canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

ESMAU’L-HUSNA - (Sırru'l-Esrar 2.cilt)

ESMAU’L-HUSNA

 

Rasulullah sallallahu Teâlâ aleyhi vesellem efendimiz ebu Hureyre radıyallahu anhu tarafından rivayet olunan hadisi şerifte:

عَنْ أَب۪ى هُرَيْرَةَ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ اللّٰهَ تَعَالٰى عَزَّ وَجَلَّ تِسْعَةً وَتِسْع۪ينَ اِسْمًا مِنْ أَحْصَاهَا دَخَلَ الْجَنَّةَ

"Şüphesiz ki, Allahu Tealanın doksan dokuz ismi vardır. Onları mânalarını anlayıp inanarak ezberleyip okuyan cennete girer"[1] deyi buyurmuştur.

 

ESMAU’L-HUSNA ÇEKİLİŞ TARİFİ

Doksan dokuz Esmau’l-Husnayı çekmek isteyenler. Esmadan evvel kısa duasını okur. Cemaatten bir kişi sesli okur diğerleri kendileri duyacak kadar takip ederler. Cemaatin içinden bir tanesi esmaları baştan ya Allah celle celaluhu söyler toplum cematte söyleyen arkadaşlar arkasından hep beraber söyleyip uyarlar. Yazılı olan esmaların manası yanına yeni yazı ile açıklaması yazılmıştır. Esmalar okurken yalnız Arapça olan ismi okunur. Yeni yazı ile yazılan anlamı okunmaya hacet değil.

Ya Rahman sayısı yüzü bulunca Ya Rahmanu celle celaluhu der öbür esmaya geçer. Yani cematten bir tanesi esmaları söyler, cematte onunla beraber esmaları söylerler. Bitince sonunda celle celalühü denilir öbür esmaya geçilir.

Esmanın çekme usulü: Herkeslerin okuyup anlaması için tarifini yeni yazı ilede yazıyoruz. Her esma yüz sefer söylenmesi lazım. Önceden toplumda cemaate bakılır. Kaç kişi ise ona göre hesap olunur. On kişi olsa onar tane söylenir yüz olmuş olur. Cemaat yirmi kişi olsa beşer sefer okunur yüz olmuş olur sayıları tam denk gelmez ise esmayı çektiren kişi yanına anlayışlı bir iki kişi alır yüzden fazla olmasın. Yüzden eksik olur ise çektiren kişi yanındaki iki veya üç kişiye taksim yapıp her esmanın noksan kalanını, o üç kişi kendileri duyacak kadar okur tamamlarlar. Kaç adet noksan oldu ise tamamlarlar. Yüz adet nohut sayılır bir ufak torba içerisine konulur cemaate taksim yapılır. Fazla kalan nohutlar iyi okuyan birkaç kişiye taksim yapılıp sayı tamamlanır.

