canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Akrabayı Bırakmamak - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

AKRABAYI BIRAKMAMAK

 

İşte mü’minlerin nişanı, hem akrabayı, hem de Allah için samimi dostu, akrabasını ve bütün İslam alemini düşünür. Onların Allah ve Resulullah’ın rızasına yönelmelerini ister, O’nu düşünür. Cenab-ı Allah’ta kendilerini düşünür, perişan etmez. İnsanların canına, malına, ırz ve namusuna tecavüz eden hainlerin iki dünya-nın rezaleti, horluğu, perişanlığı sonunda bu dünyada iken başlayıp gözükmektedir.

Hadis-i Şerif:

بُدَلٰٓاءُ اُمَّت۪ى لَايَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ بِكَثْرَةِ صَلَاةٍ وَلَاصِيَامٍ وَلٰكِنَّ يَدْخُلُونَهَا بِسَلٰامَةِ الصُّدُورِ وَسَخَاوَةِ النُّفُوسِ وَالرَّحْمَةِ لِجَم۪يعِ الْمُسْلِم۪ينَ

Yani “ümmetimin kıldıkları namaz ve orucun çokluğu ile cennete girmezler. Fakat kalp temizliği, gönül enginliği ve bütün müslümanlara merhamet, cömert oluşları ile cen-nete girerler.”[1]

Musa aleyhisselam bir münacatında sordu, ya Rabbi, beni ne sebeple temiz kul olarak kabul ettin? Cenab-ı Hak buyurdu ki, mahlukatıma merhametli olduğun için buyurdular.

Hadis-i Şerif:

مَنْ لَا يَرْحَمْ لَا يُرْحَمْ

Yani “merhamet eden kimseye, kendine de merhamet edilir.”[2]

Hadis-i Şerif: alındığı kitaplar Buhari, Müslim;

مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَلْيُكْرِمُ ضَيْفَهُ وَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَلْيَصِلْ رَحْمَهُ وَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا اَوْلِيَصْمُتُ

“Her kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, misa-firine ikramda bulunsun. Her kim ki, Allah’a ve ahiret gü-nüne inanıyorsa, akrabalık bağlarını kesmesin. Her kim ki, Allah’a ve ahiret gününe inanıyor ise, hayır söylesin, yoksa sükut etsin.”[3] Hadis-i Şerifin alındığı kitaplar Buhari, Müslim. Yine Buhari ve Müslim’den: Her kim ki, rızkının bol olmasını isterse, ömrünün uzatılmasını isterse, akrabalık bağlarını koparmasın. Yine Hadis-i Şerif, Buhari, Müslim’den:

Sadaka, sıla-i rahm, Cenab-ı Allah bu ikisi ile ömrü bereket-lendirir. Ölüm halinde hüsn-i hatime ile ruhunu teslim eder, yani ölüm hali çok güzel hal ve imanla hitam bulur, inşaallahu Teala.

Sıla-i Rahm:

Sıla-i rahm dediğimiz, hem akrabaları ziyaret, hem de Allah için konuşup, Allah için sevişmiş olduğu, Allah için olan akrabayı unutmamak, onları mümkün mertebe ziyaret etmek, her türlü hal-lerini anlayıp, elden geldiği kadar maddi ve maneviyatlarını koru-yup, muhafazaya çalışmak olmalıdır. Hadis-i Şerif:

اَلصَّدَقَةُ تَرُدُّ الْـبَلٰٓاءَ وَتَز۪يدُ ف۪ى الْعُمُرِ

Yani “sadaka belayı def eder, geri döndürür, ömrü de uzatır.”[4] Yine bir hadis-i şerifinde:

Zekat ile malınıza gelen hastalıkları zekat ile tedavi edin. Vü-cudunuza gelen hastalıkları sadaka ile tedavi edin, buyuruyorlar.

Bir de şeyhimiz Bilal Baba hazretlerinden rivayet: Ashaplar-dan yetim bir çocuğu ashapların yardımı ile evlendiriyorlar. Pey-gamber Efendimiz buyuruyor ki, bu çocuğun eceli bu gece tamam, hitam buluyor, buyurması üzerine, ashaplar müteessir oluyorlar. Sabah oluyor, sabah namazını kılınca, Peygamber Efendimiz as-haplara gidin, o gencin evine cenazesine hazır bulunun. Ashaplar gidiyorlar, gencin evine ki genç sağdır. Gelip Resulullah’a haber veriyorlar. Resul-i Ekrem Efendimiz, gidin o gencin evine, biz varana kadar yataklarını kaldırmasınlar. Resul-i Ekrem Efendimiz eve geliyor, o gencin yattıkları döşeği kaldırıyor ki, bir büyük yılan yatıyor. Yılana dedi ki, sen bu işe tayin oldun idi. Senin sokmanla ölecek idi, deyince yılan, bu vazife için geldim, döşeğin altına giz-lendim. Bu iki genç akşam sofrayı açtılar, yemeğe başlayınca, dış kapı çalındı. Hemen genç kapıya vardı ki, bir sail fakir, ne istiyorsun deyince, fakir karnım aç, bir fakirim, eğer bir yiyecek var ise, Allah rızası için ver, yiyeyim. Hemen genç gelip, sofradaki yemek tepsisini olduğu gibi fakire verince o zaman yılan, beni bir demir sandık içine koydular. Halen uyuşukluğum gitmedi. Resul-i Ekrem Efendimiz buyuruyor ki, Cenab-ı Hak üç kimsenin ömrünü kısaltır; bir, zulme devam eden, iki, içkiye devam eden, üç; zinaya devam eden. Bu üç kimselerin Cenab-ı Hak ömürlerini kısaltır, bu-yurdu. Ömrü kul uzatıp, kısaltamaz. Allah dilerse hem uzatır, hem kısaltır. Hiç kimsenin karışma hakkı yoktur.

Enbiya suresi 23. Ayet:

لَا يُسْـَٔلُ عَمَّا يَفْعَلُ وَهُمْ يُسْـَٔلُونَ

Allahu Teala işlediği işten mes’ul olmaz. Karşısında eşi ve şeriki yoktur. Yerde ve gökte Allah’dan gayri ma’bud yoktur. Eğer bir başka ma’bud olsa idi, bütün alemin intizamı ve düzeni, inti-zamı bozulurdu. İşte Allah birdir, şeriki, ortağı yoktur. O Allah her şeye kadirdir. Dilerse varı yok eder, yoku var eder. Hiç kimse karı-şamaz. Yaptığı işten hiç kimse bir şey soramaz.

 


[1] Deylemi el-Firdevsü bi Me’sûru’l-Hıtab, c. 1, s. 231/884 (Beyrut).

[2] Kenzü’l-İrfan 1001 Hadis, s. 85/523.

[3] Sahihi Buhari, c. 5, s. 2273/5787 (Beyrut).

[4] Bu mealdeki hadisi şerifler için bakınız Kenzü’l-İrfan, Camiü’s-Sağir, Ğunyetü’t-Talibin, Cem’u’l-Fevaid.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>