canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Ruh-u Hayvani ve Ruh-u İnsani - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

RUH-U HAYVANİ VE RUH-U İNSANİ

 

Zira, bu ruh-u hayvani gider yani seyreder, ruh-u insani ise yerinde durur. Yani, bedenden ayrılmaz. Onun için, beden diri olur. Oysa, uyuyunca ruh-u hayvani gider, seyran eder; dilediği yerlerde seyreder. Onun, o seyirden, yemekten, iç­mekten ve şehvetten hazzı ve sefası vardır. Ruh-u hayvani bunlardan hoşlanır. Uyanınca, döner yine bedene girer, haz­zını alır: İki halde de hazzı vardır.

Sual: Ruh-u hayvani ve ruh-u insani bir değil midir? Ruh'u hayvani başka ve ruh-u insani başka mıdır?

Cevap: Ruh-u hayvani başka, ruh-u insani başkadır. Ruh-u insani, uyku halinde gitmez. Eğer, gitmiş olsa beden ölür. Uyku halinde giden ve uyanınca bedene dönen ruh-u hayvanidir. Akla bir soru daha gelebilir: İnsan, ruh-u hayvani dönünce mi uyanır, yoksa uyanın­ca mı ruh-u hayvani gelir? Bu konuda söylenecek çok sözler vardır. İnşaallahu Teala aşağıda onları da anlatacağız.

Şimdi, şu kadarını söyleyelim ki; ruh-u hayvaninin uyku halinde yemesi, içmesi ve sair mübaşereti olur. Bilmez misin ki, uyku halinde ihtilam olunca, gusül vaciptir. Zahirde de gusul vacip olur. Zira, nefs, beden ve ruh-u hayvani yaratıl­mışlardan yani alem-i halktandırlar. Oysa, ruh-u insani âlem-i emirdendir. Nitekim, Hak teala buyurur:

وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الرُّوحِۜ قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّ۪ي

De ki: Ruh, 'Rabbim celle şanenin emrindedir. O’ndan başkası (ruh şöyledir, ruh böyledir diye) ruhtan haber vere-mez.”[1]

 Ruh-u insani, akıl aleminin dışarısındadır. Zira, ruh-u insaniyi akılla yorumlamak mümkün değildir. Eğer, yorum­lamak mümkün olsaydı, başka bir türlü de beyan olunabilir­di. Beyan olunamadığından ötürüdür ki, Hak Teala Habib-i edibine: (De ki: Ruh, Rabbim celle şanenin emrindedir) diye cevap vermiştir. Demek ki, onda aklın ilişkisi yoktur. Ruh-u hayvaninin ilişkisi nasıl olabilir ki, ruh-u insani la-mekandır. Bundan dolayı da alem-i emirdendir. Böyle olduğu için de, Hak Tealanın marifetine ve muhabbetine mahal olmuştur.

Her kim, bütün gece sabaha kadar uyursa, sabah namazına kalkmazsa, bu hal rızk eksikliği de getirir, şeytan gelir ve onun kulaklarına işer. Hitabi rahmetullahi aleyh buyurur ki: Geceleri sabahlara kadar uyuyanlar, kalkıp ibadet etmeyenler kulaklarında idrar bulunduğundan dolayı ağır işitmeğe başlarlar. Bu yüzden onlar için, aleyhissalatü vesselam Efendimiz, şeytanın sidiği onların kulaklarını ifsat etmiştir demek iste­mişlerdir. Hafız da der ki:

- Geceleri kalkıp namaz kılmayı terkedenlerden birisin­ den duydum: (Rüyamda, bir kara yüzlü şahıs geldi, ayakları ile üstüme basarak, kulağıma işedi,) diyordu.

Hasan Basri rahmetullahi aleyh de buyururlar ki:

- Geceleri sabahlara kadar uyuyanlar ve kalkıp namaz kılmayı ve zikrullahta bulunmayı terk edenler, sabahleyin uyandıkları zaman parmaklarını kulaklarına sokarlarsa, şey­tanın sidiğinin kokusunu bulurlar.

Bazıları da demişlerdir ki: Resul aleyhisselamın (geceleri namaza kalkmayanların kulaklarına şeytan işer) buyurmasından murat odur ki, şey­tan onların kulaklarını batıl sözlerle doldurur ve bu gibi ku­laklar hiç şüphesiz hak sözleri anlamaz olurlar.

Talip uykusundan uyanınca, kalbini Hak Teala hazret­lerine yöneltmeli ve fikrini Allahu Tealanın emirlerine sarfey­lemeli ve Allahu tealadan gayrısına fikrini döndürmemelidir. [2]


[1] İsra 17/85

[2] Müzekki'n-Nüfus

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>