canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

İnsanlardaki Haller Yedi Çifttir - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

İNSANDAKİ HALLER YEDİ ÇİFTTİR

 

1- Birinci Hal: İbadet derecesi, bela itikat derecesi,

İbadet derecesi: İnsan evvela ibadet ile meşgul olup çalışa çalışa bir dereceye varır ki, son derecedir. Ondan ileriye bela çekmeden geçilmez. Cümle enbiyalar, evliyalar belasız geçememiş-lerdir.

Bela derecesi: Cenab-ı Hak Sırrı Sakati kuddise sırruhu Hazretlerine rüyasında demiştir ki, Ruhları yarattığımda kullardan benden başkasına muhabbet etmeyeceklerine vaat almış idim. Dünyaya gelince yüzde doksanı ezeldeki ahdi unuttular. Yüzde onu dünyaya bakmayıp ibadet ve taatlerinden ayrılmayarak bana olan muhabbetlerini unutmadılar. Onlara bela verdim. Yüzde doksanı bela korkusundan muhabbetimden ayrıldılar. Yüzde onu muhabbetimden yüz çevirmeyip devam ettiler onlara hazinelerimi teslim ettim demiştir.

2- İkinci Hal: Terakki, Tenezzül:

Terakkı odur ki; ibadet ve zikrullahda iki hal olur. Birine terakkı, birine tenezzül hali derler. Terakkı zamanında güzel haller güzel ibadetler kendi başına zuhur eder, kalbi açılır. İbadete muhabbeti olur.

Tenezzül hali ise; ibadetinde zikrinde lezzet bulamaz. Kalbi kapanır, o eski güzel halleri kaybeder. Bu şuna benzer ki, bir senenin kışı yazı, soğuğu sıcağı olduğu gibi insanda bu haller olmazsa terakkıden kalmıştır.

3- Üçüncü Hal: Kabız ve Basıt Halidir.

Kabız hali odur ki; bir mürit ibadet zikrullahla çalışır asıl maksudu bulacağı sırada kabıza düşer. Fakat kendi anlayamaz. Bir kâmil bulamaz ise öylece kalır. Kabızı basıte çevirme kâmil mürşidün elindedir. Dilerse kabıza, dilerse basıta çevirir.

Basıt hali; kalbin genişleyerek açılmasıdır. Çok kimseler bir müddet ibadet yolunda çalışır. Kabız halinde kalır halden kesilir zanneder ki iş tamam oldu.

4- Dördüncü Hal: Kerameti ilmiye, kerameti keşfiye

Kerameti İlmiye Hali; İlim ile bilinen yani ilim ile tecelli eden ilim ile vakıf olmaktır.

Kerameti Keşfiye Hali; Keşf ile anlaşılandır. Bir şeyi keşf ile görmektir. İlmiye ilim ile bilmektir. Kerameti ilmiye kerameti keşfiyeden yüksektir. Keşif görülmesi mümkün olanı görür ilim görülmesi mümkün olmayanı görebilir.

5- Beşinci Hal: Kalb tasarrufu ruh tasarrufu

Kalb tasarrufu; Vücut alemindeki mevcudatta vücut sahibi olanlaradır. Cennet cehennem arş kürs cümlesi mevcuttur. Cümlesine tasarrufu olur. Bunların nasıl vücudu nefsi var ise maneviyatı da ruhu da vardır.

Ruhun tasarrufu; Ruhun tasarrufu ruhların hakikatındadır. Ruhların hakikatı keşif ile bilinmez ruhun vakıf olduğu ilim ile bilinir. Kerameti keşfiye kalbindir. Kerameti ilmiye makbuldur.

6- Altıncı Hal: maneviyatı sıfat, sureti zahiri

Maneviyatı sıfat; Maneviyatı sıfat odur ki her vücudun maneviyatta bir sıfatı vardır. Suret sahibi olanlar cümlesinin maneviyatta sıfatı vardır. Cinler, melekler, arştan, ferşten cümlesinin sıfatı maneviyası vardır.

Sureti Zahiri; Sureti zahiri odur ki her şeylerin sureti vardır. Sireti vardır. Yerlerin göklerin, cennetin, cehennemin, arşın, kürsün cümle eşyanın sureti vardır sireti vardır. Hatta Esmaül Hüsnalar Cenab-ı Hak’kın esmalarının sıfatı vardır. Sıfatı esmadırlar zati esmadırlar.

7- Yedinci Hal: Nuraniyeti ulviyye, zulumati süfliyye

Nuraniyeti Ulviyye; Yedi kat gökler, yukarı gittikçe nuru ziyadeleşir. Birbirinden nurludur. Onlardan yukarı kürsi, levh kalem, arşı ala cümlesi birbirinden nurludur. Şeriatle amel edenin ruhu nurdur. Nuru kuvvetlendirir. Nura kavuşturur.

Zulumati süfliyye; Zulumatı süfliyye odur ki yedi kat yerler ve daha aşağısıdır. Yer yer aşağı indikçe zulumat karanlık ziyadeleşir. Ondan aşağı cehenneme kadar gittikçe zulumat kötülük pislik ziyadeleşir. Şeriatın azıcık men ettiği şey nuru bozar. Kemal nurdadır. Zeval zulumattadır. Mesala: Bir insanın kuşaktan yukarısı nurani. Aşağısı zulumattır. Şehvet oradadır. Yani kuşaktan aşağısının havasına uyup tabi olanlar zulmata karanlığa dalalete felakete giderler. Sonu cehenneme ulaşırlar. Göbekten yukarısının havasına gidenler. Göbekten yukarıda düşünecek olursak ne cevher ne cihazlar var. Göbekten yukarıda iman burda, ruh burda, akıl burda, haya edep burda, Allah korkusu burda, Hak’kı konuşmak Hak’kı işitmek Hak’kın kelamını konuşmak hep buradadır. İşte bir insan göbekten yukarıdaki olanların dediğine uyar giderse nura Ruhan nuraniyete ulviyete yükselir nura gider. Sonunda Cenabı Allah’ın rızasına, cemaline, cennetine kavuşur. Cenab-ı Hak bu konuların hakikatını anlayıp onunla razı olduğu şekilde itaat ibadet yapmayı ve rızalı doğru istikametten ayrılmamayı ihsan etsin cümlemize amin. Ya muin.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>