دُعٰٓاءُ اَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى

 اَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى جَكْمَه اُوسُولُو هَرْ اَسْمَا يُوزْ عَدَتْ جَه كِيلِرْ. هَرْ اَسْمَا يُوزْ عَدَتْ بِتِنْجَه سُونُونْدَه جَلَّ جَلَا لُهُ دِيرْ. اِيكِنْجِيَه كَجَرْ جَمَاعَتِنْ صَايِسِنَه كُورَه اُولُورْ، يَعْنِى جَمَاعَتْ اُونْ اُولْسَه اُونْ كِشِى اُونْ كَرَّه اُوقُوسَه يُوزْ اُولُورْ، بَشْ كِشِى اُولْسَه يِرْمِى كَرَّه اُوقُونُورْسَه يُوزْ اُولُورْ، جَمَاعَتِنْ اِيجِنْدَنْ بِرْ طَانَسِى سَسْلِى اُولَارَاقْ اُوقُورْ، جَمَاعَتْ دَه اُونُوطَاقِبْ اِيدَرْلَرْ. أُونْجَه قُرْآنْ اُوقُونُورْ، صُكْرَه هُوظُورُ قَلبْ اِيلَه طَضَرُّعْ، نَيِازْ اِيلَه، اَغِيرْ اَغِيرْ جَكْمَيَه دَوَامْ اُولُونُورْ. بُواَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى دُعَاسِنِى تَمَامًا اُوقُيُوبْ صُكْرَه دُعَاسِنِى اِيدَنْلَرِكْ دُعَاسِى قَبُولْ اُولُورْ.حَقْ يُولُنْدَه دَوَامْ وَثَبَاتْلِى اُولْمَقْ، خُلُوصُ اِعْتِقَادْ اِيلَه، بُو يَازِيلِى شَكِلْدَنْ بَاشْقَه بِرْشَىْ قَاتْمِيَه رَقْ اُوقُنُورْ اِيسَه مُحَقَّقْ دُعَا قَبُولْ اُولُورْ * اِنْشَااَللّٰهُ تَعَالٰى، هَرْنَه اِسْتَنَه جَكْ اِيسَه هَبْسِى اِيجِنْدَه دِيرْ. دُوعَالَرِمِزِكْ قَابُولُو اِيجُونْ، قَرْنِمِزِى حَلَالْ لُوقْمَا اِيلَه يِرْ، شُبْهَ لِلَرْدَنْ صَاقِنْجَه لِى اُولاَرَقْ، هُوظُورُ قَلبْ اِيلَه، بُو اَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى يَه دَوَامْ اُولُونُورْ اِسَه جَنَابِ حَقْ دُعَامِزِى قَبُولْ اِيدَرْ، اِنْشٰٓاءَاللّٰهُ تَعَالٰى*

 

  ESMAÜ’L-HUSNA

  دُعٰٓاءُ اَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى

بِسْـــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يم

اَللّٰهُمَّ اِنّ۪ى اَسْئَلُكَ، وَاَعُوذُبِكَ، وَاَتَوَسَّلُ اِلَيْكَ، وَاَتَوَجَّهُ اِلَيْكَ، وَاَتَضَرَّعُ اِلَيْكَ، بِاَسْمٰٓائِكَ الْحُسْنٰى

