canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

HAC - (Sırru'l-Esrar 2.cilt)

 

HAC

 

 

Memleketinden çıkıp haccı edadan sonra geri memleketine dönünceye kadar yol azığını, kendini idare edecek harçlığını ve evladı ayalının nafakasına kadir olan kimse üzerine hac farzdır. Buna dair Cenâb-ı Hak Teâlâ ve tekaddes hazretleri ayeti kerimesinde:

وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَيْهِ سَب۪يلًاۜ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ

“beyti şerifi ziyaret için gidip gelmeğe muktedir olan insanlar üzerine Allahu Teâlâ’nın rızası için hac farz oldu. Her kim inkâr ederse yani haccın farz olduğunu inkâr ederek küfre düşerse veyahut kudreti olduğu halde haccetmezküfranı nimet ederse zararı kendine ait olur. Allah’ın onun haccına ihtiyacı yoktur. Zira Allahu Teâlâ cümle âlemden ganidir.”[1]

Yani o Allahu Teâlâ hazretleri kimseye muhtaç değildir. Tüm varlık O’na muhtaçtır. Mükellef olanların yapmış olduğumuz ibadet, itaat bunlar Cenâb-ı Hak Teâlâ ve tekaddes hazretlerinin nimetlerine karşı şükrane olarak bir vazifedir. 

Ya Rabbi,  bizleri sonlarımıza kadar emirlerine hakkıyla imtisal edip ihlâsla ve sadakatle devam sebat üzere sarılmayı, nehy ettiklerinden şiddetle sakınmayı, huzuru ilahiyene ağ yüz ile varmayı hidayet ve ihsan eyle âmin.

  Hac, erkânı İslamiyeden kulluk vazifesini izhar noktasında en mühim bir ibadettir. Zira belli bir mekân olan Kâbe’yi ziyaret, erkânı haccı eda etmek için kıymetli malını sarf ederek uzak mesafeye gitmek, meşakkatine tahammül etmek, kulluk vazifesini ma’buduna karşı yerine getirmek ile ma’budunun rızasını aramaktan başka bir şey değildir.

Haccın farz olması için bedenin sıhhatli, hasta olmaması ve mal yönünden kudreti olması şarttır. Buna göre sefere tahammül getiremeyecek hasta, kör, topal, çolak gibi acizlere hac onların boynuna farz olmadığı gibi fakir olan kimseye dahi hac farz değildir.

Yol emniyeti de hac için şarttır. Yolda düşman korkusu, eşkıya ve yırtıcı hayvan saldırısı gibi tehlikeler olursa hac farz olmaz.

Ayrıca Hacca gidecek kadınlar için Hanefi mezhebine göre bir mahremleri bulunması da şarttır. Yani bir kadın, hacca kocasıyla veya bir mahremiyle gidebilir.

Kadınların mahremleri; Babası, amcası, dayısı, öz ve sütkardeşi, sütoğlu ve damadı gibi kendileriyle evlenmek haram olan kimselerdir.

Kadının kölesi, kaynı, eniştesi mahremi değildir. Kadının kocası yanında bulununca mahreme ihtiyacı kalmaz. Mahremlerinin de akıllı ve buluğa ermiş, kendilerine güvenilir, tamamen emniyet yapılır kimseler olması da şarttır. Eğer güvenip tam itimat güvenç yok ise o kimseler ile gidemez. Bunlar Hanefi mezhebine göredir.

Şafi mezhebine göre hacca gidecek kadının beraberinde mahremi (yani kocası, oğlu, kardeşi, babası, dayısı, amcası, öz ve sütkardeşi, sütoğlu, damadı) bunlar bulunmaz ise en az kendinden başka iki kadının bulunması topluluk içinde üç kadın olursa mahremleri bulunmaz ise de o kadına şafi mezhebine göre hac farz olur.[2] (Kadınların çok düşkün olmayıp birbirlerine yardım yapacak kadar iktidarları olur ise daha iyidir.) Kendilerine emniyet edilecek bir toplu kafile içinde gidip gelinceye kadar koruyucu emniyetli insan toplumu bulunması lazımdır. Şu zamanımızda konvoy halinde gerekse uçak, gerekse otobüs ile emniyetli bir vaziyette gidip gelinme imkânları vardır. Bu şekilde şafi mezhebine göre farz olan hacca gidilebilir.

Hanefi mezhebinde olan bir kadın, hacca gitmek için yoldaş olarak beyi, amcası, dayısı, kardeşi, damadı, bu nikâh düşmeyenlerden bir kimse bulamayınca bu kadın kendinden başka iki kadın daha bulup kadınlarda mümkün ise birbirlerine düşüp yıkılıp kalktığı yerlerde yardım yapmaya iktidarlı olurlar ise daha iyidir. Bu kadın üç yoldaş oldular, “Ya Rabbi, hac konusunda şafi mezhebini niyet ettim takliden hacca gidip gelinceye kadar” deyip niyet ederler.

Şafiler hac vazifelerinde ellerine başka bir el dokununca şafi mezhebince abdest bozulduğundan bu abdest bozulmamak konusu için de “takliden Hanefi mezhebine uyuyorum der.” İnşaallahu Teâlâ.

Hac, imkânı olanlar için ömürde bir kere farzdır. Buna dair ibni Abbas radıyallahu anhu rivayet olunan hadisi şerif:

أَنَّ الْأَقْرَعَ بْنَ حَابِسٍ سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فقَالَ: اَلْحَجُّ ف۪ي كُلِّ عَامٍ أَمْ مَرَّةً وَاحِدَةً

“Akra ibni Habis Rasulullah sallallahu aleyhi veselleme “hac her sene midir yoksa ömürde bir kere midir? Diye sordu”

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem efendimiz cevap olarak:

بَلْ مَرَّةً وَاحِدَةً فَمَا زَادَ فَهُوَ تَطَوُّعٌ

“ömürde bir keredir birden fazla olan nafile olarak yapılmış olur”[3] deyi buyurduğunu rivayet eylemiştir.

 


[1] Ali İmran suresi 3/97

[2] Gazali, Vecizü’l-Mezheb c.1.s.250 (Beyrut). Abdurrahman el-Ceziri, Kitabu’l-Fıkhu ala’l-Mezahibi’l-Erbaa c.1.s.575 (Beyrut).

[3] İmamı Ahmed ibni Hanbel, Müsned c.1.s.290/2642 (Mısır). Hâkim, el-Müstedrek c.2.s.322/3156 (Beyrut). Darimi, Sünen c.2.s.46/1788 (Beyrut). Ebu Davud, Sünen c.2.s.139/1721. ibni Mace, Sünen c.2.s.963/2886 (Beyrut). El-Hidaye şerhu Bidayeti’l-Müptedi c.2.s.297 (Pakistan). 

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>