canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Regaib gecesinde kılınacak namaz: - (Sırru'l-Esrar 2.cilt)

Regaib gecesinde kılınacak namaz:

 

 

Regaib gecesi Recebi şerifin ilk Cuma gecesine gelen mübarek bir gecedir. Akşam ile yatsı arasında iki rekâtta bir selam verilerek on iki rekât namaz kılınır. Her rekâtta bir Fatiha, üç İnna enze’l-nahu fi leyleti’l-Kadri ve on iki kere kul huvallahu ehad suresi okunur.

Buna dair Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Enes radıyallahu anhudan rivayet olunan hadisi şerifte:

مَا مِنْ أَحَدٍ يَصُومُ يَوْمَ الْخَم۪يسِ أَوَّلُ خَم۪يسٌ ف۪ي رَجَبٍ ثُمَّ يُصَلّ۪ي ف۪يمَا بَيْنَ الْمَغْرِبِ وَالْعِشٰٓاءِ الْعُتْمَةِ يَعْن۪ي لَيْلَةِ الْجُمُعَةِ اثْنَتَيْ عَشْرَةَ رَكْعَةً يَقْرَأُ ف۪ي كُلِّ رَكْعَةٍ بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ مَرَّةً وَإِنّٰٓا أَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ وَقُلْ هُوَاللّٰهُ أَحَدٌ اِثْنَتَيْ عَشْرَةَ مَرَّةً يُفَصِّلُ بَيْنَ كُلِّ رَكْعَتَيْنِ بِتَسْل۪يمَةِ فَإِذَا فَرَغَ مِنْ صَلَاتِه۪ صَلّٰى عَلَيَّ سَبْع۪ينَ مَرَّةً يَقُولُ

“her kim receb ayının ilk Perşembe günü oruçlu olsa akşamına yani ilk Cuma gecesi akşam ile yatsı arasında her rekâtında bir Fatiha, üç inna enzelnahu fi leyleti’l-kadri, on iki kere kulhu vallahu ehad okuyarak ikide bir selam ile on iki rekât namaz kılar, namazdan sonra benim üzerime şöyle diyerek salâvat getirir:

 اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْأُمِّيِّ وَعَلٰى آلِه۪ وَسَلِّمْ

“Allâhümme salli alâ Muhammedini’n-Nebiyyi’l-Ümmiyyi ve alâ âlihi ve sellim” denilerek, yetmiş kez bu salavat-ı şerif getirilip

 ثُمَّ يَسْجُدُ سَجْدَةً يَقُولُ ف۪ي سُجُودِه۪ سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلٰٓائِكَةِ وَالرُّوحِ سَبْع۪ينَ مَرَّةً

Sonra secdeye yatılır ve secdede yetmiş kere

سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلٰٓائِكَةِ وَالرُّوحِ

“Subbûhun Kuddûsün Rabbü’l-Melâiketi ve’r-ruh” deniler.

ثُمَّ يَرْفَعُ رَأْسَهُ فَيَقُولُ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَتَجَاوَزْ عَمَّا تَعْلَمْ فَاِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْأَعْظَمِ

“Rabbiğfir verham ve tecavez amma ta’lem fe inneke entel aziyzü’l-Âzam” denilip

ثُمَّ يَسْجُدُ الثَّانِيَةِ فَيَقُولُ ف۪يهَا مِثْلُ مَا قَالَ فِي السَّجْدَةِ الْأُولٰى

İkinci secdeye varılıp secdede yine birinci secdede dediği gibi yetmiş kere

سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلٰٓائِكَةِ وَالرُّوحِ

 “Subbuhun Kuddusün Rabbü’l-Melaiketi ve’r-Ruh” denilip

ثُمَّ يَسْأَلُ اللّٰهُ حَاجَتِه۪ ف۪ي سُجُودِه۪ فَإِنَّهَا تُقْض۪ي

 “sonra baş secdede iken Allahu Teâlâ’dan hacetlerini istese onun haceti ve niyazı makbul olur” hadisi şerifin devamında

قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَالَّذ۪ي نَفْس۪ي بِيَدِه۪ مَا مِنْ عَبْدٍ وَلَا أُمَّةٍ صَلَّى هٰذِهِ الصَّلَاةِ إِلَّا غَفَرَ اللّٰهُ لَهُ جَم۪يعَ ذُنُوبَهُ وَلَوْ كَانَتْ مِثْلُ زَبَدِ الْبَحْرِ وَعَدَدِ الرَّمْلِ وَوَزْنِ الْجِبَالِ وَعَدَدِ قَطْرِ الْأَمْطَارِ وَوَرَقَ الْأَشْجَارِ وَشَفَعَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ف۪ي سَبْعَمِائَةِ مِنْ أَهْلِ بَيْتِه۪

“Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem öyle buyurdu ki “şol Allahu Teâlâ hazretlerine kasem ederim ki bir kimse ve cemaat bu namazı halis niyet ile kılsa, Allahu Teâlâ onun cemi günahlarını mağfiret eder. Onun günahı denizin köpüğü ve kumun ve yağmurların damlalarının sayısınca ve bütün ağaçların yaprağı sayısınca, dağların ağırlığınca, günahı çok olsa da mağfiret eder. Yevmî kıyamet gününde bu namazı halis niyet ile kılan kimse, kendi ehl-i beytinden yediyüz kişi hakkında şefaat eder.”

فَإِذَا كَانَ أَوَّلُ لَيْلَةٍ ف۪ي قَبْرِه۪ جٰٓاءَهُ ثَوَابٌ هٰذِهِ الصَّلَاةِ بِوَجْهِ طَلْقٌ وَلِسَانِ ذَلِقٌ فَيَقُولُ لَهُ يَاحَب۪يب۪ىي أَبْشِرُ فَقَدْ نَجَوْتَ مِنْ كُلِّ شِدَّةٍ

“Kabire vardığı ilk gecesinde bu namazın sevabından hâsıl olan bir şahıs güleryüzlü lisanı fasihle, o kimseye; “Ya Habibi, müjde beşaretler olsun ki her şiddetten necat buldun” der.”

فَيَقُولُ مَنْ أَنْتَ فَوَاللّٰهُ مَا رَأَيْتُ رَجُلًا أَحْسَنُ وَجْهًا مِنْ وَجْهِكَ وَلَا سَمِعْتُ كَلَامًا أَحْلٰى مِنْ كَلَامِكَ وَلَا شَمَّمْتُ رٰٓائِحَةً أَطْيَبٌ مِنْ رٰٓائِحَتِكَ

“Bu kişi der ki “sen kimsin ben senin yüzünden güzel yüzlü bir kimse görmedim, kelamından tatlı bir söz işitmedim, kokundan daha güzel bir koku koklamadım” der.”

فَيَقُولُ لَهُ يَا حَب۪يب۪ىي أَنَا ثَوَابٌ تِلْكَ الصَّلَاةِ الَّت۪ي ف۪ي لَيْلَةٍ كَذَا ف۪ي شَهْرٍ كَذَا ف۪ي سَنَةٍ كَذَا جِئْتُ اللَّيْلَةَ لِأُقْضٰي حَاجَتَكَ وَأُوْنَسُ وَحْدَتَكَ وَأُدْفَعُ عَنْكَ وَحْشَتَكَ فَإِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ أَظَلَّلْتُكَ ف۪ي عَرَصَاتِ الْقِيَامَةِ عَلٰى رَأْسِكَ فَأَبْشِرُ فَلَنْ تَعْدَمَ الْخَيْرَ مِنْ مَوْلَاكَ أَبَدًا        

“O Rasul der ki “ya Habibi, ben senin filan senede o ayda ve o gecede kıldığın namazın sevabıyım ve sana tenha ve yalnızlıkta yoldaş olmaya ve senden bütün korku ve dehşeti defetmek için geldim. Arasat meydanında sana gölge ederim. Ya sevgilim, sen müjde ve beşarette ol ki ebeden Allah’ın hayrı senden gaip olmaz”[1] deyi söylediğini beyan buyurmuştur.

 


[1] Gunyetü’t-Talibin c.1.s.276–277 (Osmanlıca baskı)-c.1.s.238–239 (Beyrut).

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>