هُوَاللّٰهُ الَّذ۪ى لٰٓا اِلٰهَ اِلّٰا هُوَ

 يَا اَللّٰهُ جَلَّ جَلَا لُهُ

يَا رَحْمٰنُ         Dünyada kafire, mü’mine merhamet eden

 يَا رَح۪يمُ        Ahirette yalnız mü’minlere merhamet eden

يَامٰلِكُ           Bütün mülkün sahibi

يَاقُدُّوسُ       Ayıplardan temiz

يَاسَلٰامُ      Ayıptan selâmette,

يَامُؤْمِنُ             Kullarını zulümden emin edici

يَامُهَيْمِنُ       Görüp gözeten

يَاعَز۪يزُ            Her nesnenin üzerine galip ve aziz olan

يَاجَبَّارُ               Ey halkın halini islah eyleyen

يَامُتَكَبِّرُ            Şanı yüce

يَاخَالِقُ          Eşyayı halk eyleyici

يَابَارِئُ           Eşyayı alemdeki nizamına uygun yaratıcı

يَامُصَوِّرُ            Her şeylerin suretini yaratıcı

يَاغَفَّارُ               Bütün günahları af eyleyici

يَاقَهَّارُ                Her güçlere galip gelici

يَاوَهَّابُ         Hem bağışlayıcı hemde kullarına çeşitli nimetler verici

يَارَزَّاقُ            Cümle yaratılmışlara rızk verici

يَافَتَّاحُ           Rahmetini artırıp açan  

يَاعَل۪يمُ           Her şeyleri bilici

يَاقَابِضُ           Dilediğini açan dilediginin rızkını daraltan

يَابَاسِطُ          Rızkı ve gayrileri rahmetiyle hem açan hem kısan

يَاخَافِضُ        İnsanları hem zelil hem aziz eyleyici

يَارَافِعُ            Dilediğini yükseltip aziz eyleyen

يَامُعِزُّ                 Dostlarına izzet verip aziz eyleyici

يَامُذِلُّ            Düşmanlarını hor ve hakir eyleyici

يَاسَم۪يعُ                Her şeyleri işitici

يَابَص۪يرُ              Her şeyleri kuvvetli görücü

يَاحَكَمُ             Her şeye hükmeden

 يَاعَدْلُ          Ey adil adalet sahibi

يَالَط۪يفُ        İkramı lütfu ihsanı bol olan

يَاخَب۪يرُ               Her nesnelerden haberdar olan

يَاحَل۪يمُ          Günahları af eyleyip yumuşaklılıkla muamele eyleyen

يَاعَظ۪يمُ         Azamet sahibi (gücüne erişilmeyen)

يَاغَفُورُ              Çok bağışlayan günahları af edici

يَاشَكُورُ         Yapılan ibadetlerin mükafatını veren

 يَاعَلِىُّ                 Her şeyden münezzeh ve yüce olan

يَاكَب۪يرُ                Her kudret üzerine kudreti kafi gelen

يَاحَف۪يظُ           Yaratılan halkı kötülüklerden saklayıcı

يَامُق۪يتُ        Her şeye kadir her işleri gören

يَاحَس۪يبُ     Kulların her hisabına kafi olan

يَاجَل۪يلُ         Her şeyler ona nisbetle hakirdir

يَاكَر۪يمُ           İkramı hayrı yardımı menfati çok olan edici

يَارَق۪يبُ            Her şeyleri görüp hafız olan

يَامُج۪يبُ          Ey duaları kabul edip icabet eden

يَاوَاسِعُ          Rahmetiyle herşeyi kuşatan

يَاحَك۪يمُ      Hüküm ve hikmet sahibi

يَاوَدُودُ            Ey muti kullarını sevici

يَامَج۪يدُ            Lütfu ihsanı bol olan

يَابَاعِثُ         Ölüleri tekrar diriltici.

يَاشَه۪يدُ            Her şeyler O’nun nazarından gaip olmaz

يَاحَقُّ             Varlığı gerçek ve sabit olan

يَاوَك۪يلُ             Kullarını koruyup rızklarına kefil olan

يَاقَوِىُّ                Kudreti tamam olup hiçbir şeylerden aciz olmayan

يَامَت۪ينُ            Herkesten kati kuvvetli olan

يَاوَلِىُّ                 Yani kendine itaat eden müminleri sevici

يَاحَم۪يدُ            Övülmeye layık olan

يَامُحْص۪ى        İlmi her şeyi kuşatıp zapt eyleyici

يَامُبْدِئُ            Yoktan ilk defa, yaratan

يَامُع۪يدُ           Dünyada hayattan ölüme, ahirette ölümden hayata döndürücü

يَامُحْي۪ى                Ey hayat verici

يَامُم۪يتُ              Yani ey öldürücü

يَاحَىُّ             Diriliği ebedi olan

يَاقَيُّومُ                Gücü yeten.

