canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Ashab-ı Kiramın Fazileti - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

ASHAB-I KİRAM’IN FAZİLETİ

 

دَعُوال۪ى اَصْحَاب۪ى فَوَالَّذ۪ى نَفْس۪ى بِيَدِه۪ لَوْ اَنْفَقْتُمْ مِثْلَ جَبَلِ اُحُدٍ ذَهَبَا مَابَلَغْتُمْ عَمَلَهُمْ

Yani, “Sahabemi bana terk ediniz. Nefsim kendi yedin-de olan Cenab-ı Allah’a kasem ederim ki, fakir ve zayıflara Uhud dağının ağırlığında altın sadaka etseniz, onların a-melinin sevabı gibi bir sevaba nail olamazsınız.”[1]

دَعُوال۪ى اَصْحَاب۪ى وَاَصْهَار۪ى فَمَنْ اَذَا ن۪ى ف۪ى اَصْحَاب۪ى وَاَصْحار۪ى اَذَاهُ اللّٰهُ تَعَالٰى يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Yani “Ashab ve asharımı bana terk ediniz. Onların aleyhinde itale-i lisan ile bana eziyet verenleri yevmî kı-yamette Cenab-ı Allah muazzeb buyursun.”[2] Asharım dedi-ği damatları ve kayınlarıdır.

سَيِّدُ الشُّهَدٰٓاءِ حَمْزَ ةُ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ

“Şehitlerin en büyüğü Hazret-i Hamza bin Abdülmut-talib’dir.”[3]

سَيِّدُ الشُّهَدٰٓاءِ جَعْفَرُ بْنِ اَب۪ى طَالِبٍ

“Şühedanın en büyüğü İmam Ali Hazretlerinin bira-deri olan Cafer bin Ebi Talib’dir.”[4]

لَعَنَ اللّٰهُ مَنْ سَبَّ اَصْحَاب۪ى

 

“Ashabımdan birine seb ve şetm edene, Cenab-ı Hak lanet etsin.”[5]

مَنْ سَبَّ اَصْحَاب۪ى فَعَلَيْهِ لَعْنَةُ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓائِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَ

“Ashabımdan birini seb ve şetm edenlere Cenab-ı Allah ile melaike-i kiram ve cemii nasın laneti olsun.”[6]

اَسْخٰى اُمَّت۪ى مُعَاوِيَةُ بْنُ اَب۪ى سُفْيَانَ اَللّٰهُمَّ اجْعَلْهُ هَادِيًا مَهْدِيًّا

Yani, “Benim ümmetim meyanında en sahi olanı Muaviye'dir. Ya Rabbi, Muaviye’yi hadi ve mehdi kıl.”[7]

اَللّٰهُمَّ عَلِّمْ مُعَاوِيَةَ الْحِسَابَ وَاْلكِتَابَ وَقِهِ الْعَذَابِ

“Ya Rabbi, ilim, hesap ve kitabı Muaviye’ye talim ve kendisini azab-ı ahiretten muhafaza buyur.”[8]

سَئَلْتُ اللّٰهَ ِلاَصْهَارِى اَلْجَنَّةَ فَاَعْطَان۪يهَا اَلْبَتَّةَ

Yani, “Damatlarımla, kaın baba ve kaın biraderlerim gibi zevcatıma yakının bulunanların cennete duhulları için Cenab-ı Hakk’a tazarru ve niyaz eyledim. Cenab-ı Hak dahi kabulüyle beni mesrur eyledi.”[9]

شَفَاعَت۪ى مُبَاحَةٌ اِلّٰا عَلٰى مَنْ سَبَّ اَصْحَاب۪ى

Yani, “Şefaatim ümmetimden her birine şamildir, yal-nız ashabımı seb ve şetm edenler mahrumdur.”[10]

Bu ashablar hakkında yazdığımız konular ve hadis-i şerifler bin bir hadis Kenzü’l – İrfan kitabından, sahife 21-30’dan alınmış-tır. Çok dikkat edip, sakınalım. Onların arasına girip, adavet, buğz yapmayalım. Çünkü bin dört yüz küsur sene evvel onların arasında zuhur eden hallerine bizleri Cenab-ı Hak hakem tayin etmemiştir. Şu ayeti yazıyoruz, dikkat edelim: (Hicr suresi ayet-45)


[1] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s. 28/150, C. Sağir Muhtasarı c.2.s.394/218 (3:531/4222).

[2] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s. 29/151.

[3] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s. 29/152.

[4] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/153.

[5] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/154.

[6] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/155.

[7] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/156.

[8] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/157.

[9] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/160.

[10] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.29/162, Deylemi El-Firdesü bi Me’sûru’l-Hıtab c.2.s.352/3580 (Beyrut), Münavi Feyzü’l-Kadir c.4.s.163 (Mısır).

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>