canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

CENAZE NAMAZI - (Sırru'l-Esrar 2.cilt)

CENAZE NAMAZI

 

Ölünün üzerine namaz kılmak farzı kifayedir. Bazı Müslümanlar tarafından cenaze namazı kılınır ise diğer Müslümanlardan düşer. Eğer hiçbir kimse kılmazsa bilip duyan her Müslüman mesul olur.  Bir ölünün üzerine namaz kılınabilmesi için ölünün Müslüman olması şarttır. Cenâb-ı Hak Teâlâ hazretleri ayeti kerimeda:

وَلٰا تُصَلِّ عَلٰى أَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ أَبَدًا وَلٰاتَقُمْ عَلٰى قَبْرِه۪ٓ إِنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَمَاتُوا وَهُمْ فَاسِقُونَ

Meali: “Onlardan (münafıklardan müşriklerden) ölen hiçbir kimse üzerine namaz kılma dua ve ziyaret için kabrinin başında bulunma. Çünkü onlar Allah’ı ve Rasulünü inkâr ile kâfir oldular.”[1]

Bu ayeti kerime Müslümanlardan başka kimsenin namazlarının kılınmayacağına dair delildir. [2]

Cenaze namazının farziyeti icma ile sabittir. İnkâr eden kâfir olur. Bu icmanın senedi de: (Tevbe suresi 103. ayeti)

وَصَلِّ عَلَيْهِمْ

Ayeti kerimesi ile

صَلُّوا عَلٰى كُلِّ بِرٍّ وَفَاجِرٍ

“İyi ve kötü herkesin cenaze namazını kılın.”[3] Hadisi şerifidir.

Farzı kifaye olmasına delil Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve selleme borçlu bir meyit hakkında sorduklarında namazını kılın buyrulmuş olması ile sabittir ki eğer farzı ayn olsa kendileride terk etmeyip kılardı.[4]

Bu ayet ve hadis kitapları ile gösterilen kaynaklara karşı itiraz edenler Allah korusun küfre giderler. Bu delillere karşı cenaze namazı farzı kifaye olduğu icmai ümmetle beraber sabittir. Cenaze namazı kılınmasına sağlam bir delil daha yazmamız icap etti.

Fahri Âlem sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bir gün dedi ki: Habeşten bir salih kimse vefat etti. “Gelin namazını kılın”dedi. Cabir radıyallahu anhu “biz dahi saf bağladık Seyyidi Âlem Hazretleri ile berabar Habeş’te ölen o salih kişinin (Habeş kralı Necaşi) namazını kıldık” dedi.

Ebu Hureyre radıyallahu anhu rivayeti ile “Necaşi Habeş’de öldüğü gün Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri haber verip Eshabı ile musallaya çıktılar. Saf bağlayıp Necaşi’nin namazını kıldılar.”[5]

Evet, anlayana bu kadar kaynaklar ile beraber Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Habeş’te salih bir kimse ismi Necaşi olan bir kimsenin gıyabına Medine’yi Münevverede Cenaze namazı kılması sabittir. İnkâr edenler maazallah küfre gitmelerinden çok sakınmaları lazımdır.

Yine bir hadisi şerif: Ebu Hureyre radıyallahu anhunun rivayet ettiğine göre “ihtiyar bir hatun var idi. Daima mescidi şerifi süpürür temizlik yapar idi. Fahri kâinat Efendimiz sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem o ihtiyar kadını birkaç gün göremeyince bu kadını sordu. “Ne oldu acaba kadını göremiyorum” deyince. Sahabeler “Ya Rasulallah o kadın vefat etti. Demeleri üzerine “niçün bana bildirip haber vermediniz,” dedi. O kadının kabrini Bana gösterin dedi. Sahabeler kabri gösterdiler. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem o kadının kabri üzerine beraber cenaze namazını kıldılar.[6]

Zamanımızda bozuk mezheplere bağlı olanlar ehlisünnete bağlı olanları, itikatlarından saptırmak için dinimizin temelini, asıllarını yok edip kayıp olmasına çalışmaktadırlar. Onların sözleri ile amel yapılmasın.

Bir kısımları cenaze öldükten sonra telkini inkâr edip telkin vermezler. Telkın verenler ile de mücadeleye girişirler. Telkın hakkında Hadisi şerif: Ebu Umame radıyallahu anhu Rasulullah sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem efendimizden den şöyle rivayet etmiştir.