يَاوَاجِدُ          Fakirliğe düşmeyen zengin, hiç kimseye muhtaç olmayan

يَامَاجِدُ             İkramı geniş olan

يَاوَاحِدُ          Tek olup benzeri eşi olmayan

يَااَحَدُ            Bir olan ikiliği kabul etmeyen

يَاصَمَدُ         İhtiyaçlarını te'min için baş vurulan

يَاقَادِرُ             Her şeye güç yetiren

يَامُقْتَدِرُ         Güç sahibi

يَامُقَدِّمُ          Dilediğini öne alan

يَامُؤَخِّرُ          Dilediğini tehire bırakan

يَااَوَّلُ              Varlığının evvelinin evveli olmayan

يَاآخِرُ                 Ahirinin ahiri olmayan

يَاظَاهِرُ              Varlığını yapmış olduğu sanatlarıyla ayan eden

يَابَاطِنُ          Mahlukâta bu dünyada cesat gözü ile görünmeyen

يَاوَال۪ى            Mülkünden tasarruf sahibi olan

يَامُتَعَال۪ى       Yarattıklarına benzemeyen

يَابَرُّ                      Bütün iyilik ve ihsanın kaynağı

يَاتَوَّابُ             Tövbeleri kabul eden

يَامُنْتَقِمُ         İntikam alan

يَامُنْعِمُ              Nimet veren

يَاعَفُوُّ                 Ey günahları affedici

يَارَؤُفُ               Çok rahmet, çok şefkat edici

يَامٰالِكَ الْمُلْكِ                             Her şeye tasarruf edici

يَاذَالْجَلٰالِ وَاْلاِكْرَامِ             Büyük ikram sahibi

يَارَبِّ             Alemlere nizam verici terbiye edici

يَامُقْسِطُ       Adaletle taksim edici

يَاجَامِعُ             Cem eden toplayan

يَاغَنِىُّ             Kimseye ihtiyacı olmayan

يَامُغْن۪ى           Zengin eden

يَامُعْط۪ى        Karşılıksız veren

يَامَانِعُ                Dilediği kimseyi dilediği şeyden men eden

يَاضَارُّ            Dilediğine zarar veren

يَانَافِعُ                 Dilediğine fayda veren

يَانُورُ               Alemleri nuruyla aydınlatan

يَاهَاد۪ى          Ey doğru yol gösteren

يَابَد۪يعُ            Eşsiz olarak yaratıp meydana çıkaran

يَابَاق۪ى            Ebedi olan

يَاوَارِثُ             Her şey yok olduktan sonrada varlığı devam eden

يَارَش۪يدُ             Yaratılmışları irşad eyleyen

يَاصَبُورُ          Âsîlerden intikam almada acele etmeyen,

جَلَّ جَلَا لُهُ

Doksan dokuz Esmaü’l Hüsna burada bitmiş oldu. Buradan sonrakiler doksan dokuz esma toplu birlikte çekilip bittikten sonra ki sonu ya sabur.

Ondan sonrakiler esmanın yapılacak duasıdır. Duasını cemaatten bir kimse yapar, cemaatte âmin derler, duasını bitirirler, inşeallah.

وَجَلَّ شَانُهُ وَعَمَّ نَوَالُهُ وَلٰٓا اِلٰهَ غَيْرُهُ * هُوَ اَللّٰهُ الْوَاحِدُ الْاَحَدُ الْفَرْدُ الصَّمَدُ الَّذ۪ى لَمْ يَتَّخِذْ صَاحِبَةً وَلٰا وَلَدً * لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَ لَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ * لَهُ الْاَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى وَلَهُ الْمَثَلُ الْاَعْلٰى وَالصِّفَاتُ الْعُلْيَا فِى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ * لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَيْئٌ فِى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ * لَا تُدْرِكُهُ الْاَبْصَارُ وَهُوَ يُدْرِكُ الْاَبْصَارُ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ * يَاحَىُّ يَاقَيُّومُ * يَاذَالْجَلٰالِ وَالْاِكْرَامِ * اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَ * اَللّٰهُمَّ يَا خَفِىُّ الْاَلْطَافِ * نَجِّنَا مِمَّانَخَافُ * اَللّٰهُمَّ اِنَّا نَسْئَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ * فِى الدّ۪ينِ وَالدُّنْيَا وَالْآخِرَة ِ * اَللّٰهُمَّ اسْتُرْ عَوْرَاتَنَا * وَآمِنْ رَوْعَاتِنَا * يَامُقَلِّبَ الْقُلُوبِ * ثَبِّتْ قُلُوبَنَا * عَلٰى طَاعَتِكَ وَد۪ينِكَ * رَبَّنَازِدْنَا عِلْمًا * وَتَوْفِيقًا * وَهُدًى * آمِينْ * اَللّٰهُمَّ احْفَظْنَا عَنِ الْمَوَانِعِ فِى طَر۪يقِ الْوُصُولُ * اِلَيْكَ تَوَفَّنَا مُسْلِمًا وَاَلْحِقْنَا بِالصَّالِح۪ينَ * اَللّٰهُمَّ انْصُرْ مَنْ نَصَرَ الدّ۪ينِ * مُحَمَّدٍ وَاخْذُلْ مَنْ خَذَلَ الْمُسْلِم۪ينَ * بِحُرْمَةِ سَيِّدِنَامُحَمَّدٍ صَلَّى اَللّٰهُ تَعَالٰى عَلَيْهِ وَسَلَّمَ * وَعَلٰى آلِه۪ وَصَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ * اَللّٰهُمَّا اغْفِرْلَنَا وَلِوَالِدَيْنِنَا وَلِاُسْتَاذِنَا وَلِمَشَايِخِنَا وَلِمَنْ لَهُ حَقٌّ عَلَيْنَا وَلِجَم۪يعِ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ * وَالْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ * اَلْاَحْيٰٓاءُ مِنْهُمْ وَالْاَمْوَاتِ * اِنَّكَ سَم۪يعٌ قَر۪يبٌ مُج۪يبُ الدَّعَوَاتِ * بِحُرْمَةِ اَسْمٰٓائِكَ الْحُسْنَى* وَبِحُرْمَةِ حَب۪يبِكَ مُحَمَّدٍۨالْمُصْطَفٰى صَلَّى اَللّٰهُ تَعَالٰى عَلَيْهِ وَسَّلَمَ * يَا اَرْحَمَ الرَّا حِم۪ينَ ...

