canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Ölülerin Dirilmesi - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

 

ÖLÜLERİN DİRİLMESİ

 

Ölenler nasıl dirilir? Diyenlere, Uzeyr aleyhisselamın genç, kara sakallı olarak ölüp, geri genç olarak diriltilmesini Cenab-ı kudretine alamet kılmıştır. Bu konu Bakara suresi 259. Ayet-i Kerime’de şöyle geçmektedir.

 

قَالَ اَنّٰى يُحْيِ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۜ

 

Uzeyr aleyhisselam, Babil’den Beyt-i Mukaddes’e gelip, harabe görünce, tamiri uzun bir zamana muhtaç dedi. Karyenin incirinden ve üzümünden aldı. Üzümü sıktı, şire yaptı ve uykuya yattı. Uykuda iken, ruhu kabzolundu. Yüz sene kaldığı halde Uzeyr’in cesedini Allahu Teala kimseye göstermedi. Sonra da geri aynı genç, kara sakallı olarak ihya etti. Cenab-ı Hak İbrahim aleyhisselamın kıssasını beyan etmek üzere, Bakara suresi 260. Ayet’te:

 

وَاِذْ قَالَ اِبْرٰهِيمُ رَبِّ اَرِنِي كَيْفَ تُحْيِ الْمَوْتٰىۜ

 

Yani İbrahim aleyhisselam, ya Rabbi, mevtayı nasıl diriltirsin bana göster dedi.(Ayetin devamı)

 

قَالَ اَوَلَمْ تُؤْمِنْۜ قَالَ بَلٰى وَلٰكِنْ لِيَطْمَئِنَّ قَلْبِيۜ

 

Cenab-ı Hak Teala İbrahim aleyhisselama inanmıyor musun? Deyince mevtayı ihya edeceğini bildim velakin kalbim mutmain olsun diye gözümle görmek isterim dedi. (Ayetin devamı)

 

قَالَ فَخُذْ اَرْبَعَةً مِنَ الطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ اِلَيْكَ ثُمَّ اجْعَلْ عَلٰى كُلِّ جَبَلٍ مِنْهُنَّ جُزْءًا ثُمَّ ادْعُهُنَّ يَاْتِينَكَ سَعْيًاۜ

 

İbrahim aleyhisselama, dört kuş tut dedi. Kuşlar; tavus, karga, güvercin, horoz. İşte Cenab-ı Hakk’ın emri üzere bu dört kuşları keserek tüylerini yolduktan sonra her birini dörde taksim edip her parçayı diğerleri ile karıştırarak kuşların başlarını da yanında alıkoyup dört taksimi dört dağın başına koyduktan sonra her birini ismiyle çağırınca o cüzler havada birbirinden ayrılarak her kuş kendi eczasıyla toplanıp taraf-ı nebevilerine uçarak geldiği ve her hayvanın kendi başıyla birleştiği ve bu suretle Hazret-i İbrahim’in davetine icabet ettikleri mervidir.

Ashab-ı Kehf:       

Ashab-ı Kehf’in Beyanatı: Kehf suresi, 9-24 ayetlerde beyan edilip, haber veriliyor. Hepsini yazmak çok uzuyor. Kısadan konu özetleri şöyledir: Bu ashab-ı kehf altı kişi, İsa aleyhisselamın şeriatında Allah’a imanlı, takva sahibi olup bunlar Dakyanus’un yakını hükümet erkanlarından idi. Hükümdar olan Dakyanus da putperest idi. Tebaasını da putperestliğe icbar ederdi. Bunlar erkan-ı hükümetten oldukları cihetle, birçok kimseler hazır olduğu halde Dakyanus putperestliğe teklif ederdi. Bu altı kişi, Dakyanus’un şevket ve kuvvetinden perva etmeyerek, teklifini reddedip, bizim Rabbimiz göklerin ve yerlerin ve bütün alemlerin Rabbi’dir. Biz O’ndan gayriye ibadet etmeyiz diye imanlarını Allah’a dayanıp zahire çıkardılar. Dakyanus’u aleme karşı rezil rüsvay ettiler. Dakyanus’a da Hakk’ı kabul ettiremeyince, gizli firar edip, mağaraya sığınmaya mecbur oldular.

