canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

AİLE PILANLAMASI - (Sırru'l-Esrar 2.cilt)

AİLE PILANLAMASI

 

Aile planlaması; yani insanlara öğüt veriyorlar, besleyebileceğiniz kadar çocuk yapınız diye.

Ehli takva olanların önem verdikleri ise çocuk dünyaya gelince karanlıkta yaşatmayın, aydınlıkta yetiştirin derler. İman, ilim, irfan nuruyla gönül dünyalarını aydınlıkta yetiştirin derler.

İkinci; çocukların, annesinin, aile efradlarının helal lokma ile karınlarını doyurmaya önem veriyorlar.

Çocuğun dillenme zamanlarında la ilahe illallah ve Allah, Allah zikrini çocuğa öğretirler.    

Niceleri de çocuk arıyor milyarlar veriyorlar bir çocuğumuz olsa diye.

Allah’ın muradı, iradesi olmazsa olmaz. Allah’ın iradesine karışmış oluyorlar ne ma’lum o senin yaratılmasına engel olduğun çocuğun kız veya oğlan belki bir âlim çıktı. Belki Allah’ın sevgili bir kulu çıktı. Belki ana karnında öldürülen o çocuk islamiyete, vatana millete faydalı bir ordu kumandanı çıkabilir.

Bu hususlarda Allah’a hakkı ile güvenmiş olanlar bu günahı işlemeye cesaret edemezler. Olur ki Allah’ın hoşuna gelmez o yaratılmasına mani olan çocuk belki bir âlim çıkar, belki bir ulema çıkar, ümmeti Muhammed’e iman saçar diyerekten karışamazlar.

Cenâb-ı Hak Teâlâ hazretleri Rahman isminin tecelliyetiyle mü’min ٰkâfir ayırt etmeksizin bütün yaratılan mahlûkatın rızkı bana aittir buyuruyor. O Razzakı âlemdir.

Bir misal verelim; hepimizin memleketinde eskiden traktör yoktu, biçer yoktu, öküz ve sığırlar ile tarlalar, araziler imar yapılır ağaç sabanlar ile sürülürdü. Nüfus az olduğu halde o günlerde idare ediliyordu.

Allah’ın emri ile nufus artınca insanların aklına traktörü ilham etti. Traktörü, biçer makinelerini yaptıran, insanların aklına kafasına koyan Cenâb-ı Hakk’tır. O’nun bildirmesi ile yapılır. O’nun aklına, kalbine ilham etmesi ile yapılır. Yoksa insan kendinin malı değil.

İnsanoğlunda ki zekâ kendinin malı olsa zekâsını kaybetmemesi lazım, bazen insanların bir kısmı ihtiyarlayıp yaşlanınca zekâsını kaybediyor, şuur gidiyor.

Eğer Allah’tan bir müsaade olmasa ezberindekini bile diline getiremezsin. Çünkü Cenâb-ı Hak Teâlâ hazretleri hadisi kudsisinde:

أَنَا سِرُّ اْلاِنْسَانِ وَسِرّ۪ى سِرَّهُ

“Ben insanların sırrındayım insanlardan zuhur eden sır benim sırrımdır” [1] buyuruyor.

İşte insanların kafasındaki sırrı Allah’ın bildirmesiyle, onun şekli şemalini kalbine ilham edip, koyması ile olur. Yoksa insan ondan bir hidayet, yardım, ilham, bildiri olmadan hiçbir şey yapamaz. Basit olarak namazdaki okuduğu sure ve ayetleri hiç birisini hatırına getiremez. Kalbe getiren, kalbte tutturan öğreten hepsi Allah’ın sırrıdır ve onun iradesi dilemesi ile olur.

İbni Mesud radıyallahu anhu:

قُلْتُ يَا رَسُولَ اللّٰهِ أَىُّ الذَّنْبِ أَعْظَمُ

 “ya Rasulallah hangi günah büyüktür dedim” rasulullah sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem hazretleri:

قال‏ أَنْ تَجْعَلَ لِلَّهِ نِدًّا وَهُوَ خَلَقَكَ

“Şirk etmektir buyurdular. Allah’tan gayrilere puta, aya, güneşe, ateşe buna benzeyenlere Allah diye tapmak.”Maazallah, Allah korusun ümmeti Muhammedi.

قُلْتُ ثُمَّ أَيٌّ قَالَ أَنْ تَقْتُلَ وَلَدَكَ خَشْيَةَ أَنْ يَأْكُلَ مَعَكَ

Bundan sonra hangisi büyüktür, deyince; “rızk korkusundan evladını öldürmektir,” buyurdu. Rızkını temin edemem ve besleyemem diye bu zan üzere evladını katl etmek. Bu korkuyla evladın dünyaya gelmesine mani olarak ana rahminde çocuğu helak ediyorlar. Allah muhafaza etsin ümmeti Muhammedi.

 قُلْتُ ثُمَّ أَيٌّ قَالَ أَنْ تُزَانِيَ بِحَلِيلَةِ جَارِكَ ‏

“Bundan sonra hangisi büyüktür sualine cevap, “komşusunun haremine, yani zina etmektir”[2] deyi buyurdu.” Allah’tan korkmayarak hayâ edip utanmayarak Müslümanların namuslarına göz dikip kendi komşularının namuslarına tecavüz etmek, Allah muhafaza etsin ümmeti Muhammedi.

 


[1] Ruhu'l-Beyan tefsiri c.3.s.8. (Beyrut), Cevâhiru’l-Kur’an, s. 12.

[2] Fahreddin Razi, Mefatihü’l-Gayb c.24.s.111 (Beyrut). Hulasatu’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an c.10.s.447 (Osmanlıca baskı). Sahihi Buhari c.4.s.1784/4483 (Beyrut). Sahihi Müslim c.1.s.90/86 (Beyrut). Sahihi ibni Hıbban c.10.s.263/4415 (Beyrut). Tirmizi, Sünen c.5.s.336/3182 (Beyrut). Nesa-i, Sünenü’l-Kübra c.2.s.290/3476 (Beyrut). Tabarani, el-Mu’cemü’l-Evsat c.3.s.87/2576 (Kahire). Beyhaki, Şuabu’l-İman c.4.s.338/5361 (Beyrut). Ebu Nuaym, Hilyetü’l-Evliya c.4.s.145 (Beyrut).

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>