إِذَا مَاتَ أَحَدُكُمْ فَسَوَّيْتُمْ عَلَيْهِ التُّرَابِ فَلْيَقُمْ أَحَدُكُمْ عَلَى رَأْسِ قَبْرِه۪ ثُمَّ يَقُولُ يَا فُلَانِ ابْنِ فُلَانَة فَإِنَّهُ يَسْمَعُ وَلَا يَجِيبُ ثُمَّ يَقُولُ يَا فُلَانِ ابْنِ فُلَانَة ثَانِيَةً فَإِنَّهُ يَسْتَوِي قَاعِدًا ثُمَّ يَقُولُ يَا فُلَانِ ابْنِ فُلَانَة فَإِنَّهُ يَقُولُ أَرْشِدْنَا يَرْحَمُكَ اللّٰهُ وَلٰكِنْ لَا تَسْمَعُونَ 

“Sizden biriniz vefat edip üzerine toprak çektiğinizde sizden biriniz meyyitin kabrinin kıble tarafına yüzüne karşı durup ayakta olduğu halde durup meyyitin ismiyle annesinin ismiyle çağırdıkça birinci çağırmasında meyyit onu işitir. Ancak cevap veremez. İkinci çağırmasında meyit oturur. Üçüncü defada meyyit erşidna yerhamkallah yani telkın eden kimseye bizi irşad eyledin Allahu Teâlâ’da sana rahmet etsin der velâkin siz işitmezsiniz.” [7]

Cenaze namazına niyet: "Niyyet ettim Allah rızası için namaza, meyyit için duaya, dört tekbir ile niyet ettim hatun ise hatun kişi niyetine hazır olan ima­ma" diyerek niyyet edilir. Erkek ise er kişi niyetine niyet edilir.

Cenaze namazı dört tekbir ile kılınır. Birinci tekbirde Subhaneke (vecelle senaüke ile beraber) okunur. İkinci tekbirde Allahümme Salli, Allahümme Barik, sonuna kadar okunur. Üçüncü tekbirde, bilenler cenaze duasını, bilmeyenler vitir namazında okunan Allahümme inna nestainüke (Kunut) dualarını okur. Onu da bilmeyenler Allahümme Rabbena Atina fiddünya haseneten ve fil ahireti haseneten ve gına azabennar dua niyetiyle okur.

Cenaze Namazının evvelinde yetişemeyen bazı tekbirleri kaçırırsa iftitah tekbirini alıp imama uyar. İmam selam verdikten sonra cenaze omuza alınmadan yetişemediği tekbirleri birbiri ardınca kendi selam vermeden kaza eder. Dördüncü tekbirden selam vermeden yetişse bile böyledir. [8]

Çocukta doğduktan sonra ses vermek bir a’zasını oynatmak gözünü açıp kapatmak gibi diri olduğuna delalet eden bir alemet görülürse yıkanır isim verilir ve üzerine namaz kılınır. Çünkü Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem

إِذَا اسْتَهَلَّ الْمَوْلُودُ صُلِّيَ عَلَيْهِ وَإِنْ لَمْ يَسْتَهِلَّ لَمْ يُصَلَّ عَلَيْهِ

“Çocuk doğarken ses verirse üzerine namaz kılınır ses vermezse üzerine namaz kılınmaz”[9] buyurmuştur.

Ölü doğan bir çocuk yıkanır bir hırkaya sarılır ve üzerine namaz kılınmaz.[10]

Her Cenaze İçin Okunabilecek Dua

 اَللّٰهُمَّ سَبِّتْ أَحْيٰٓاأَنَا عَلٰى الْإِسْلٰامِ وَاقْبِضْ أَرْوَاحَ أَمْوَاتِنَا عَلٰى اللْإ۪يمَانِ وَاغْفِرْ ذُنُوبَهُمْ وَزِدْ إِحْسَانَهُمْ وَجْعَلْهُمْ شَافِعًا وَمُشَفِّعًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪يَن

"Allahümme sebbit ahya ene alel-İslami. Vakbıd ervaha emvatina alel-iman. Vağfir zünubehüm ve zid ihsanehüm. Vec'alhüm şafi an ve müşeffean yevm el kıyameti bi rah-metike ya Erhamer-Rahimin"

Ma'nası: "Ey Allahım! Dirilerimizi İslam üzere sabit kıl. Ölen-lerimizin ruhlarını iman ile kabzeyle onların günahlarını afv eyle, iyiliklerini artır. (Sevablarını ziyade eyle.) Kıyamet gününde şefaatçı ve şefaata izin verilmiş, makbul kullarından eyle. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi Allah’ım.”

 


[1] Tevbe Suresi, 9/84.

[2] Mevkufat.

[3] İbni Cevzi el-Ilelü’l-Mütenahiye c.1.s.325. İbni Abidin c.3.s.102 (Riyad).

[4] Nimeti İslam Muhammed Zihni Efendi, Ömer Nasuhi BİLMEN, Büyük İslam İlmihali.

[5] Mevahibi ledünniye kitabının ikinci cilt 346. saifesinde. Buhari ve Müslüm de Cabir r.a.’dan rivayetle.

[6] Mevahibi Ledüniye kitabından ikinci cilt 344.saife Buhari ve Müslüm’den.

[7] Gunyetüt Talibin c.2.s.199 (Osmanlıca baskı)-c.2.s.417 (Beyrut). Mevkufat c.1.s.276

[8] Metalib.

[9] Mevkufat c.1. s.288.

[10] Mevkufat c.1. s.288.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>