canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin Nurunun Cenab-ı Hakk'ın Nurundan Olduğu - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

PEYGAMBERİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEMİN NURUNUN CENAB-I HAK’KIN NURUNDAN OLDUĞU

 

Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin nurunun Allahu Tealanın nurundan olduğunu inkar edenlere cevap. Bunun üzerine şunu söylüyorum.

Cenab-ı Hak Hadisi kudsisinde buyuruyor ki:

كُنْتُ كَنْزًا مَخْفِيًّا فَاَحْبَبْتُ اَنْ اُعْرَفَ فَخَلَقْتُ الْخَلْقَ

Yani; “Ben bir gizli hazine idim, diledim ki bilineyim. Kendimden bir sevgi zuhur etti, Kendi nurumdan bir nur ayırdım” O nurdan ahir zaman nebisi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in nurunu halk eylediğini ve o nurun bir kısmından yerleri ve gökleri ve bütün mevcudatı yarattığını haber veriyor. O nurun bir kısmından da Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in ruhunu halk ettiğini ve bütün insanların ruhunu da Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in ruhundan halk ettiğini haber veriyor.”[1]

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hadisi şerifi ile aynen böyle haber veriyor. Bütün ruhları Peygamber Efendimizin ruhundan halk edince bütün ruhlara Cenab-ı Hak buyuruyor ki:

اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ

Yani ey ruhlar Ben sizin yaratan, halk eden Rabbınız değil miyim?[2] deyince bu esnada Cenab-ı Hak Teala ve Tekaddes Hazretlerinin,

 اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ

Hitabında bütün ruhlarımız aşka, şevke öyle bir sevgi zevke gelmişler. O zaman Cenab-ı Hak Teala ve Tekaddes Hazretleri bütün ruhlara Ben sizi yaratan Rabbınız değil miyim? kelamına öyle bir aşka zevke gelmişler. Ona karşı Cenab-ı Hak Teala Hazretleride bütün ruhlara ey ruhlar bu zevkden bu aşkdan buradaki bu Benim sevgimden muhabbetimden ayrılmayacağınıza vaad ediyormusunuz? deyince, قَالُوا بَلٰى  yani beli yâ Rabbî Sen bizim Rabbimizsin deyi bütün ruhlarda vaad etmişler. Ruhlardan Ahdi misak alınmıştır. Fıkıh kitaplarında yazılmış ki; bir kimseye sen Müslüman mısın diye sorsalar Elhamdülillah Allah’a hamd-ü sena ederim ki müslümanım diyecek. Ne zamandan beri Müslümansın diye sorsalar kalu beladan beri müslümanım demesi lazım kalu bela ne demekdir. Diye sorsalar işte ayet Elestü bi Rabbiküm hitabının cevabından beri müslümanım demektir. Yani Cenab-ı Hak Teala Hazretleri ruhlarımızı halk edince ruhlarımıza soruyor elestü bi Rabbiküm buyurmuş manası yani ey ruhlar Ben sizi Yaratan Rabbiniz değilmiyem deyince, ruhlarımız cevap olarak hepsi kalu bela beli yâ Rabbî Sen bizi Yaratan Rabbimizsin. Şimdi anlaşıldıki ezelde ruhlarımız halk olunduğunda Cenab-ı Hak ruhlarımıza ben sizin yaratan Rabbiniz değilmiyem sorusuna ruhlarımız hep birlikte cevap vermişlerki beli yâ Rabbî Sen bizi yaratan Rabbimizsin dediğimizi Cenab-ı Hak haber veriyor, ruhlarımızdan ahdi misak aldığını haber veriyor.

