canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

HACI MUHAMMED BİLAL NADİR HAZRETLERİNİN SOHBETLERİ 8 (ŞEYHIMIZIN BAŞINDAN GEÇEN BİR HATIRASI) - (BAHRU'L-VEFA)

 

HACI MUHAMMED BİLAL NADİR HAZRETLERİNİN SOHBETLERİ 8

8. Sohbet: ŞEYHIMIZIN BAŞINDAN GEÇEN BİR HATIRASI

Hacı Muhammed Bilal Nadir Hazretlerinin Sohbeti:

Bir gün ben o şeyh aradığım sıralarda çok şeyh aradım. Bir gün bir yere şeyha gittim. Öyle meth ettiler öyle meth ettiler onları ki, ocak zadeler, kendiler esastan beri büyük zatlar.

Ben de bu kadiri tarikatına çok yangınım, ben giderim bunlara dedim. Onlarda kadiri, vardım müridlerinin birini buldum, buna halımı arz ettim. Dedim ki; ben, şeyhınızın yanına gideceğim. Ben kadiri tarikatına çok talibim. Beni götür dedim.

Peki, götüreyim dedi.

Ve rehber bulduk, dedi ki öğlen ezanı okundu, öğlen namazını kılalım dedi.

Hem kuşluk namazını kılıyorlar, hem günde bir cüz Kur’an okuyorlar, bir Kur’an hatmediyorlar.

Tarikatları böyle; günde müridler bir cüz, Kur’an hatmetmeli her ayda.

Kuşluk namazı, evvabin namazı falan hep temam. Yandım ben bunlara, yaptıkları ibadete taate yanıyorum. Gidelim de bi öğlen namazını kılalım dedi.

Derken birde baktık ki şeyhları geldi, gelince oturduk, şeyhları gelince baktım ki şeyhın bıyıkları uzun, sünnet üzere kesmemiş fakat yine ben şey etmedim. Dedim ki benim aklımın yetmediği var herhalde. Yine şeyimi bozmadım.

Fakat midem bulandı. O zaman dedim ki, benim bu sefer biraz işim acele, köyde işim acele dedim. Gelecek sefere inşallah gelirim dedim.

O zaman şeyh dedi ki, sen git dedi. Senin miden bulandı dedi güldü, sen git dedi. Günde elli bir estagfirullahe’l-azim çek dedi. Ondan sonra bilmiyorum işte aklımda kalmadı; üç ihlas oku, bilmem ne oku, şunu oku, bunu oku, her gün buna devam et dedi. Rüyana da niyet et dedi rüyada görürsen gel dedi.

Peki dedim, geldim bunun dediği gibi elli bir estagfirullahe’l-azime bir de salavat-ı şerife… O dediğinin bana zararı ne ki? Ben okurum onu, okudum.

Bir gece rü’yamda baktım ki bir güzel su akıyor, suyun kenarında bir yeşil çimenin üstüne bir yeşil namazlık sermiş. Kıbleye karşı diz çökmüş, orda teveccüh edip oturuyor. Vardım, yanına yaklaştım. Yaklaşınca baktım ki bıyık yine öyle.

Dedim ki, sende bu bıyık varya, sen uçsan sana inanmam dedim. Şeriate muhalifsin ya. Ben seni tanımam dedim.

Ordan da geri döndüm.

Uyandım, bu sefer, ulan zalım nefis dedim, sen beni böylemi aldatıyorsun ne yapıyorsun? Herife rüyamda böyle söyledim.

Ben giderim dedim. Bunun esasını anlar gelirim. Belki nefis, şeytan böyle gösteriyor ki bu yoldan beni men edecek.

Zahiren herkesden soruyorum; yani, ibadetleri, zikirleri, yolları çok güzel. Kur’an okumaları, zikrullah yapmaları, ders çekmeleri, hepsi tamam. Hangisine de sorsan büyük evliyaullah bu diyor o şeyh için.

Dedim yine giderim. Vardım, yine o müridin yerini buldum. Müride dedim ki bu sefer şeyha gidelim dedim.

Peki dedi.

Yine öğle ezanı okundu. Dedi ki öğlen namazına gidelim, namazı kılalım, namazdan çıktıktan sonra gidelim dedi.

Peki dedim.

