canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Sadıkların Aşısından Aşılanmak - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

SADIKLARIN AŞISINDAN AŞILANMAK

 

Allah’ın sadıklarının aşısından aşı vurulun ki kalbiniz imanınız kuvvet bulsun Allah’ın sadıkları Allah’ın zikriyle fikriyle vücut fabrikasını çalıştırıyorlar. Güzel üretim çıkartıyorlar. Kalpleri nurlandırıp imanlarını kuvvetlendiriyorlar.

قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ

Yani: “Her kim nefsinin terbiyesine çalışırsa o kimse iflah oldu. Nefsinin arkasına düşerse o kimse hem dünyada hem ahirette berbat olur.”[1]

وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه۪ فَصَلّٰىۜ

“Yemin ederim ki şu kimseler iflah oldular. Rabbisinin ismini zikr edip namaza devam ederler.”[2]

 Onlardaki hastalık nedir yâ Rabbî? Ceset hastalıklarından başka yedi tane Ahlak-i Zemime hastalıklar var her insanda bu nefis amiri mevcut; kibir var, benlik var, ucup var, riya var, hasit var, cimrilik var, gazap var, hırs, temah, şehvani arzulara meyili çok, dünya muhabbeti.

İşte bu hastalıklar bir insanda mevcut olduğu müddetçe ibadet de yapsa ibadeti makbule geçmez. Sen dostuna bir hediye veriyorsun neden uluğunu çürüğünü ayıklayıp önüne koymuyorsun. Makbule geçer mi? Bu kötü ahlaklardan arınmış, güzel ahlak ki kanaat, ve sabır, tevazu, hilm, cömertlik, Allah korkusu bu ahlaklar vücut şecerini bunlara aşılamak lazımdır.

Aşı nasıl olabilir, dün burada iki avukat vardı. (Kitap yazma anında) Birisi Adana Kozanlıymış, misalde iyi anlaşılması için, ruhlar yaratıldığında yalnız peygamber olacakların ruhları seçildi. Evliyaullah olacakların ruhları seçilmedi. Dünya alemine gelince her fert kadın ve erkek evliya olma hakları vardır. Kendisinin gayretine bağlıdır. Sizin Kozanda portakal bahçeleri var. Portakalın öncesi turunç derler. Turunç dediğimiz çekirdeği çok ve ekşi olur. Çok naçar (mecbur) kalmazsan yenmez. Akıl sahipleri Allah’ın verdiği akıl ile o ekşi turunçları (aşılı portakal) gidiyor piyasada güzel tutulan lezzet veren Washington kalemini getiriyor o ağcın bedenine aşı vuruyor. Lazım gelen hizmetini yapıyor bir kaç sene sonra turunçtan (aşılı portakal) Washington meyveleri meydana geliyor. İçi acı zerdali kayısılardan aşılanınca şekerpare meydana geliyor.

Ağaçlarda o kabiliyet var da insanlarda o kabiliyet yok mu? İnsanlar daha üstün kabiliyetli yaratılmıştır. Sadık kulları arayın! münafıklardan, hasitlerden uzak olun, sadıkların aşısından aşılanın. Herkesin evliyaullah olmaya hakkı vardır.

Cenab-ı Hak Ayet-i Kerimede.

مَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيٰوةً طَيِّبَةًۚ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

“Her kim erkekten kadından imanla beraber ihlaslı ameli saliha, ibadete ve zikrullaha devam ederse (ihlas ki yapılan amellerin içine kötü ahlaklar gidip tek istek arzusu da Allah’ın rızası onun aşkına sevgisine kavuşmak olmalıdır.) ‘ve huve müminun’ o kimse fısıkdan, münafıklıktan kurutulur mümin olur.”[3] buyuruyor. Şiş vurayım topuz vurayım çeşitli keramet göstereyim. Halk arasında ismim çıksın namım çıksın maksadı ile çalışanlar yaptığı amelleri Allah'tan gayrısına yapıyorlar. O istekleri neyse ona hizmet ediyorlar. Bizim tek gayemiz onun rızasına kavuşmak onun sevgisine muhabbetine ulaşmak onun dışında bütün maksatların hepsinden savuşmak olsun. Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan hadisi şerif:

مَنْ أَكْثَرَ ذِكْرُ اللّٰهِ فَقَدْ بَرِئَ مِنَ النِّفَاقِ

“Her kim zikrullaha çok devam ederse münafıklıktan kurtulur.”[4]

وَهُوَ مُؤْمِنٌ

İşte ağacın aşısı değişdiği gibi bir mürşidin kontorolunda huzuru kalb ile, zikrullaha devam ederse aşısı değişir. Aşı değişirse Vücut alemindeki nefis amiri iktidardan düşer ruhu sultanın hükmü altına girer. Ruhu sultanın vücut aleminde hüküm iktidara geçince kanunlar değişir. Nefsin kötü huyları atılır yerine sabır, kanaat, cömertlik, halim, tevazu gelir, her şey değişilir.

