:

اَلْاِحْسَانُ اَنْ تَعْبُدَ اللّٰهَ كَأَنَّكَ تَرَاهُ فَاِنْ لَمْ تَكُنْ تَرَاهُ فَاِنَّهُ يَرَاكَ

Yani, “ihsan odur ki her halinde, ibadette ve itaatte Allah’ı görüyor gibi ola ve Allah beni görüyor gibi işleye”[1]

Her ne işlerse zahirde ve batında ihlâsları şöyle olur; Allah’ı her an hazır görürler ve Allah’ın büyüklüğünü ve ululuğunu şöyle daima fikir ederler ki gönüllerine Allah’tan gayri bir nesne gelmez ve Allah’ın zikrinden gayri hiçbir nesneden sefaları, zevkleri olmaz. Bu havaslar otururken ve yürürken şöyle edeple ve huzur ile yürürler. Konuşmalarını edeple söylerler. İmanları yakîn üzere olur. 

Rahmeten li’l-Âlemin olan sevgili Peygamberimiz iki cihanın serveri şefaat kanımız Muhammed Mustafa sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem efendimiz biz ümmetlerini ikaz, irşad için hadisi şeriflerinde:

اَلْا۪يمَانُ عُرْيَانٌ وَ لِبَاسُهُ التَّقْوٰى وَ ذ۪ينَتُهُ الْحَيٰٓاءُ وَثَمَرَتُهُ الْعِلْمُ

“iman çıplak gibidir. Onun libası takvadır, imanın ziyneti de hayâdır, ilimde gelir kaynağıdır”[2] deyi buyuruyor.

 


[1] Ahmed bin İshak el-İsfehâni, el-Müstahricu alâ sahihil-imamı Müslim, c.1, s. 100/74 (Beyrut).

[2] İhya-i Ulumi’d-Din c.1.s.6 (Kahire).  Ramuze’l-Ehadis c.1.s.193/7. Deylemi, el-Firdevsü bi Me’sûri’l-Hıtab c.1.s.112/380 (Beyrut).

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>