İşte burada büyük bir mükafat bir derece var. Nedir o bu dünya alemine gelenlerin içinden Allah’ın emirlerine uyup yasak kıldıklarından kaçıp huzuru kalp ile hakkı ile Allah’a ibadet itaat zikrullah fikrullah hayrat yollarında çalışıp koşuyu ileri geçenler suretten mana alemine geçenlerin içinde var ki ezeli ervahta yüce Rabbısının elestü cevabını işitince orda ruhlarımız pervaz edip aşka, şevke gelmişler işte burada çalışıp gayret ihlas doğru istikamette az yemek, az uyumakla zikrullahın fikrullahın çokluğu ile misal: Ceryanı fabrikadan alan bir ceryanlı direk misali olan hakkıyla şeriatı düzgün sünneti düzgün Allah’ın dostluğunu kazanmış bir mürşidi kamile teslim ile çalışanların içinde Allah’a sayısız hamdü senalar olsun ki ezeldeki elestü sorusuna zevke, aşka geldiği gibi bu dünyadada ruhan elestüdeki o aşkı o feyzi o zevki o lezzeti bulanlar tadını lezzetini alanlar var bizleri de ümmeti Muhammedide o sınıflardan eylesin Cenab-ı Hak amin ya Muin.

İşte ruhlarımız posta posta Allahu Telanın emriyle dünyaya gelince, Allahu Tealanın Resullarına, kitaplarına, alim, ülema olan zatlara bağlanıp, onların izahatı ile talimatı ile hakkıyla ihlaslı ibadet, zikrullaha çalışınca, bu çalışanların içlerinde evvelki elestüde ki hitabın bu dünya aleminde tekrar o sevginin, o aşkın, o muhabbetin zevkini, tadını, lezzetini alanlar vardır.

Yaratılışımızda, Cenab-ı Hak’kın elestü hitabında ruhlarımız aşka, coşa, zevke gelmişler. Cenab-ı Hak cümlemizi burda o zevkin lezzetini, aşkın, muhabbetin zevkini tadıp, alanlardan eylesin. Amin. Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem’in nurunun Cenab-ı Hak’kın nurundan olduğunu inkar edenlere cevap verilecektir. Allahu Tealanın inayetiyle, inşallah.

Allahu Teala Hazretleri kendinden başka yok iken evvela Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin nurunu kendi nurundan yarattı.

أَوَّلُ مَا خَلَقَ اللّٰهُ نُور۪ى

Yani “Allahu Teala evvele sizin Nebinizin nurunu halk etti.”[3] demektir.

Yine İmam Abdürrezzak’ın Cabir bin Abdullah radıyallahu anhdan sahih sened ile rivayet ettiği hadisi şerifte: Cabir radıyallahu anh,

يَا رَسُولَ اللّٰه بِاَب۪ى اَنْتَ وَاُمّ۪ى اَخْبَرَن۪ى عَنْ اَوَّلَ شَيْئٍ خَلَقَهُ اللّٰهُ تَعَالٰى قَبْلَ اْلأَشْيٰٓاءِ

Yani “Ya Rasûlallah anam babam sana feda olsunlar Cenab-ı Hak her şeyden önce hangi nesneyi halk etmiştir?” diyerek sorunca, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki;

يَا جَابِرْ اِنَّ اللّٰهَ تَعَلٰى خَلَقَ قَبْلَ اْلأَشْيٰٓاءِ نُورُ نَبِيِّكَ مِنْ نُورِهِ الْحَد۪يثِ

Yani, “Ya Cabir, muhakkak Allahu Teala Hazretleri her şeyden evvel sizin Nebi’nizin, Peygamberinizin nurunu bizzat kendi nuru ilahiyesinden halk eyledi.”[4] diyerek cevap vermiştir.

Hadisi şerifin devamı uzun, hadisi şerifin devamında, O nurdan da yerleri, gökleri ve bütün mevcudatı yarattığını haber veriyor.

أوَّلُ مَا خَلَقَ اللّٰهُ نُور۪ى

Yani, en evvel Allah sizin Peygamberinizin nurunu yarattı. Benim nurumu yarattı.[5]

O nuru dörde böldü, birinden arşı, kürsü, levhi, kalemi yarattı birindende melekleri yarattı. Birinden de yerleri gökleri yarattı. O birindende Muhammed Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ruhunu yarattı. İnsan suretinde olan bu ruha beni zikret dedi. Esmaül hüsnaları zikir ederken Rahman ismine gelince zuhuretini gördü, bütün besleyici, kafir mü’min demeyip rahmaniyetinden gelir görünce utandı. Nimeti ilahiyeden terledi. Damlalar düştü, onlardan bizim ruhlarımız halk olundu.