Vücut’ta bir nefis var bir de ruhu sultanı var ki, işte vücut aleminde bu ibadetlere halis niyetle çalışanlar nefsi iktidardan indirdiği gibi kanun değişiyor. O acı ağaçların tatlı meyve verdiği gibi insanoğlu da değişiyor. Neyle ciddi bir itikatla say’i gayret lazım. Allah’ın sevgili kulları evliya ve enbiyaların yazmış olduğu reçeteyi kullanmak şartı ile.

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ

“Ey Allah’a inandım diyen kimseler Allah’tan korkun.”[5] (Size söylüyorum imansızlara değil. İmansızları bana bırakınız.)

وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ

“Nefsinizi muhasebeye çekin. Kontrol yapın.”[6] mezar ve mahşer için kâra mı gidiyorsunuz zarara mı?

مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

“Sizi iradenizde serbest kıldım. İradeyi cüziyyenizi size verdim. Ne yaparsanız elinizle takdim ettiğiniz gizli ve aşikar hepsinden Allah haberdardır.”[7]

اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ ﴿﴾ وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ ﴿﴾

“Şüphe yokki Allah ne yapmış olduğunuzun hepsinden haberdardır. Şol nefislerini unutanlar gibi olmayınız ki onlar fasıklardır.”[8]

Siz inançlı imanlıysanız şu kendi nefsini unutanlar gibi olmayın. Buyurmaktadır.

Her ehli iman Müslüman olan kimse kalp alemini her gün gece gündüz ve her saat her an için o kalbi arama tarama üstünde olup kontrol ederek Hak’dan gayrileri o kalbten çıkarmak azminde olup Hak’dan gayrilerini kalpte eyleştirmeyip atmak gayretinde olması lazım. Kalbe gelen hutur havatırları ancak iman kuvveti seçer ayıklar. En ufak da olsa yararlı olanı zararlı olanı iman seçer, anlar. İman o kalbe tasarruf eder ki kalpte nefsin arzuları mı yer tutmuş yoksa Allah korkusu Allah rızası, Allah sevgisi mi yer tutmuş?

İman bunları hakkıyla anlar seçer. İman aynı değil mi? diyecek olursanız iman kuvveti aynı değil. Nefsinin tuzağına düşmüş rıza yolundan şaşmış olan kimselerin imanı ile nefs-i mutmaine derecesine ulaşan kimselerin imanı aynı seviyede olur mu?

İmanın ziyade olmasına delil sure-i Enfal ikinci ayetine bakınız. Yine Fetih Suresi dördüncü ayetine bakınız.

İmanı hakkal yakın olan, zandan kurtulup yakın hasıl olan hakkal yakına ulaşmış, imanı kemal bulmuş olan ile nefsin hükmünde yaşıyanın imanı aynı beraber olur mu?

Bir Müslüman kimse kalbe gelenden gafil olmayıp çok ayık olacak kalbi arama ve tarama yapılsın dedik.

Kalbi arama ve taramasında kalbte Allah zikri, Allah fikri yer tutmuş kalbi nurlandırmış, halen Allah zikri Allah fikri o kalpte karar tutarak devam ediliyor ise ne bahtlı o kimseye. Allah’ım ihlaslı devamını versin. İnşeallahu Teâlâ. Kalptekileri aramakta ve kalptekileri taramakta o kalpte Allah zikri, Allah fikri, Allah korkusu bulunmaz da dünya malının sevgileri, muhabbeti endişe hayalleri nefsin şehvani zevk arzuları istekleri kalpte yerleşmiş yer tutmuş kökleşmiş günden güne bunlar artıp kalbi kaplamış vaziyette bulunur. Halen devam etmekte ise Cenab-ı Hak o kimselere cümlemize yardımını hidayetini ulaştırıp kalpteki Hak’tan gayrilerin küllisinin çıkmasını, çıkarıp yerine kendi korkusunu, zikrini, fikrini muhabbetini yerleştirip ebedî bunların kalpte sabit kalmasını hidayet eylesin. Habibi Muhammedi’nil Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hürmetine amin Yâ Muîn.