يَارَبِّى بِزْلَرِى رِضٰاءِ شَرِيفِكْدَنْ آيِرَجَقْ عَمَلَّرْدَنْ مُحَافَظَه اَيْلَه * رِضٰاءِ شَرِيفِكَه مُوَافِقْ عَمَلَّرِى يَابْمَيَه بِزْلَرِى مُوَافِقْ اَيْلَه يَارَبِّى * شَيْطَانِ عَلَيْهِ اللَّعْنَه نِكْ بِزْلَرِى اَزْدِرْمَسِنَه مَيْدَانْ وِيرْمَه يَارَبِّى * بِزْلَرِى اُوظَالِمْ دُوشْمَانِكْ شَرِّ نْدَنْ مُحَافَظَ اَيْلَه يَارَبِّ * بِزْلَرِى وَاَوْ لَادْلَرِمِزِى وَذُرِّ يَّاتِمِزِى اِيكِى جِهَانْدَه عَزِيزْ وَمُحْتَرَمْ اَيْلَه يَارَبِّ * دُنْيَانِكْ هَرْتُورْلُو اٰفَاتْ، بَلَا، كَدَرْ وَغَمْ وَاَ لَمْلَرِ نْدَنْ وَشَرْلَرِينْدَنْ مُحَافَظَ اَيْلَه * وَقْتِ مِزْ تَمَامْ اُولْدُوغُنْدَه كَامِلْ اِيمَانْلَه قُرْاَنْدَنْ وَعَفْوِ غُفْرَانْدَنْ اَيِرْمَ يَارَبِّ * اَنَالَرِمِزْ وَبَابَالَرِمِزْ اِيلَه وَجُمْلَه مُؤْمِنْلَرِى بِرْلِكْدَه وَعْدِكْ اُولَانْ جَنَّتِى اَعْلٰى يَه دَاخِلْ اَيْلَه * يَا رَبَّنَا بِزْمْ قَلْبْ لَرِمِزِى كَلِيمَءِ تَوْحِيدِكْ نُورُ يْلَه نُورْلاَنْدِرْ وَمُنَوَّرْاَيْلَه * بِزْلَرَه عَشْقِكِى وِيرْ، شَوْقِكِى وِيرْ، مُحَبَّتِنِى وِيرْ، حَبِيبِكْدَنْ اَيِرْمَا * نَفْسِمِزِى اِصْلاَحْ اَيْلَيُوبْ بِزِى سَكَا يَاقِينْ اُولاَنْ قُوللَّرِكْدَنْ اَيْلَه * بِزْلَرَه هَمْ دُنْيَا اِيلِيكْلَرِينِى، هَمْ آخِرَةْ اِ يِلِيكْلَرِينِى وِيرْ يَارَبِّ * عَذَابِ جَهَنَّمْدَنْ بِزْلَرِى قُورُو، مُحَافَظَ اَيْلَ * يَارَبَّنَا بِزْلَرَه مَرْحَمَتْ اَيْلَه. يَااَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ *

رَبَّنٰا آتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاَخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارْ * وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلٰاةُ وَالسَّلٰامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ * وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ * اَلْفَاتِحَه *

ESMAUL HÜSNA

Esmaul Hüsna hem eski yazıya göre yazılmış, hemde Türkçe olarak yazılmıştır. Kur’an-ı Kerim okumasını bilenler eski yazıdan, bilmeyenler Türkçe olarak okuyabilirler.

 

Bismillahirrahmanirrahiym

 

“Allâhümme inniy es’elüke ve eûzu bike ve etevesselu ileyke ve eteveccehu ileyke ve etedarrau ileyke bi esmâikel hüsnâ hüvallâhülle-zi Lâ ilâhe illâ hu”

Yâ Allâhu celle celâlühu, Yâ Rahmânu, Yâ Rahimu, Yâ Mâliku, Yâ Kuddusu, Yâ Selâmu, Yâ Mü’minu, Yâ Müheyminu, Yâ Aziyzu, Yâ Cebbâru, Yâ Mütekebbiru, Yâ Hâliku, Yâ Bâriu, Yâ Musavviru, Yâ Ğaffâru, Yâ Kahhâru, Yâ Vehhâbu, Yâ Rezzâku, Yâ Fettâhu, Yâ Alimu, Yâ Gâbidu, Yâ Bâsitu, Yâ Hâfidu, Yâ Râfiu, Yâ Muizzu, Yâ Muzillu, Yâ Semîyu, Yâ Basiyru, Yâ Hakemu, Yâ Adlü, Yâ Latîfu, Yâ Habiru, Yâ Halimu, Yâ Azimu, Yâ Ğafûru, Yâ Şekûru, Yâ Aliyyu, Yâ Kebiyru, Yâ Hafiyzu, Yâ Mugiytu, Yâ Hasiybu, Yâ Celiylu, Yâ Keriymu, Yâ Ragibu, Yâ Mucibu, Yâ Vâsiu, Yâ Hakimu, Yâ Vedûdu, Yâ Mecidu, Yâ Bâisu, Yâ Şehiydu, Yâ Hakku, Yâ Vekiylu, Yâ Kaviyyu, Yâ Metiynu, Yâ Veliyyu, Yâ Hamiydu, Yâ Muhsî, Yâ Mubdiu, Yâ Muiydu, Yâ Muhyi, Yâ Mumiytu, Yâ Hayyu, Yâ Kayyumu, Yâ Vâcidu, Yâ Mâcidu, Yâ Vahidu, Yâ Ahadu, Yâ Samedu, Yâ Kâdiru, Yâ Muktediru, Yâ Mukaddimu, Yâ Muahhıru, Yâ Evvelü, Yâ Âhiru, Yâ Zâhiru, Yâ Bâtınu, Yâ Vâli, Yâ Mutâli, Yâ Berru, Yâ Tevvâbü, Yâ Muntekımu, Yâ Mun’ımu, Yâ Afuvvu, Yâ Raûfu, Yâ Mâlikül Mülkü, Yâ Zel Celâli vel ikrâmi, Yâ Rabbi, Yâ Muksitu, Yâ Câmiu, Yâ Ğaniyyu, Yâ Muğniy, Yâ Mu’tiy, Yâ Mâniu, Yâ Darru, Yâ Nâfiu, Yâ Nûru, Yâ Hêdi, Yâ Bediu, Yâ Bâkî, Yâ Vârisu, Yâ Reşiydu, Yâ Sabûru. Celle celâlühu.