Peygamberlerin ruhlarını seçti. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem cümle ruhların başıdır. Ebel ervahtır. Onlardan ahdi mishak aldı. Dünyaya gelince kullarıma zikrimi ve sevgimi söyleyecek misiniz dedi. Onlar söz verdiler. Ahdi misak yaptılar.

Sonra bizim ruhlarımızdan ahdi misak aldı. Dünyaya gelince Benim sevgimden zikrimden ayrılmayacağınıza vaad ediyor musunuz?

اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ

“Ben sizin Rabbiniz değil miyim?”[6] deyince ruhlarımız;

قَالُوا بَلٰى

“Dediler ki belî” Sen bizim Rabbımızsın vaad ve ahd ediyoruz ki, zikrinden sevginden ayrılmayacağız.[7] Dediler.

Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretlerinin ikiyüz kadar isimleri var. Birisi ebel ervahtır. Yani ruhlar babası demektir. Ruhaniyette babamız Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in ruhudur.

Cesette babamız Hazreti Adem aleyhisselam’dır. Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Hazretlerinin bir adı da Hakikatul Hakayıktır. Yani bütün hakikatların hakikatıdır. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem bütün nurların nurudur. Bütün hakikatların hakikatıdır. Hakıkatul Hakayık derler.

Bunu bilmeyen hocalar itiraz ediyor. Allah’ın nurundan mı olur imiş bunu demek olur mu işte bunu söyleyen bu itikatta bulunanlar vahabiyyul mezheptir. Zamanımızda sapık hocalar, şaşkın hocalar çok. Allah şerlerinden muhafaza etsin. Saçmalayanlar çok.

Hıbban radıyallâhu anhanın rivayet ettiği bir hadisi şerifde buyruluyor ki.

يَأْت۪ي عَلٰى النَّاسِ زَمَانٌ اَلْقُرْآنُ ف۪ي وَادٍ وَهُمْ ف۪ي وَادٍ
غَيْرِه۪

“Nasın (insanların) üzerine bir zaman gelir ki, Kur’an bir başka tarafta onların kendileri başka taraftadır.”[8]

Yani Kur’an’ı Azimu-ş-Şanın söylediği başka kendilerinin söyledikleri ve itikadları ve anladıkları bir başkadır.

 Yine Cenab-ı Hak Kur’anı azimüşanda buyuruyor ki.

اَلنَّبِيُّ أَوْلٰى بِالْمُؤْمِن۪ينَ مِنْ أَنْفُسِهِمْ وَأَزْوَاجُهُ أُمَّهَاتُهُمْ

“Peygamber diyor, ümmetlerine analarından, babaların-dan, mallarından, evlatlarından, hepsinden, hatta canından evladır. Canından daha ileridir. Canından sevgilidir. Mü’min olanlara Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem canından daha sevgilidir. Onun kadınları da müminlerin anasıdır.[9]

Mecmuatu-l-Ahzab kitabında bunu açıktan açığa söyler. Der ki Allahu Tealanın nurundan olduğuna şu ayeti kerime delil şimdiye kadar söylediğimizi hadisi şeriflerle söyledik. Şimdi de ayeti kerime ile söyleyeceğiz inşallahu teala.

اَللّٰهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَاْلأَرْضِ مَثَلُ نُوِرِهِ كَمِشْكَاةٍ

“Allah yerlerin göklerin nurudur.”[10]

 مَثَلُ نُوِرِه۪

“O’nun nurunun bir temsilcisi var.[11]

O da Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in nurudur. Allah nurunu temsil eden;

 مَثَلُ نُوِرِه۪ كَمِشْكَاةٍ

“O’nun nurunu temsil eden misli olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in nurudur.”