Camiye vardık, namazı kıldık. Namazı kıldıktan sonra duayı yaparken elimi kaldırdım, dedim ya Rabbi, eğer bu adamlar eğriyse billahi ben gidiyorum dedim. Eğer doğruysa sen bana doğruluğunu göster, eğriyse eğriliklerini göster. Ben bu kadiri tarikatının aşığıyım. Ben bunun için canımı atacağım. Artık sen bilirsin bunların nesi varsa, ne ayıbı varsa bana göster. İyiliği varsa iyiliğini göster açıktan açığa. Ben rü’yaya filan inanmam.

Böyle diyerek Cenâb-ı Hakk’a namazın sonunda dua ederken böyle yalvardım. Aha dedim bu saatte ben gidiyorum. Eğer sen bana sahip oluyorsan, sen bana bunların doğrusunu, eğrisini göster.

Böyle kesiştim Cenâb-ı Hakk’la; ya Rabbi, dedim işte gidiyorum, kötüysede atılacağım, sen bana iyisini göster.

Şimdi ordan kalktık geldik. Yine onun şu harat dükkânı var. harat, hele biraz oturakda öyle gidek dedi.

Allahu Teâlâ hazretlerine kurban olayım. Allah, öyle büyük Allah ki, hele biraz oturalımda gidelim dedi.

Peki dedim, oturduk biraz. Birde baktımki bir adam geldi. O adam geldi şöyle köşeye geçti, gözleri kızarmış bir adam. İşte şu şöyledir bu böyledir sövüyor, uuu neler söylüyor.

Ben o haratın yanında oturuyorum. Mürid şöyle etti bir şeye uzattı elini burada bir delikten bir şey çıkardı bir kutu, şöyle teneke çıkardı. Onada kamış taktı. Onun üstüne bir şeyler koydu, ateş koydu bu sefer başladı çekmeye.

O zaman o adam dedi ki, sen dedi bu arkadaşın yanında bunu yapıyorsun dedi. Niye yapıyorsun dedi.

O zaman dedi ki, o da bizim köyneğimizi geydi dedi.

Şimdi kendi çekti çekti ona verdi. O da çekti bu sefer geri buna verdi.

Bunlar bu haldayken birde baktık ki şeyh geldi, beklemiş beklemiş biz gelmeyince gendi geldi. Başında sarık, arkasında cübbe, camide de imam, şeyh. Camide namazı kıldırdı geldi. Geçti kapının arka tarafına oturdu.

O zaman buna biraz ekşi çehreyle baktı bu müride. Yani, sen niye gösterdin buna bunu?

O zaman dedi ki buda bizim köyneğimizi geydi dedi Şeykha.

Kendisi çekti dumanlandırdı dumanlandırdı ben ne olduğunu bilmiyorum, esrarmış. Bilenlere soruyorum esrar diyorlar. Dumanlandırdı dumanlandırdı çekti bu sefer ötekine verdi o da şeyhka uzattı o da içtikten sonra şeyhka uzattı.

Şeyh almadı, geri dönderdi.

Ben bildimki artık şeyh içmese uzatırlar mı? Bunu şeyhın içtiğini bildim.

Hele bekleyeyim dedim. Biraz durdum. Bir daha içtiler içtiler çektiler. Gene o ona verdi, o da tekrar gene şeyhka uzattı. Bu sefer şeyh aldı o da çekti.

Başında beyaz sarık, sırtında cübbe, camininde imamı.

Şimdi böyle görünce o zaman ben dedim ki benim köyde işim var dedim. Dükkâncı da bana dedi ki dükkânı tez kapatacağım gel eşyanı alacaksan al dedi.

Ben eşyalarımı alayım dedim.

Ayağa kalkınca yahu seninle sözümüz böyle miydi dedi.

O mürid öyle deyince şeyh dediki, sen böyle yaparsan o da öyle yapar işte dedi. Öylelikle savuştum gittim.

Bak Allahu Teâlâ hazretlerinin işine. Yani, belki bin tane müridi var. Binlerce de müridi var. Allah muhafaza etsin.

Ne kadar salih süleha adamlara söyledimse inanmadılar, yahu bu adamlar iyi adam filan deyi. Görmemişler.

Cenâb-ı Hak bana nasıl gösterdi. Allahu Teâlâ hazretlerine kardaşım sığındınmıydı Allah, adamı korur.

Bir adam ehl-i tarik olupta ben evliyayım, ben dervişim, ben şeyhım diyenler! Hele neyse derviş bilmiyor. Şeyhım deyip âleme şeyhlık yapanlar. Şeriatı bozuk oldumuydu maazallah maazallah Allah’ında düşmanı, peygamberinde düşmanıdır.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>