canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Ayete'l-Kürsi ve Tesbihler - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

AYET’EL KÜRSİ VE TESBİHLER

 

Hadis-i şerifi İmam Gazali, Hüccetü’l İslam’da, sahife 18’de nakletmiştir; Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Bir kişi namazdan sonra bir kere Ayet’el Kürsi okusa, o ayet göklere doğru çıkıp, taa arşa değin varır, dahi durmayıp hareket eder ve der ki, ya Rabbi, Beni okuyan kulunu yarlığamayınca (mağfiret etmeyince) durmazam, diye Hak Teala Hazretleri mekandan münezzeh olarak azamat-ı şaniyle buyurur ki; Ey Benim meleklerim, sizler şahid olun ki namazdan sonra Ayet’el Kürsi okuyan kulumun günahlarını af ve mağfiret eyledim, buyurur.

Yine Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurur ki; Her kim namazdan sonra Ayet’el Kürsi okursa, Hak Teala Hazretleri o kula her harfine kırk sevap verir. Ve farz namazından sonra okuyanlara, şafiiler gibi, farz namazını kıldıktan sonra, yerinden kalkmadan Ayet’el Kürsi okusa, Hak Teala Hazretleri ona şakirler sevabı verir, dahi peygamberler ve sıddıklar sevabı verir.

Yine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim namazdan sonra, yerinden kalkmadan bir kere Ayet’el Kürsi okusa, ondan sonra otuz üç kere subhanallah, otuz üç kere Elhamdülillah ve otuz üç kere Allahuekber derse, cümlesi doksan dokuz olur. Bir kere de, la ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdu ve huve ala kulli şey’in kadir derse, Cenab-ı Hak ve tekaddes hazretleri o kişinin bütün günahlarını af ve mağfiret eder; günahları deniz köpüğünce dahi olursa da.

Yine bir hadis-i şerifinde Fatıma validemiz gelin olma sırasında Peygamber Efendimize dediler ki, her kadının gelin olurken mehri vardır, benim hiç mehrim yok deyince Peygamber Efendimiz buyurdular ki; ya Fatıma, mehir istiyorsan vereyim, veyahut mehirden daha kıymetli ve dünya malının hepsi senin olup, onun da hepsini Allah yolunda sadaka etsen, daha bundan hayırlısını istiyorsan onu vereyim, deyince; öyleyse onu ver dedi. İşte her namaz sonundaki otuz üçer çektiğimiz tesbihlerdir. Doksan dokuz olur, bir kere de kebiren kadiren la ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdu ve huve ala kulli şey’in kadir, derse, Cenab-ı Hak Teala ve Tekaddes Hazretleri bu mükafatları ihsan eder. Yalnız itikat ile ve bu tesbihleri çekerken huzur-u kalp ile manalarını düşünür, ağır ağır çekilirse tesirini bulur, inşaallahu Teala.

İsa aleyhisselam ölüyü okur diriltirdi. Arkadaşlarından bir tanesi bu duayı bana da öğret dedi. Duayı öğretti, o da bir ölüye okudu ise de ölü dirilmedi. İsa aleyhisselam’a gelip ben de ölüye okudum dirilmedi deyince, İsa aleyhisselam buyurdular ki dua aynı duadır fakat ağız İsa’nın ağzı değildir, dedi.

İşte itikatlı kamil bir mü’minin kalbi, ağzı yivi, seti sağlam bir tüfek, silah gibidir. Münkir münafığın ağzı kalbi bozuk bir silah gibidir.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>