canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Beş Kimse Beş Şeyi Terk Etmelidir - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

BEŞ KİMSE BEŞ ŞEYİ TERK ETMELİDİR

 

Birinci, Müslüman haramı, yalanı terk etmeli, ikinci, münkir, inkarı, fıskı terk etmeli; üçüncü ulema tamahlığı, ruhsatı terk etmeli, dördüncü, havas dünyayı terk etmelidir, beşinci, mukarreb mürşid-i kamil dünya ve ahiret sevgisini terk etmeli.

1- Müslüman yalanı, haramı terk etmek; şudur ki, yalan söylemek haramdır. Ehl-i hal olup da, yalan söyler ise, muhakkak bir ceza çeker. Yalan söylemek ehl-i halin feyzini keser, halinden düşürür, kalbini körleştirir. İman tadını bulamaz.

Haram yemek vücudun nurunu söndürür. Haram yemek, ehl-i halin cehennemidir. Haram yer ise, mutlak bir hastalık gibi bir şeye uğrar. O haramın vücudundan çıkması için bir meşakkat, bir cefa çeker. Öylece o haramdan temizlenir.

2- Münkir inkarı, fıskı terk etmek şudur ki; bazı kimseler çok şeyleri inkar ederler. Tarikatı inkar etmek fasıklıktır. Fasık da bunu terk etmelidir. Çünkü Resulullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Hira dağında mağarada tarikat usulünü Cebrail Aleyhisselam vasıtasıyla çalıştı.

3- Ulema tamahı ki, ruhsatı terk etmeli demek şudur; ulemanın en şerlisi tamahkar olanlardır. Alim, ulemalar tamahkar olur ise, dini yıkar. Alim vera’ üzere olursa, dini yapar. Ulema tamahkar olur, halktan bir şeyler umar, toplar ise nazardan düşer, ulemaya hürmet kalmaz olur. Din yıkılır. Ulema Hak’ka mütevekkil olup, bunu terk etmelidir.    

4- Havas dünyayı ve Hak’tan gayriyi terk etmek şudur ki; tarikata girip süluk edenler, bu yolda gidenlerdir. Havas olan kimse, dünya malını ve sevgisini terk etmeden ibadetinde tat bulamaz ve sonunda yıkılır, gider. Bunu terk etmedikten sonra Cenab-ı Hak’tan gayri sevgileri terk etmez ise, Hak’ka yol bulamaz, Hak’kı ile Hak’ka güvenen mahrum kalmaz. 

5- Mukarrebler mürşidlerdir ki, bunlar Allah’tan başka dünya, ahiret arzularını terk etmişlerdir. Mukarreb ehli olanlar Allah’tan gayri iki dünyanın içindeki olanların hepisinden arzuları, istekleri, maksatları kalmamış, yalnız istekleri bir Allah kalmış, ehl-i imana, Allah ile dostluk kazanmak isteyenlere bir numune; 

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem mi’raca çıkışında, bütün acayipler gösterildi, bak ya Muhammed, denildi. Hiç birine iltifat edip, bakmadı. Cennet Allah’ın emri ile nurlanıp, sağ yanına geldi. Dünya süslenip, sol yanına geldi. Bak ya Muhammed, diye arz olundu. Hiç birine bakıp, iltifat etmedi. Cenab-ı Hak’kın cemaline kavuşuncaya kadar hiçbir şeylere bakıp, eğleşmedi. Cenab-ı Hak sordu, ya Habibim, bu kadar acaipler arz olundu, bakmadın. Fakat cennet senin dostlarının makamı idi, ona neden bakmadın, deyince, yâ Rabbî, Ben Senin cennetlerdeki evlerin aşığı değilim; Ben Senin cemalinin aşığıyım. Çoktan beri Senin cemalini görmek için sakladığım bu gözleri başkalarına bakmak, reva mıdır ya Rab, deyince, Cenab-ı Hak Teala Hazretleri, ya Habibim, o arz olunan acaiplerin herhangisine bakıp, iltifat edip, eğleşse idin, bu makam dereceye kavuşamaz idin.

İşte iyi düşünür isek, anlaşıldı ki Allah’ı sevenler, Allah’a aşık olanlar, O’nun cemaline aşık olanlar, Allah’tan gayri sevgi, endişe, hayalleri ve Allah’tan gayri maksat ve arzuların külli cümlesini kalpten atıp, daima istek, arzu ve maksadı Allah rızası, Allah (c.c.) aşkı olmalı. Gece ve gündüz kalp aleminde Allah’tan gayrileri kalbe gelen hutur havatırları o kalbte eğleştirmeyip kökleştirmeyip derhal atıp lisanı Allah ile kalbi Allah’ın fikrine zikrine bağlayıp Allah ile meşgul olmak gayrilerini kalbte eğleştirmeyip atmak gayretinde olmak lazımdır.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>