canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Alimi Sevmek - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

ALİMİ SEVMEK

 

Ebu Ümâme radıyallahu anh anlatıyor: Resulullah aleyhissalâtu vesselâm'a biri âbid diğeri âlim iki kişiden bahsedilmişti.

فَضْلُ الْعَالِمُ عَلَى الْعَابِدِ كَفَضْل۪ي عَلٰى أَدْ نَاكُمْ

"Âlimin âbide üstünlüğü, Benim sizden en basitinize olan üstünlüğüm gibidir"[1] buyurdu. Yine Tirmizî'nin bir riva-yetinde şöyle gelmiştir: "... Aleyhissalâtu vesselâm sonra buyurdular ki:

إِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰۤا ئِكَتَهُ وَأَهْلَ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرَض۪ينَ حَتَّى النَّمْلَةَ ف۪ي جُحْرِهَا وَحَتَّى الْحُوتَ لَيُصَلُّونَ عَلٰى مُعَلِّمِ النَّاسِ الْخَيْرَ

"Allahu Teâlâ Hazretleri, melekleri, semâvat ehli, deliğindeki karıncaya, denizindeki balıklara varıncaya kadar arz ehlindeki insanlara hayrı öğretene mağfiret duasında bulunur”[2]

مَنْ أَحَبَّ عَالِمًا فَقَدْ أَحَبَّن۪ى، مَنْ أَحَبَّن۪ى فَقَدْ أَحَبَّ اللّٰهْ، مَنْ أَحَبَّ اللّٰهَ دَخَلَ الْجَنَّةِ

“Her kim Alimi severse Beni sevdi. Her kim Beni severse Allah’ı sevdi, her kim Allah’ı severse onun yeri cennettir.”[3]

“Her kim alime buğuz ederse emin ol o adam Allah’a da buğuz ediyor Peygambere de buğuz ediyor. Her kim alimi seviyorsa Allah’ı da seviyor. Peygamberi de seviyor bunun alameti budur. Allah (c.c.)’ın uyandırdığı kafaların alameti budur. Alimi ulemayı hakkıyla seviyorsa işte o adamın imanı kemaldadır. Bir adam alime buğuz etse muhakkak peygambere buğuz etti. Peygambere buğuz eden Allah’a buğuz etti. Allah’a buğuz edenin yeri cehannemdir. Allah cümlemize bu aklı bu imanı versin.

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوٓا اَشَدُّ حُبًّا لِلّٰهِۜ

“Şol kimseler ki; Allah için sevişirler, Allah için severler ve Allah’ı da şiddetle severler.”[4]

Bunun hepsi buradan doğar kardeşim. Cenab-ı Hak bizi uyanmış ikaz olmuş irşad olmuş kullarından eylesin amin. Hadisi şerif:

عَالِمُ يَنْتَفِعُ بِعِلْمِه۪ خَيْرٌ مِن ْ أَلْفِ عَابِدٍ

“İlminden fayda görülen hakkıyla bir alim ilminden fayda görülmeyen kendi tek başına çalışan bin abidten hayırlıdır.”[5] diye buyurmuşdur. Bu alim şeriat tarikat hakıkat marifet zikrullahı öğretenlerdir. Alim olup kendinden kimseye menfaat görülmeyen alim degildir. Alim o dur ki Allahu Tealayı kullarına sevdirenlerdir.

مَنْ اَكْرَمَ ذَا سِنٍّ فِى الْاِسْلَامِ كَاَنَّهُ قَدْ اَكْرَمَ نُوحًا اَكْرَمَ اللّٰهُ لَهُ

“Bir kimse yaşlı yaşta büyük olan bir müslümana ikram eylese sanki Nuh aleyhisselam’a ikram eylemiş olur. Allahu Teala da o kimseye ikram eder.”[6] buyurmuşlardır.

حَبِّبُوا اللّٰهَ إِلٰى عِبَادِه۪ يُحْبِبْكُمْ اللّٰهُ

“Allahu Teala’yı kullarına sevdiriniz ki Allah sizi sev-sin.”[7] İşte bu alimler Allah’ı kullara sevdirirler kulları da Allah'a sevdirirler.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize sordular. insanın amelinin en eftalı nedir? Buyurdu ki kendisi Allah yolunda sünneti Resulullah yolunda çalışır kendisi çalıştığı gibi başkalarını da alıştırır. Yani bir kimse din babından birine bir şey öğretse öğrenenler ne kadar amel yaptı ise bir misli de ilk öğretenin defterine yazılır. Şu hadîsler de bildiğini öğretmekten kaçınanları uyarır.