Doksan dokuz Esmaü’l-Husna burada bitmiş oldu. Buradan sonrakiler doksan dokuz esma toplu birlikte çekilip bittikten sonra ki sonu Ya Sabur. Ondan sonrakiler esmanın yapılacak duasıdır. Duasını ce-maatten bir kimse yapar. Cemaatte âmin derler duasını bitirirler. İnşeallah.

“Ve celle şanuhu ve amme nevaluhu vela ilahe ğayruhu Hüval-lahül vahidul ahadül ferdüs samedülleziy lem yettehız sahibeten vela veleden lem yelid velem yuled velem ye küllehu küfüven ahadun. Lehul esmaül hüsna velehül meselül a’la vessıfatül ülya. Fissemavati vel ardı ve hüvel aziyzul hakiymu. Leyse kemislihi şey’un fissemavati vel ardı ve hüves semi ’ul aliym. La tudrikühül ebsaru ve hüve yud-rikül ebsaru ve hüvel latiyful habiyru. Ya Hayyu Ya Gayyumu ya zel celali vel ikramı ihdinas sıratal mustakıyme. Allahümme ya hafiyyül eltafi neccina mimma nehafu. Allahümme inne Nes’elükel afve vel afiyeti fiddiyni veddünya vel ahireti. Allahümmestür avretina ve amin revatina Ya mugallibel gulubi sebbit gulubena ala taatike ve diynike rabbena zidna ilmen ve tevfiykan ve hüdâ. Âmin. Allahümmahfazna anil mevani’i fi tariykıl vusul ileyke teveffena müslimen ve elhıgna bissalihiyne. Allahümmensur men nasaraddiyni Muhammedin vahzul men hazelel müslimine bi hürmeti seyyidina Muhammedin sallallahu teala aleyhi ve selleme ve ala alihi ve sahbihi ecmaiyne. Allahüm-mağfirlena veli valideyna veli üstazına veli meşayıhına veli men lehu hakkun aleyna veli cemi-il mü’miniyne vel mü’minatı vel müslimiyne vel müslimatı el ahya-i minhum vel emvati inneke semi’un garibun mucibut da’veti bi hürmeti esmaikel hüsna ve bi hürmeti habibike Muhammedinil Mustafa sallallahu teala aleyhi ve selleme ya erhamer-rahimiyne”

Ya Rabbi, bizleri Rızai Şerifinden ayıracak amellerden muhafaza eyle. Ya Rabbi Rızai Şerifine muvafık amelleri yapmaya bizleri muvaf-fak eyle. Ya Rabbi şeytani aleyhil la’nenin bizleri azdırmasına meydan verme. Ya Rabbi bizleri o zalim düşmanın şerrinden muhafaza eyle. Ya Rabbi bizleri ve evlatlarımızı ve zürriyatımızı iki cihanda aziz ve muhterem eyle. Ya Rabbi dünyanın her türlü afet, bela, keder, gam ve elemlerinden ve şerlerinden muhafaza eyle. Ya Rabbi vaktimiz ta-mam olduğunda kâmil imanla Kur’an’dan ve afvu ğufranından ayırma. Ya Rabbi analarımız ve babalarımız ile ve cümle mü’minleri birlikte vaadin olan cenneti a’laya dâhil eyle. Ya Rabbi bizim kalplerimizi keli-me-i tevhidin nuru ile nurlandırıp münevver eyle. Ya Rabbi bizlere aş-kını ver, şevkini ver, muhabbetini ver, Habibinden ayırma, nefsimizi ıslah eyleyip bizleri sana yakın olan kullarından eyle. Ya Rabbi bizlere hem dünya iyiliklerini hem ahiret iyiliklerini ver. Ya Rabbi azabı ce-hennemden bizleri koru, muhafaza eyle. Ya Rabbena bizlere merha-met eyle ya erhamerrahimiyn. Rabbena atina fiddünya haseneten ve fil ahireti hasanaten ve gına azabennar velhamdulillahi rabbil alemine vesselatü vesselamu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sah-bihi ecmaine velhamdulillahi rabbil alemine el Fatiha.

 


[1] C. Sağir Muhtasarı c.2. s.12–13/1320 (2:483/2367).

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>