Bunlar esnay-ı firarda bir çobana misafir olurlar. Çoban ye-mek yedirdikten sonra esnay-ı sohbette bunların hallerine vakıf olur. Bunlarla beraber gitmeye kararla, kalkıp yürüyünce kelbin de bunların arkalarına düşünce, bunlar kelbi reddettiler ise de, kelbin dönmediği, hatta son def ile tard ettiklerinde, Cenab-ı Hak kelbin söylemesine kudret verip, kelb; ben, Allah’ın dostlarına muhabbet edenlerdenim. Bırakın beni halime, ben de sizinle gideceğim demesi üzerine, hali üzere terk edip, onlarla giden çobanın kelbidir. Bunlar çoban kelb ile sekiz oluyorlar.

Bunlar mağaraya firar ettiler. Cenab-ı Hak bunlara uyku verdi. Üç yüz küsur sene uyku halinde mağarada kaldılar.

Kehf suresi 12. ayette buyuruluyor ki:

ثُمَّ بَعَثْنَاهُمْ لِنَعْلَمَ اَيُّ الْحِزْبَيْنِ اَحْصٰى لِمَا لَبِثُوٓا اَمَدًا۟

Yani, sonra biz onları kabir mevta ihya eder gibi, uykudan uyandırdık, yani onları uzun müddet uyutup ve cisimlerini her şeyden muhafaza ettiğimiz gibi, biz insanlara onların hallerini gösterdik ki, nas, Allahu Teala’nın insanları kabirlerinden ihya edeceğine asla şüphe kalmasın.

Fahr-i Razi’nin Hazret-i İmam-ı Ali’den rivayete göre ashab-ı kehf’in adedi yedidir: Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Deber-nuş, Şazenuş. Yedincileri Kefeştatayyuş ki, çobandır. Sekizincileri çobanın kelbidir ki, ismi Kıtmir’dir.

Bu ashab-ı kehfin isimleri yazılıp, yangının içine atılırsa, biiznillah yangının söneceği ve çok ağlayan çocuğun ağıdını kesmek için, yazılıp yastığının altına konursa, ağıdını keseceği mervidir.

İşte bu gibi olayları Cenab-ı Hak Teala ve tekaddes Hazretleri, Kur’an-ı Kerim’inde ümmet-i Muhammed’e haber veriyor ki, bunlardan bir ibret alınsın ki, öldükten sonra insan nasıl dirilir, diyenlere ve mahşere inanmayanlara ve bir kısımları da öldükten sonra ceset yok olur, her şey ruhla olur, diyenlere bakınız, Uzeyr aleyhisselam yüz sene cesetle yatıp, cesetle kalktı. Ashab-ı Kehf üç yüz küsur sene cesetle yatıp, geri cesetle kalktı. Demek ki ceset olacak, mahşere ceset ile ruh birlikte gidilecektir ve ölenler geri nasıl dirilir diyenlere de İbrahim aleyhisselam’ın ateşte yanmaması ve İbrahim aleyhisselam’ın, ya Rabbi, ölüyü nasıl diriltirsin dedi-ğinde, dört kuşun kafalarının kesilip, eczalarının bir biri ile karış-tırarak geri dörde bölüp her birini ayrı bir dağın başına koy; kafalarını yanını al; her kuşun isimlerini çağırınca, eczaları ile gelip, her kuş kendi kafası ile birleşip dirilmesi; işte bunlar Cenab-ı Allah’ın varlığına ve kuvvet ve kudretine ve birliğine delil ve ispata ve şahitliğe kafidir.

         Daha nice yüz binlerce varlığına ayetler, alametler vardır.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>