مَنْ سُئِلَ عَنْ عِلْمٍ فَكَتَمَهُ الْجِمَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِلِجَامٍ مِنَ النَّارِ

“Kime bir ilim sorulunca o da bildiği halde bunu gizlerse Cenâb-ı Hak Kıyâmet günü onun ağzına ateşten bir gem vurur"[8]

Hadisin İbni Mace’deki rivayetinde "Kim bir ilim öğrenir de bunu gizlerse (öğretmezse), kıyâmet günü ateşten bir gemle gemlenmiş olarak (hesab yerine) getirilir." buyuruluyor.

Şu rivâyet, bizzat Kur'ân-ı Kerîm'den Ashâb radıyallahu anhüm ecmaîn'in ilmi gizlememek, halka faydalı olan bilgileri yaymak gerektiği hükmünü çıkardıklarını gösterir: Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle demiştir: "Allah'a yemin olsun ki, Kitâbullah'ta şu iki âyet olmasaydı Resûlullah'tan hiçbir hadîs rivâyet etmezdim:

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَآ اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ الْكِتَابِ وَيَشْتَرُونَ بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۙ اُو۬لٰٓئِكَ مَا يَاْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ اِلَّا النَّارَ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

“Gerçekten, Allah'ın indirdiği Kitab'tan bir şeyi gilemede bulunup, onu az bir değere değişenler var ya, onların karınlarına tıkındıkları ancak ateştir. Allah kıyâmet günü onlarla konuşmaz ve onları günahlardan arıtmaz. Onlara elem verici azab vardır."[9] Bir Hadisi şerifde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki:

إِذَۤا أَ تَاكُمْ كَر۪يمٌ قَوْمٍ فَأَكْرِمُوهُ

“Toplumun içinde eşraftan, hatırı sayılır büyüklerinize hürmet ediniz.”[10] Yine buyuruyor ki:

اَلْبَرَكَةُ مَعَ اَكَابِرَكُمْ

“Bereket büyüklerinizle beraberdir.”[11] Yine hadisi şerif

اَلْبَرَكَةُ ف۪ى أَكَابِرِنَا،فَمَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغ۪يرَنَا وَيُجِلَّ كَب۪يرَنَا فَلَيْسَ مِنَّا

“Bereket sizin büyüklerinizle beraberdir. Küçüklerine şefkat büyüklerine hürmet göstermeyen bizden degildir.”[12] Yine Hadis-i Şerifde:

اِبْتَدِئُوا بِالْأَكَابِرِكُمْ فَإِنَّ الْبَرَكَةَ مَعَ أَكَابِرِكُمْ

“Büyüklerinizle başlayınız. bereket sizin büyüklerinizle beraberdir .”[13]

Büyük dedigi ise alimdir. Dininize diyanetinize sağlam olunuz din adamlarına saygı gösteriniz. Camiye cemaate devam ediniz. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki bir adam cemaati terk ederse o kimse münafıktır. Başka bir rivayette ise o kimse mü’min değildir buyuruyor. Bir yerde de buyuruyor ki o kimse kafirdir. Hiç olmazsa Cuma namazına giden kimseye bu sözler söylenmez. Cuma namazını eda etmiyorsa işte Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem in dediği kimse o’dur. Kafirde o münafık da odur. Söz de bazı dervişler var ki bir müddet tarikatta çalışınca kendine bir gurur gelir. Kendini beğenir biz hakka erdik der. Maazallah zındık yolunu tutar. Namaza gitmez, böyle devam ederken namazı da terk eder. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki:

عُلَمٰۤاءِ أُمَّت۪ي كَأَنْبِيٰۤاءِ بَنِۤي إِسْرٰۤائ۪يلَ

“Benim ümmetimin ulaması beni İsrail peygamberi gibidir[14] buyuruyor. Yine başka bir hadisi şerif:

اَلْعُلَمٰۤاءُ سِرَاجِ الْأُمَّةِ

Yani; “Alimler ümmetimin ışığıdır.”[15] Buyuruyor. Mesela şu evde ışık olmasa bizim halimiz nasıl olur bir memlekette alim olmazsa ışığı olmayan memleket gibidir karanlıkda kalır. Allah onları içimizden eksiketmesin. Öyleyse onların kıymetini bilmeli.

