canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Açlıkta On Fayda Vardır - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

AÇLIKTA ON FAYDA VARDIR

 

Kalp, saf ve nurlu olur. Tokluk ise insanın kal­bini kör eder ve düşüncesini azaltır. Ondan beyine ulaşan. Buhar insanı cahil edip, düşüncelerini karıştırır. Bunun için Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

أَحْيُوا قُلُوبَكُمْ بِقِلَّةِ الضَّحِكِ وَقِلَّةِ الشَّبَعِ وَطَهِّرُوهَا بِالْجُوعِ تَصْفُو وَتَرِقُّ

“Az gülmekle kalblerinizi ihya ediniz, açlıkla da temiz-leyiniz. Saf ve hafif olsun.”[1]

Şibli (rahmetulllahi aleyh) buyurur: “Allahu Teâlâ'ya yemin ede­rek söylerim ki, aç yatıp da, kalbimde yeni bir hikmet ve ibret bulma­dığım gün olmamıştır.

Aklı olana şu sözüm yeter. Şirkin menbaı ka­rındır. Her ne fesat koparsa, karında kopar. Her ne salah olursa, karından olur. Zira, karın tok olunca, bütün azalar açılır ve acıkır, yani fesat başları baş kaldırarak fesada baş­lar. Fakat, kırk gün aç kalırsa, bütün aza doyar ve dilsiz olur.

Hak sübhanehu ve Teala, ne zaman ki nefsi yarattı, ona sordu:

- Bildin mi, Ben kimim ve sen kimsin? Nefs, cevap verdi:

- Sen Sensin, ben de benim!

Nefs, Allahu Tealanın huzurunda senlik - benlik davasın­da bulunduğundan beri bu davayı bırakmamıştır. Bunun üze­rine, Hak celle ve ala, nefse hışm eyledi ve o hışmın pırıltı­sından cehennem yaratıldı. Buyurdu ki, cehennemi üç bin yıl yaksın ve ısıtsınlar. Öyle karardı ve karanlık oldu ki, cehen­nemin içinde göz gözü görmez oldu ve iyice ısındı. Hak Teala­nın buyruğu ile nefsi cehennemin içine attılar, orada bin yıl yandı. Sonra, cehennemden çıkararak Hak’kın huzuruna gö­türdüler yine soruldu:

- Ey nefs! Bildin mi sen kimsin, Ben kimim? Nefs, yine cevap verdi:

- Ben benim ve Sen Sensin!

Hak Teala buyurdu, bin yıl daha cehennemde yaktılar, yine aynı soru soruldu ve aynı cevap alındı, götürüp bin yıl daha yaktılar, cehennemde azap ettiler, aynı cevabı tekrar­ladı. Görüyor musun? Nefs-i emmare üç bin yıl cehennemde yandığı halde senlik - benlik davasından vaz geçmedi. Bu de­fa, Hak Teala gıdasının kesilmesini irade buyurdu. Gıdasını kestiler. Aradan üç gün geçmeden, nefs feryada başladı:

- Beni Rabbime götürün!

Cehennem ehli buna şaştı, kaldılar. Kendi kendilerine: - Bu ne acep sırdır ki, bu nefs üç bin yıl cehennemde yandı, türlü türlü azaplar gördü de bir kerre (Rabbim sen­sin..) demedi. Senlik - benlik davasından vaz geçmedi. Üç gün gıdası kesilmekle ‘Beni Rabbime götürün, bana Mevlam gerektir, başka hiç bir şey gerekmez’ demeğe başladı. Cehennem malikleri, Hak Tealaya niyaz ettiler:

- İlahi! Sen, allam-ül-guyubsun. (Gaipleri bilicisin.) Şu nefs, cehennemde üç bin yıl yandı da hiç kimseye baş eğmedi. Şimdi, üç gün aç kalınca (beni Rabbime götürün..) di­ye feryada başladı, dediler.

Hak Teala, huzuruna getirilmesini irade buyurdu ve nef­se sordu:

- Ya nefs! Bildin mi? Ben kimim ve sen kimsin? Nefs, bu defa şu cevabı verdi:

أَنْتَ الْمَوْلٰى وَأَنَا عَبْدُكَ الضَّئِيفْ

“Sen, benim Mev­lamsın. Ben, senin zayıf kulunum”[2] dedi.


[1] İhya, 3/194

[2] Müzekkin nüfus

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>