canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

İSTİNCA-TAHARET - (Sırru'l-Esrar 2.cilt)

İSTİNCA-TAHARET

 

 

İstinca: su ile mahali ma’hudu necaset pak oluncaya kadar yıkamaktır. Sayı adedi; bazıları üç kere bazıları yedi kere bazıları on kere demişler. Esah (sahih) olan taharet yapan kimsenin pak olduğuna kalbinin tatmin olmasıdır. İstinca yani taharetin hülasası taharet yapan kimsenin temiz olduğuna kanaat hâsıl olmasıdır sayı yoktur.

Taharet yapan kimse çok vesveseli kimse ise pak oldu mu olmadı mı diye tereddüt yapan kimse ise suyu israf ediyor ise o kimse üç kere bir kavilde yedi kere yıkamasına hüküm olunur.

 Erkek ve kadın, taharet yaparken yıkaması lazım gelen mahalin dış kısımlarıdır. Burada çok dikkatli olunması gereken bir husus parmakların gerek erkek gerek kadın iç kısmına sokup girmesinden sakıncalı olmak lazımdır.

Taharet esnasında bir parmağının veya iki parmağının veya üç parmağının içi ile yıkamak gerekir. Parmağının başını kullanmaya taki içeri gitmekle istimta’ bulunup bazı kavle göre parmak dıştan içeri girmesinde gusül icap eder diye kaviller vardır. Hülasası taharet, cesedin dış kısmının yıkanması taharet yapanın temiz olduğuna kanaat hâsıl olmasıdır. İçeri parmakları kaçırmamaya dikkat olunsun. Bu konuda kadında aynen erkek gibidir.[1]

Parmağı avret mahaline sokmak elin afatından ve günahlarından olup bu halden gayet sakınmak gerekir. Taharet alırken avret mahallinin içini yıkamak doğru değildir. Parmak sokması haramdır. Bundan çok sakınmak gerekir. Avret mahalinin dış tarafının yıkanması ile temiz olur.

Dürer kitabında kadınlar için iki parmaktan eksik taharet caiz değildir der. Zira bir parmak olursa kadının ön tarafına parmağı kolaylıkla girmesi korkusundan iki parmaktan eksik taharet yapmak caiz görülmedi.[2]

Su bulunmayan yerlerde dışarı susuz yabanlarda taharet, taşlar ile ya üç ya beş ya yedi taşlar ile silinir. Su bulunduğu zamanda tekrar su ile taharetini yapar. Yani üç adet taşla temizlenmezse beş ile temizler. Beş ile temizlenmez ise yedi adet taş ile silinir.

Bu da insanların necasetleri birbirini tutmaz bazı insanlar kabız olur necaset taharet yerinin çevresine bulaşmaz. Temizlenmesi çabuk olur. Bazı insanlar isal, amel olanlar necaset taharet yerini çevrelerine de bulaşabilir. Onun için her insan kendi necaset taharet halını bilmesi lazım.

Suyla temizlendiğinde taharet mahalindeki yaşlıkları sol elinin tersiyle silip elini yıkar ve bir müddet bekler ki yaşlıklar biraz kurusun kalktığı zaman cesedine ve elbiseye bulaşmasın.

 Taharet yapan kimse dikkatli olsun gerek erkek gerek kadın suyu hızla taharet yerlerine çarparsa su cesedine elbisesine sıçrama tehlikesi olabilir.

İstibra: taharetten kalkınca da bir müddet eğleşir gezinme imkânı var ise birkaç adım gezinir tamamen yaşlık kurur. Buna İstibra denir.

İstinka: taharet mahalinin tamamen pak-temiz olduğuna kalbin mutmain olmasıdır.

Tuvalete sol ayakla girilir, sağ ayakla çıkılır. Mümkünse başı açık girmemeli.

Tuvalette kıbleye karşı yönünü ve sırtını dönmemelidir. Eğer açık havada ise aya ve güneşe de dönmemelidir.

Özrü yok ise tahareti sol eli ile yapmalıdır. Özürsüz sağ el ile istinca-taharet yapmak mekruhtur.

Özürsüz ayakta idrar yapmamalıdır zira Rasulullah sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem efendimiz hadisi şeriflerinde hazreti Ömer radıyallahu anhu hazretlerine hitaben:

يَاعُمَر لَا تَبُلْ قٰٓائِمًا

“ya Ömer ayakta idrar yapma”[3] buyuruyor.

 

 

Tuvalette konuşulmaz, aksırır ise kalbi ile hamdetmelidir. Tuvalete sümkürmemeli ve tükürmemelidir, zaruret olmadıkça öksürmemelidir.

Bedeninden bir şeyle oynamamalıdır. İşi bitince tuvaletten çabucak çıkmalıdır. Zaruret olmadıkça edep yerine ve necasete bakmamalı.[4]

Kendisinin de ailesinin de hayâsına bakmak çok nazar etmek necasete bakmak bunların insanın gözünün kuvvet ferini kısaltacağına ve unutkanlık getireceğine dair rivayetler vardır.[5]

Aişe-i sıddıka validemiz buyuruyorlar ki

مَا رَأَيْتُ مِنْ رَسُولِ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَ مَا رَأٰى مِنّ۪ي

“Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem benim haşfemi yani hayâmı görmedi bende Rasulullahın hayâsını-haşfesini görmedim”[6] buyuruyor.

Aişe-i Sıddıka validemizin bu sözü edep, hayâ, korku bunların ne kadar çok gerekli olduğunu meydana çıkarıyor.

Umuma söylüyoruz bizler de içinde beraber olmak şartı ile Allah’a karşı hayâyı, edebi, utanmayı yırtmayalım. Bir tarafa atmayalım. Edebimizi, hayâmızı, Allah korkusunu her an muhafaza edip her halımda Allah beni göre duruyor bilerek Aişe-i Sıddıka validemizin mübarek sözlerini kulağımızdan çıkarmayalım. Edepli, hayâlı, Allah’tan çok korkanlardan olalım.

 

Bu edep, hayâ bir tacı devlettir Nuru Huda’dan.

Kim giyerse anı emin olur her türlü beladan.

 

Evet, hayâ ile edebi Allah korkusunu iki cihan sultanı olan Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem Efendimizden alalım. O’nu kendimize bir numune bilip her halına kavline fiiline evsafına uyalım. Cenâb-ı Hak Teâlâ hazretleri cümlemize nasip müyesser eylesin âmin.

 


[1] Halebî Sağır Tercümesi S:10 (Osmanlıca Baskı).

[2] El Hac Muhammed Emin Efendi Risalesi.

[3] Sahihi ibni Hıbban c.4.s.274/1423 (Beyrut). Hâkim, el-Müstedrek c.1.s.295/661 (Beyrut). Tirmizi, Sünen c.1.s.17/12 (Beyrut). İbni Mace, Sünen c.1.s.112/308 (Beyrut).

[4] Halebî Sağir Tercümesi s.17–18 (Osmanlıca baskı). Fetâvayı Hindiye c.1.s.56 (Beyrut). 

[5] İbni Abidin c.9.s.527 (Riyad).

[6] Hâkimi Tirmizi, Nevadirü’l-Usûl fi Ehadisi’r-Rasûl c.2.s.53 (Beyrut). Münavi, Feyzü’l-Kadir c.2.s.224 (Mısır). 

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>