Müslümanların büyüklerine şeyh derler yani hakıkıyla mü’mini kamil olursa saygıya ve hürmete lâyıktır. Birgün hocanın birisi dediki efendi sen söylüyorsun amma. Arapça İhtiyarlara şeyh derler dedi cevap olarak dedimki sen bir yahudinin veya bir hıristiyanın büyüğüne ya şeyh dersen dininde gider îmanında gider yani ihtiyarlığına hörmet eder de ya şeyh dersen dininde gider îmanında dedim şeyh müslümanların büyüklerine derler hakîki ülema ki şeriat tarikat ilmine vakıf olmuş hakkıyla ulemalara denir. Alim ülema olup Müslümanlara yol gösterenlere denir yoksa öyle bir kâfire zındığa ya şeyh derse dini gider. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve selem buyuruyor ki:

اَلشَّيْخُ ف۪ي أَهْلِه۪ كَالنَّبِيِّ ف۪ي أُمَّتِه۪

“Şeyh kendi kavmi içinde peygamber gibidir.”[16] diyor. Dedim ki Peygamber Efendimiz bir ihtiyar kafire, bir münafıka bir fasıka peygamber gibidir der mi? O yanılmaz sözünde hata da etmez dedim hoca neye uğradığını bilmedi. Şuayb aleyhisselam’ın kızları babalarından bahsederken:

أَبُونَا شَيْحٌ كَب۪يرٌ

“Babamız büyük bir şeyhdir.”[17] diyor onlar kafirlere söyleneni babalarına söylemezler. İbrahim Halilullah aleyhisselam’ın ailesi Sariye validemiz doksan yaşında İbrahim aleyhisselam yüzyirmi yaşına gelmiş Cebrail aleyhisselam gelip de sizin çocuğunuz olacak dediğinde Hazreti Sariye validemiz diyor ki:

وَاَنَا۬ عَجُوزٌ وَهٰذَا بَعْل۪ي شَيْخًاۜ

“Benden nasıl çocuk olur ben çok yaşlandım İbrahim ise ihtiyar zamanı geçmiş şeyhdir.”[18] İbrahim Halilullahın ailesi bir kafire söylenen sözü İbrahim aleyhisselam’a söylemez aklını başına topla da iyi düşün öyle konuş dedim. Yine hadisi şerif. Ravisi Enes radıyallahu anhdır.

 بَجِّلُو الْمَشَايِخِ فَاِنَّ تَبْج۪يلَ الْمَشَايِخِ مِنْ اِجْلَالِ اللّٰهِ فَمَنْ لَمْ يُبَجِّلْهُمْ فَلَيْسَ مِنّ۪ى

“Şeyhlere hürmet ediniz. Tahkık şeyhlere yapılan hürmet doğrudan doğruya Allah’adır. Kim onlara hürmet etmezse Benden değildir. ” [19] Her kim Benim dinimin sahibi olan alim, ülema meşayıhlara tazim hürmet etmezse o kimse Benden değildir diyor. Bizim dinimizin sahibi olan hocalarımızı, alimlerimizi, hacılarımızı bilmeliyiz onlara saygı hürmet etmeliyiz Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: İbni Amr radıyallahu anh rivayet eder:

قَيِّدُوا الْعِلْمَ بِالْكِتَابِ

“İlmi yazınız; alim giderse ilim de gider.”[20]

Alim yeryüzünden gitmeden ilmini yazınız. Yazmazsanız ilim zayi olur; ilim okumakla dinlemekle kayd olur. Avlanır bir avı tutar bağlarsan kaçmaz bağlamazsan kaçar, ilimde öyledir. Alim gidince yazmazsan ilimde gider o zaman ararsın bulamazsın insan dininin diyanetinin kökünü bilmeli Allah bizi ayıkdırsın amin. Hadisi Şerif ravisi Ebu Hureyre radıyallahu anh:

اَلْمُؤْمِنُ مِرْأَةُ الْمُؤْمِنِ

“Mümin müminin aynasıdır”[21] demekdir. Bu hadisden ne anladın? Allahu Teale hadisi kudside:

مَاوَسَعَن۪ي سَمٰٓائِي وَلَٓاأَرْض۪ي وَلٰكِنْ وَسَعَن۪ي قَلْبُ عَبْدِي الْمُؤْمِنِ

“Yerlerim ve göklerim Bana geniş gelmedi. Ancak mü’min kulumun kalbi Bana geniş geldi.”[22] Buyuruyor. Bu kalb Allah dostlarının kalbidir.

