canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Cebri Mezhebler - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

 

CEBRİ MEZHEPLER

 

İşte bu yazmış olduğumuz ayet, cebri mezheplerinin itikadını red ediyor. Cebri mezheplerin sözleri, irade-i cüz’iyyeye tesiri olmaz, derler. Halbuki insanlara tayin olan katip melekler, insanlar iradeleriyle hayrı ve şerri yaptıkları zaman yazıyorlar. Cebri mezheplerinin dedikleri gibi, her işler ezelde yazılmıştır, kullar da ya-zılanları zamanı geldikçe o yazılanı yapar. Çünkü ezeli ervahda levh-i mahfuza yazılmıştır ki, kullar da onu zamanı geldikte mecbur o yazılanı işliyor. Kulun elinde hiçbir şey yoktur, alnına öyle takdir olmuştur, öyle yazılmıştır, derler. Bu itikat şeytanın itikadıdır. Çünkü, bu itikat Kur’an’a ve hadis-i şerife muhaliftir. Onların dediği gibi olsa, kulun elinde hiç irade yok ise, Cenab-ı Hak bu kadar resulleriyle ve ayetleriyle emrini ve nehyini bildirip ikazlar, uyarılar yapıyor ki, ey iman edenler, emirlerimize uyar, amel-i salihaya devam ederseniz, sizlere vaad ediyorum ki, sizlere bu emrimize uyup, itaat edip, amel-i salihaya devam edenlere karşılık olarak, sonu bit-meyen servet ve saadetler vardır, cennet vardır, cemalimi görmek vardır ve rızam vardır. Daha sizin aklınıza gelmeyenler vardır ve eğer ki, bu kadar delillere ve bu kadar ayetlerimize ve bu kadar sizleri uyarıcı ve sizleri ikaz, irşat edici mucizatları birlikte gördüğünüz resullerimizi inkar, küfür eder, isyan ederseniz, işte bunların da karşılık ceza yeri cehennemdir. Ve sizin yaptığınızın cezasını göreceksiniz.

İşte cebri mezheplerinin dediği gibi olsa, bu ikazlara hacet kalmaz. Ehl-i sünnet itikadı, kullara irade-i cüz’iyye verilmiştir. Kul iradesini sarf eder, Cenab-ı Hak’da onu, o zaman halk eder. Kulların iradeleri ve kastları icada sebep olur. Aynen şöyle ki, bir ceza hakiminin ceza vermesi, suçlunun suçuna bağlıdır. Yapılan suçlar, cinayetler hakimin ceza vermesine sebep oluyor. Suç, cinayet yap-mayan kimseye hakim ceza vermiyor. Kulun iradesi bir daktilo ma-kinesi gibidir. Hangi harfe basarsan karşıya o çıkıyor. Biz irademizi hangi işe sarf ettiğimizde, Cenab-ı Allah (c.c.) onu halk ediyor, melaikeler de onu o zaman yazıyorlar. Hem de mahşerde şahitlik yapacaklar. Cenab-ı Hak Teala hazretleri inkarcıların, kafirlerin, müşriklerin mahşer gününde cehenneme girecekleri zaman, işte şu cehennem dünyada sizin vaad olunduğunuz cehennem, der. İşte dünyada yaptığınız küfür sebebiyle girin, denildiği zaman onlar yaptıkları günahlarını ve masiyetlerini inkar edecekler.

Yasin suresi 65. Ayet:

 

اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلٰىٓ اَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَآ اَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ اَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

 

O günde biz onların inkarlarına müsaade etmemek için, onların ağızlarının üzerine mühür basarız. İşledikleri günahları elleri söyler, bize haber verir ve ayakları da yapmış oldukları günahlara şehadet eder. (Secde suresi ayet-17)

جَزَآءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

 

buyuruyor, yani şu ceza onların kendi iradeleriyle yaptıkları amellerinin cezası demektir.

 

وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ

 

Yani her kim Allah’a ve Resulüne isyan eder, asi olursa, onun için cehennem ateşi vardır. (Cin suresi ayet-23)

Şu hadis-i şerifi de ilave edelim:

 

كُلُّ مَوْلُودٍ يُولَدُ عَلٰى فِطْرَةِ الْاِسْلٰامِ

 

Yani, “bütün anadan doğan çocuklar İslam olarak doğuyor”[1]. Buluğ çağına kadar günah yazılmıyor. Akıl buluğa gelince ikazlar, uyarıları Cenab-ı Hak Resulleri ile ve kitapları ile ve alim, ulemaları ile kanun-ı ilahiyesini tamamen bildirdikten sonra, artık deftere tabi tutuyor. Vücuttaki olan organları ve azaları halk edip, bu şekile ve düzene getiren Cenab-ı Allah’tır. Yani O’nun iradesi ile insan bu şekilde vücut bulmuştur. Bütün yerde ve gökde görülen ve görülmeyen her ne var ise hepsi Cenabı Hakk’ın iradesi ile vücud bulmuştur. Ay da, Güneş de, yıldızlar da ve bütün melaikeler de hepsi Allah'ın iradesi ile vücut bulup, bu düzene gelmiştir. Her birileri kendi düzeni devrinde devam etmektedirler.

Yasin suresi, 81. Ayet-i kerime:

 

اَوَلَيْسَ الَّذِي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِقَادِرٍ عَلٰىٓ اَنْ يَخْلُقَ مِثْلَهُمْۜ بَلٰى وَهُوَ الْخَلَّاقُ الْعَلِيمُ

 

Yani, ölümü, öldükten sonra dirilmeyi ve mahşere toplayıp, bir büyük muhasebe hisaba, mükafat karargahı olan cennete ve ceza yeri olan cehenneme inanmayan ve bunları inkar eden kafirler, insanları dirilteceğimizi ve kudretimizi inkar edenler düşünmezler mi, şu görülen gökleri bu kadar cesamet ve bu kadar yükseklikte durduran ve yerleri azamet ve süfliyatta halk eden hallak onların emsalini halk etmeye kadir olmaz mı? Elbette kadir olur.

Bu kadar alem-i ulvi ve alem-i süfliyi halka kadir olan Allahu Teala’nın öldükten sonra insanları halka ve ihyaya kadir olacağı evveliyetle sabit olmaz mı?

O vacib Teala kemal-i kudreti ve azameti ile halk edicidir ki, nice yüz binlerce mahlukatı mevcuttur. Onun için her şey kolaydır; yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Yeter ki, murad etsin.

 

 


[1] Münâvi Feyzü’l-Kadir, c. 6, s. 135 (Mısır).

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>