كَمِشْكَاةٍ ف۪يهَا مِصْبَاحٌ

“Bir fener gibi içinde ışığı var. Orda misbah, ışık var. O ışık Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem’in nurudur.[12]

Bir kısım insanlar Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin nurunun Allah’ın nurundan olduğunu o Allah’ın yanında o kadar sevgili olduğunu yüksek olduğunu takdir edemiyor. Bunlar vahhabi mezhebine meyyal olanlardır. Allah şerlerinden bizleri muhafaza eylesin. Rabbımız Teala Hazretleri.

Bunun için bunların sözlerine kanmamalı sözlerine aldanmamalı Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin maneviyatını, ruhaniyetini, nuraniyetini bilmeli, böyle iman etmeli, O’da bizim gibi bir adam dememeli, O’nun maneviyatı Cenabı Allahu Tealanın nurudur. Onun hakikatı bütün hakikatların hakikatıdır ki bütün mevcudat O’nun hakikatından vücuda gelmişdir. Bu hakikata binaen,

Şeyhimiz Bilal Baba Hazretlerinin Giresun’da sürgünde iken Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem‘i rüyasında görmesi üzerine uyandığı anda zuhur eden yazmış olduğu beyitler

 

Ya Resulallah cemalin subhanellezi esra imiş

Saçın velleyli iza yağşâ gözün ven necmi ayetil Kübra imiş.

 

Veş şemsi zatın vedduha sıfatındır senin.

Nurun ala nurdu Hüvüyyetin Bu alemden Kübra imiş,

 

Senin hakkında indi surei Kevser

Deryayı feyzinde senin Kevser bir katra imiş

 

Manada senin kadrini bilen bildi kendi kendini.

Başın arşı alada ayakların tahtı sera imiş

 

Hilkatı ervahta sensin enbiyalar evliyalar atası

Hilkatı ecsamda Adem ata bu cümleden Kübra imiş

 

Mucizatın alemde cerayan etmededir. Hala gün gibi

Kur’an’il kerimul azimul burhan bu cümleden Kübra imiş

 

Kıl şefaat sen bugün enbiyalar serveri medet eyle medet

Bu güruhu aşikanın bu gulamı bu Bilali Nadiri cümleden sonra imiş

 

Meded ya Resulalah meded, meded ya Habiballah Meded

Her işinde ilahi ente maksudi olmaktır garzı

 

Niyetimde rızake matlubi olmaktır garzı

Niyet halis iman selamettir. Niyet Fasit insan melamettir.


[1] Mustafa bin Abdullah er-Rumi Keşf-uz-Zunun c.2.s.1040 (Beyrut), Ali bin Muhammed bin Ali el Cürcani Etta’rifat s.218 (Beyrut), M. Abdurraif el Münavi Ettearif s.568 (Beyrut)

[2] A’raf: 7/172.

[3] Ferâidü-l-Fevâid fi beyani-l-Akâid s.87 (Osmanlıca baskı.), Rûhu'l-Beyan tefsiri c.2.s.370, Şerh ve tercüme-i delaili Abdulkadir’i Geylani, Kettani Mütavatir hadisler.

[4] Şerh ve tercüme-i delaili Abdulkadir’i Geylani s.200, İmam Kastalani Mevahibi ledüniye c.1.s.7. İmam Abdurrezzak’tan

[5] Ferâidü-l-Fevâid fi beyani-l-Akâid s.87 (Osmanlıca baskı.), Rûhu'l-Beyan tefsiri c.2.s.370, Şerh ve tercüme-i delaili Abdulkadir’i Geylani, Kettani Mütavatir hadisler.

[6] Araf, 7/172.

[7] Araf, 7/172.

[8] Abdulhakim Et-Timizi Nevâdiru-l-Usul fi Ehadisi-r-Resul c.4.s.98(Beyrut)

[9] Ahzab, 33/6

[10] Nur, 24/35.

[11] Nur, 24/35.

[12] Nur, 24/35.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>