Kalbi başkalarından çevirip her an Allah’a çevirip tutmayı, bir de Allah’ın Resulune ve Resulunün hakiki halifeleri olan mürşidi kamillere Allah dostu olan mü’min-i kamillere kalbi çevirmekte ve bunların kalbe gelmesinde hiçbir zarar yoktur. Çünkü onlar ceryanlı direğe benzer. Onlara ceryani ilahî gelmektedir. Zarar olmadığı gibi faydası da çoktur.

Allah’a muhabebt etmek ve O’nun Resulüne ve O’nun halifelerine ve mü’mini kamillere kalbi ve kalb teveccühimizi çevirip tutmakta çok fayda, manevi yönünden menfaatler vardır. Dünyalarını değişmiş olsalar da onların ruhaniyetleri ölmez, diridir. Gene Allah için onların ruhaniyetlerine kalbi ve teveccihinizi çevirmekte Allah’ın izni ile çok fayda bulursunuz.

Kalbi arama-tarama yapılması her an lazım gelir. O kalbe sahip olup Allah zikrine, Allah fikrine, Allah sevgisine, Allah korkusuna muhkem bağlayıp kendin duyacak kadar, başkaları duymasın kendin duyacak kadar lâ ilâhe illallah zikrine kalp ile dili bağlayıp her yerde dinelirken, otururken, yatarken abdest olmasa da bile lâ ilahe illallah zikrine devam ederek son hayat ve son nefesimize kadar devam edilmesini ve son nefesimiz biterken son nefesimizde “lâ ilahe illallah” zikri ile hıtam bularak dünyadan ahrete yolcu olmalarımızı kaffei ehli iman din kardaş bacılarımıza evlad ve ezvac, zürriyetlerimize bu şekilde emanet olan canımızı lâ ilahe illallah zikri ile sevgisi ile sahibine can emanetimizin teslim edilmesini nasip müyesser eyle yâ Rabbi. Sevgili Habibin Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hürmetine yâ Rabbi. Amin yâ Muîn.

Bu yazdığımız mühim konular üzerine kalbi bağlayıp devam eden zâtların birkaç kelimesi yazılsın. Allah dostluğunu kazanmış, Allah zikrine özenip bağlanmış olan ve Allah zikrine hamil olan Niyazi Mısrî Hazretlerinin bir dörtlüğünde buyuruyorlar ki:

Mısrî Niyaziye uyan kişinin

Gider cümle çürüğü işinin

İçindeki can kuşunun

Eğlencesi tevhid olur. (Lâ ilahe illallah)

Süleyman Çelebi de bir dörtlüğünde:

Zikreyle her nefeste

Çağır Allah’ı seste

Can bülbülü kafeste

Lâ ilahe illallah.

diyerek işaret ediyorlar. Bizler de çok fayda bulduğumuzdan huzuru kalb ile devam edilmesini tavsiyede bulunuyoruz.

İki dünyanın sultanı serveri Allah’ın Habibi en sevgilisi olan sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin mübarek kelamları ile bitiriyoruz.

Anın her sözleri kanunu şifa

Hakkıyla kim tutar ise bulur sıhhatla sefa

O hiç konuşmaz idi zay’i bir kelam.

Konuşur idi ancak hikmet vesselam.

Gahi dilde sûkut gönülde yâ Rabbena

Gahi dilde zikrü hamdü senâ

Hemmi dünya[9] ile hiç yatmadı

Gammi ukba[10] hiç dilinden gitmedi

Hiç gitmez idi abdestsiz bir yere

Hiç yatmaz idi abdestsiz yatağa

Daima hayır idi işi âdasına

Var kıyas et nice idi ahbabına

Gönlü engin idi kendi âlişan

Verir idi Gab-ı gavseynden nisan.

 


[1] Alâ 87/14

[2] Ala 87/15

[3] Nahl 16/97.

[4] Taberani, Evsat, 7/86) c. Sagır-c.3.s.338 imam tebarani.

[5] Haşr 59/18

[6] Haşr 59/18

[7] Haşr 59/18

[8] Haşr 59/18-19

[9] Hemmi Dünya: Dünya endişesi.

[10] Gammi Ukba: Ahiret kaygısı, endişesi.

 

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>