canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Nefs-i Emmare ile Mücahade - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

NEFS-İ EMMARE İLE MÜCAHEDE

 

Nefs-i emmare, bazan müslüman olur, fakat münafıklığını terketmez. Nefs-i emmareyi kimse zayıflatamaz. Meğer ki, şiddetli riyazet ve sıkı bir mücahede ile yola getirilebilir. Onun için:

Köpeğini aç bırak ki, sana muti olsun, buyurulmuştur.

Yani, nefs-i emmaren senin köpeğindir, onu ne kadar doyurur ve beslersen, o kadar azgınlaşır. Nitekim, acem eren­leri de buna uygun olarak şöyle demişlerdir:

 

Sen, riyazet sarayında nefsi al ki bendine;

Fırsat bulup düşürmesin, nefsin seni fendine.

 

Demek ki, talip daima riyazette ve perhizde olması gerek­tir. Ancak, bu sayede nefs-i emmarenin hile ve düzenlerinden emin olabilir. Nefs-i emmareyi daima aciz bırakmalıdır.

Nefs-i emmare ancak açlık ve susuzlukla aciz ve zayıf kalır. Aczi ne kadar artarsa, o kadar yumuşar, o kadar miskinle­şir. Fakat, yine de inanmamak lazımdır, yalan söyler ve daima fırsat gözetir.

Açlıktan zayıf düşmüş bir kurt gibi, koyun sürüsüne saldıra-mayacak hissini verir, bir kenarda siner ve fırsat kol­lar. O fırsat eline geçince, sürüden bir koyunun gırtlağına yapışır ve onu boğar.

Nitekim, acem erenleri demişlerdir:

   

Azgın tabiatlı nefsinin pusuda beklediğinden gafil olma!

Ansızın, bir devin tuzağında helak olursun.

Sual olunursa ki, mücahede ve riyazet ne demektir? Meşayih, bu soruya cevap verdiler ve dedi­ler ki:

Mücahede, bedenle savaşmak ve cehdetmektir. Bu da Mürşidin kontorolunda olur. Fakat, asıl riyazet yemeği ve uykuyu terketmektir. Bir kişi, yemeği ve uykuyu terkeder­se, işlediği her şey Hak rızasına ve Resul aleyhisselamın rı­zasına muvafık olur. Şimdi, gelelim nefse muhalefet edip mücahede etmek na­sıl olur?

Nefs, yalnızlık tenha isterse ona muhalefet etmeli, cemiyete ve cemaate varmalıdır. Zikretmek isterse, susmalı ve susmak isterse zikretme­lidir. Böyle böyle nefse muhalefet etmeli ve onun isteklerine karşı gelerek, daima her istediğinin aksini yapmalıdır. Yani, nefsani ve riya olan her işe muhalefet etmeli ve onları bırakmalıdır.

Nefs-i emmarenin, böyle muhalefet edilecek şeyleri çok­tur. İleride, sırası geldikçe inşaallahu Teala söylenecektir.

Nefs-i levvame, latif bir cisimdir. Fakat, bunun da iki tarafı vardır. Bir tarafı nefs-i emmareye ve bir tarafı da nefs-i mülhemeyedir.

Nefsi mülhüme de, latif bir cisimdir. Bunun da iki tarafı vardır. Yani, iki tarafa da meyletmeğe kabiliyyeti vardır. Bir tarafı, levvame ve bir tarafı da mutma'innedir. Ne zaman ki, levvamenin emmareye meyli olan tarafı em­mareye tabi olursa emmare kuvvetlenir. Vücut mülkünün idaresini alır ve ona tasarruf eder. Yani, şeriatte haram olan şeyleri zahir olur. Levvame, emmareye tabi olduğu şeyden azar, şeytan da gelir ve emmareye yardım eder. Ne'uzü bil­lahi teala asi olur, çıkar. Şahsı; ya fıska, ya küfre veya nifaka götürür ve cehenneme kadar yol gösterir.

Fakat, levvame mülhümeye bakan yüzünü, tamamiyle mülhümeye çevirse ve emmareye bakan yüzünü ondan tama­miyle döndürse ve o yüzünü de mülhümeye çevirse, yani iki yüzü de mülhümeye tabi olsa o zaman nefs-i mülhüme kuvvet­lenir. Kuvvetlenince, ikisi bir olur ve gider mutma'inneye uyar. Vücut mülkünü, mutma'inneye teslim eder, mutma'inne­nin idare ve hakimiyyeti altına girer ve her bakımdan mut­ma'inneye tabi olurlar. Mutma'inne, Hak Tealanın emri al­tındadır, bir cism-i latiftir ve ondan asla Hak rızasına aykı­rı bir iş çıkmaz. Çünkü, mutma'inne bir çok latif şeylerle ve güzel sıfatlarla bezenmiş ve örtülmüştür. Demek ki, talip cehd eyleyip riyazet ve mücahede ile kendisini nefs-i emmarenin elinden ve esaretinden kurtarmayınca, mutma'innede karar tutamaz.

Bilmiş ol ki, nefs-i emmarenin elinden ve esaretinden kur­tulmağa, mutma'innede karar tutmağa, irci'i hitabına ka­biliyet kazanmağa, ölmeden önce ölmeye, nur-u ilahi’ye ermeğe, haşirden evvel yine dirilip vücut bulmağa sebep, yedi türlü şeydir. Nitekim, emmarenin de yedi türlü kötü ve çirkin sıfatı vardır ki, bütün insanlara zülmet ve gaflet olan da bunlardır. Emmarenin, yedi kötü ve çirkin sıfatı cehennemden alınmıştır. Buna mukabil, mutma'innenin sekiz sıfat-ı hami­desi de, sekiz cennetten alınmıştır.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>