canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Nuru Muhammediyenin Doğuşu - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

NURU MUHAMMEDİYYE’NİN DOĞUŞU

 

1- Allahu Teâlâ’dır.

اللّٰهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَاْلأَرْضِ

“Allah yerin göğün nurudur.”[1]

2- Nuru ilahiden nuru Muhammediye sallallahu aleyhi ve sellem zuhur etmiştir. Hz. Muhammedin Resulullah sellallahu aleyhi vesellem cümle mevcudatın nuru ondan zuhur etmiştir. Evvela Allahu Teâlâ birdir. Şerîki ve nâzıri yoktur. Yerleri ve gökleri yoktan var eden odur. Cenab-ı Hak kendinden gayri kimse yok iken sübhane-i ilahisinden nuru Muhammed-i sallallahu aleyhi ve sellem kâmil surette rahmeten lil alemin olarak yaratıp, perde-i hicaplar andan zuhur edip, cümle hakikatlara hakikat olmuştur. Hadis-i Kudsi’sinde buyuruyor ki:

أَنَا سِرُّ اْلاِنْسَانِ وَسِرّ۪ى سِرَّهُ

Yani; “Ben insanların sırrındayım. İnsanlardan zuhur eden sır Benim sırrımdır.”[2] deyip Kendine Habibini kapı kılmıştır. Cümle mevcudâtın hakikatı Peygamberimizden zuhur etmiştir. Yani “ebel ervahtır.” Bütün ruhların babası demektir. Bir ismide “hakikatul hakayıktır”. Yani bütün hakikatların hakikatı demektir. Allahu Teâlâ’ya vuslat için O’ndan başka yol yoktur. Vuslat kapısı O’dur. O’na vasıl olmadan kimse Hak’ka vasıl olamaz.

3- Be’dir. Kur’an-ı Kerim’de ne var ise Bakara Suresinde’dir. Onda ne var ise besmelede vardır, onda ne var ise besmelenin, b’sindedir, b’de ne var ise altındaki noktadadır. İmam-ı Ali radıyallahu anh buyurmuştur.

  اَلْعِلْمُ نُقْطَةٌ وَكَثَرُهَ الْجَاهِلُونَ  

Yani “İlim bir noktadır, çokluğu cahillere mahsustur.” demektir.

Bu söz yanlış anlaşılmasın. Çok bilen cahil demek değil bildiğiyle amel yapmayan cahildir. Az bildiği halde onunla amel yapıyorsa o alimdir. Çünkü bildiğiyle amel yapana, Cenab-ı Hak’kın bilmediğini öğreteceğini Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şeriflerinde haber vermiştir.

4- Âdem aleyhisselam’dır. Cümle insanların babasıdır. Cebrail aleyhisselam dünyadan toprak alıp cennette vücudunu yoğurup âdem suretini düzdü. Cenab-ı Hak o surete can verdi cennette halifelik yaptı, meleklere vaaz etti.

5- İmamı Ali radıyallahu anh’ dır. Hak’ka giden yolda cümlenin başıdır.

أَنَا مَد۪ينَةُ الْعِلْمِ وَعَلِيٌّ بَابُهَا

“Ben sallallahu aleyhi ve sellem ilmin şehriyim Ali kapısıdır.”[3]

Cümle kapılar kapandığında yalnız Ali’nin kapısı açıktır dediği budur.

يَا عَلِيُّ أَنَا وَ أَنْتَ أَبُو هٰذِهِ اْلأُمَّةِ

Yani “Ya Ali Ben ve sen bu ümmete babayız.”[4]

Bundan murat evladı manevviyyedir, tarikatı Ali’ye ile Hak’ka gidenlere Aliyyul Murtazanın maneviyyetinden Resulullaha vasıl andan Allahu Teâlâya kavuşulur.

مَنْ فَارَقَ عَلِياًّ فَقَدْ فَارَقَن۪ي, مَنْ فَارَقَن۪ي فَقَدْ فَارَقَ اللّٰهَ

Yani “Ali’yi fark eden Beni fark etti. Beni fark eden Allah’ı fark etti.”[5]

6- Ebubekir Sıddık radıyallahu anh’ dır. İmanda ve islamda cümlenin başıdır. Ebu Bekir’in imanı gelmiş ve geleceklerin imanına bedeldir dediği budur. Ömer radıyallahu anh icray-ı adelette şeraitte cümlenin başıdır.

لَوْ كَانَ بَعْدِى نَبِىٌّ لَكَانَ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ

“Benden sonra peygamber gelseydi Ömer gelirdi”[6] de-miştir.

 Bunlar şeyhayndır. Rıdva nullahi aleyhim ecmain.

7- Osman radıyallahu anh’ dır Kur’an-ı Kerim’in hakikatı onda tecelli etmiş mübarek kalbi levh-i mahfuza nazırdır. Bunları bilmek müslümanlara farzdır.

1) Birinci çift şeyheyn ve hateneyndir. Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer kayınpederleridir. Hz. Ebu Bekir marifetullahda müsteğraktır; gören gözü gibi. Hz. Ömer esmayı sıfatullahda müsteğraktır; işiten kulağı gibidir.

Hateneyn: Hz. Osman ve Hz. Ali (radıyallahu anhuma)’dır. Hz. Osman Kur’an’da levhi mafuza müsteğrak söyleyen dili gibi. Hz. Ali ilmi ledun kevserine müsteğrak vücudunda kalbi gibidir.

Zikrullahi cehri, İmam Ali’den kadiri tarikatıdır. Zikrullahi hafi (gizli), Ebu Bekir’ den nakşi tarikatıdır. Marifet Ebubekir’den, ilim Ali’dendir. Ebubekir’e marifetullahda gark olduğu ciheten Ali’ye muhabbet olmadan, Ebubekir’e vasıl olunmaz. Kapı odur, yani “tevella” onların sevdigini sevip, “teberra” sevmedigini sevmemektir.

2) Ulama-i sofiyye ve ulama-i fıkhıyyedir. Ulema-i sofiyye tarikatta sülükunu tamamlayan ulama-i billahdır. Bunlar hal ile hakka vasıl olanlardır. Ulama-i alimdir. Sözleri, halleri şeriate uygundur. Ulema-i fıkhiyye fıkıh kitaplarını okuyup ilmiyle amil olandır. Sözleri amelleri şeriate uygundur. Bunların ikisinin sözü birirbirini tutar. Sözleri birbirini tutmayanlar ikiside noksanlığından veya fasıklığındandır.

 


[1] Nûr: 24/35

[2] Ruhu'l-Beyan Tefsiri c.3.s.8.(Beyrut), Cevahiril Kur’an.

[3] Rudani-c.5.s.120/8691

[4] Rumuzu-t-Tevhid, Şerh ve tercüme-i delaili Abdulkadir geylani şerh ve mütercimi Hz.şehriyari Süleyman hasbi

[5] Hâkim, Müstedrek, 3/92; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/154; Tirmizî, Menâkıb (3686); Heysemî, Mecmâu’z-Zevâid, 9/68; Taberânî, Mu’cemu’l-Kebîr, 17/298

[6] Hâkim, Müstedrek, 3/92; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/154; Tirmizî, Menâkıb (3686); Heysemî, Mecmâu’z-Zevâid, 9/68; Taberânî, Mu’cemu’l-Kebîr, 17/298

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>