Ayina dir bu alem her şey Hak ile kaim

Vechi Muhammed’den Allah görünür daim

Hadisi Kutsi:

أَنَا سِرُّ الْإِنْسَانِ وَسِرّ۪ي سِرَّهُ

“Ben insanın sırrıyem sırrım O’nun sırrındadır[23] dediği budur. Bu kalp mürşüdi kamillerin kalbidir. Şeriatle amel tarikatle sülük edip kemal sahibi olan babalardır. Ey bu Allah dostlarını ve onların yolu olan tarikat yolunu inkar eden zavallı din meselesinde imamlar bir hadis ile isbat ederler çok bilir amma birini delil getirmeleri kafi olur öbürü de derhal kabul ederdi. Bu kadar hadisler delil iken yine de itirazcı ve inkarcılar çıkmakdadır. Allah’dan korkunuz imanı olana delil olarak bir ayet veya bir hadis yeter imansıza yüz ayet yüz hadis söylesen faydasızdır. Allahu Tealadan korkan ayetten hadisden korkar. Allah’dan korkmayan ayetten hadisden korkmaz. Kur’an’da ne var ise hadisde o vardır. Hadis Kur’ana uymaz ise kabul değildir. Hadisi şerif Hz. Ali radıyallahu anh’dan rivayet:

عَالِمٌ يَنْتَفِعُ بِعِلْمِه۪ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ عَابِدٍ

“İlminden fayda görülen bir Alim, ilminden fayda görülmeyen bin tane abidten hayırlıdır.”[24]

Abid kendisi ibadete çalışıp diğer insanlarla ilgilenmeyendir. Alim ise bütün Allah’ın kullarına iman itikat saçıyor. Onunla diğeri bir olur mu? Alim kimdir ya Resulallah diye sorulunca? Alim Allah’tan korkandır buyuruyor. Allah’tan kimler korkar ya Resulallah? Alimler korkar buyuruyor. Hadisi şerifte buyruluyor ki.

“Yarın mahşer günü hakkıyla alimin neşredip yazdığı kitabın mürekkebini terazinin bir gözüne koysalar öbür gözüne de şehidin kanını koysalar alimin yazdığı mürekkep ondan ağır gelir.”[25] buyurdu.

 


[1] Tirmizî, İlm 19, (2686).

[2] Tirmizi aynı babında

[3] Ramuzel Hadisde değişik bir ifade ile 2/403-8

[4] Bakara 2/165

[5] Deylemi, Firdevs, 3/41-Ramuzel hadis c.2.s.314/11

[6] Ramuzel Ehadis c.2.s.408/8

[7] Ramuzel Ehadis c.1.s.273/7

[8] Ebu Davud, İlim 9 (3658); Tirmizî, İlim 3 (2651); İbn Mâce, Mukaddime 24 (261, 266); Müsned: 2/495; Hâkim, Müstedrek, 1/101,102; Müsned, 1/431;

[9] Bakara 2/174.)

[10] Rüdani -4 / 243-Tabarani El mu’cemu’l-Evsat’ta ve bezzar-dan.

[11] Ramuzel Ehadis c.1.s.195/2

[12] C.sagır,Muhtasarı yeni asya yayınları -C-2,S-206,Tabarani.

[13] Ramuzel-Ehadis c.1.s.6/10

[14] Suyuti eddürer hadis no 294.

[15] C.sagır muhtasarı 3/14-2751 nolu hadis değişik bir lafızla İbni Adiyyi’nin El kamilinden.

[16] Ramuzel Ehadis-1 /216-14 nolu hadis- El Halil ibni neccar ve Deylemi den.

[17] Kasas-28/23.

[18] Hud-11/72

[19] Ramuzel Ehadis.c.1.s.243/6

[20] C.sagır, muhtasarı Y. asya neşriyat. C-3,S-99/2942 (4:530/6167)

[21] Ramuzel Ehadis c.1.s.230/7

[22] Gazali ihya Arslan yayınları -6 / 44-Tabaraniden. Müzekki’n-Nüfus,Ahmed İbni Receb el-Hanbali Câmiu’l-ulûm vel Hikem s.398 (Beyrut), Deylemi el-Firdevsü bi Me’sûru’l-Hıtab c.3.s.174/4446 (Beyrut),Münavi Feyzu’l-Kadir, c. 2, s. 496 (Mısır).

[23] Ruhu'l0Beyan tefsiri c.3.s.8 Beyrut),Cevahirul Kur’an, s. 12

[24] Deylemi, Firdevs, 3/41 Ramuzel Ehadis c.2.s.314/11

[25] C’amiu’s-Sağir  muhtasarı c.3.s.421/3835. (6.362/9616)

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>