canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Tarikata İntisapla Tekrar Anadan Doğmak - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

TARİKATA İNTİSAPLA TEKRAR ANADAN DOĞMAK

Tarikate intisabın şartı üçdür:

1- Tövbeyi Talgın, 2- Usul-u Zikir, 3- Sema Etmek.

Tövbeyi Talgın şudur: Bir mürşidi kamil elinden tevbe almaktır. Ezel ki ikrarı yeni­lemek için bir mürşid-i kamilden inabe eylemektir. Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri diyor ki; ‘ezelde ahdü misakta Cenab-ı Hak Peygamberlerden vaad aldı ve ümmetlerinden de vaad aldı.’

Usul şudur: Zikirde, beyt söylemek caizdir. Hazreti Pey-gamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin ümmetinde caiz olduğu malumdur. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in şairleri var idi. Dört kimse idi: Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ali kerremallahu veche Hazretlerinin beytleri vardır. Zikir esnasında Kur'an okusalar caizdir, demiş­tir. Def çalmak da caizdir.

Sema hali üçtür: Kur'an okumak ve dinlemek ile yahut beyt işitmekle gelen bir ızdırab ile dönmek, hareket etmektir. Bu esnada def çalmak da şevkı artırır. İmam-i Taberani Hazret­lerinden rivayet: Bir sahabe Bedir'de şehidlerimiz arasında defler çalındığını duydum, inanma­dım. Lakin Bedir'e vardım, kendim işittim, iyice, oturdum dinledim, diyor.

Evveline vecd derler. Zikre yeni başlayan ilk müridin halidir. Sıtma tutan adam gibi kendini titremekten alamaz. Kendini bilir. Eğer kendini bilmez ise onda sar'a hali vardır. O da geçer.

İkinci tevacüd derler: Zikirde yanar. Aşkından yanmasından saatlerce kendini bilmez.

Cezbe hali üçtür: Vücudda eser yok, bütün cezbe olur. Evveli aşkdır, mürid cezbede bir aş­ka düşer, yüregi yanar. Yürek dedir, sevdiğinde mahvoluncaya ka­dar.

İkinci muhabbettir, Mürid muhabbete düşer, muhabbet cümle vücudu yakar. Tepeden tırnağa kadar yanar.

Üçüncü vücuddur: Cenab-ı Hak diler ise sahveder.

İRŞAD: Abdulkadir Geylani Efendimizin mübarek bir sözü; “beden yumurtasından yırtılmayınca, lütuf hücresine de oturmayınca, ihlas tanelerini bulup Allah’ın kullarına yedirmeyince.” Sen irşad memurluğuna ve horozluğa layık değilsin. Çünkü horoz vazifesi uyarıcı horozun ahlakı nedir? Yiyecek Bir tane bulsa kendisi yemez. Ötekisine yedirir. Sizde de bu amel olmayınca siz de horozluk vazifesine ulaşamazsınız.

 Beden yumurtasından sıyrılma nedir? Yumurtanın dışına bak vücut gözüküyor mu? Çiğ yumurtanın dışına bak civciv gözüküyor mu? Ne zaman yumurtayı kırarsan civciv meydana çıkar. Ne zaman benliğini atarsan Hak’kın sirri sende ispata geçer vücut benliğini kırmış olursun. Lütuf hücresi dediği de bütün Allah’ın kullarına lütfun şefkatin merhametin bol olması lazım içinde bunlar mevcutsa tamam. İhlas taneleri nedir? Riyadan, iftihardan, gururdan, kibirden, hasitten, benlikten, hırs tamahtan, gazaptan, şehvani, dünyevi arzularından arınmış olan bir kimsenin sözleri ihlaslı tanelerdir.

 Onun için mürşidi kamil de bunların olması lazımdır. Bir ana çocuğunu emzirirken anne de sütlü olması lazım. Süt veren anne çocuğunun tabiatını ya düzeltir ya da bozar. Mürşidi kamil de yarımsa seni yarım alıştırır, kamilse seni kamil alıştırır.

 Süt veren ana çocuğun ahlakını değiştirdiği gibi mürşidi kamilin de halleri ihvanlar da zuhur eder. Annenin hali de evlatta zuhur eder. Çünkü süt oradan geliyor. Eşrefoğlu Rumi diyor ki; “ Eşref sen derviş oldun mu?” diyor. Derviş nedirDeviri döndermekdir. Vücut iklimindeki nefsi emmareyi yıkıp yerine o temiz ruhu sultanı onu iktidara geçirip kanunları değiştirmek. Kanun değişirse dervişsin.

 

Eşref sen derviş oldun mu

Kendi nefsini bildin mi

 

Tekrar anadan doğdun mu,

Doğandan haberin var mı.

 

Dervişlikte kendi nefsini bilmek gerekiyor. Hadis-i Şerif.

مَنْ عَرَفَ نَفْسَهُ فَقَدْ عَرَفَ رَبَّهُ

“Her kim kendi nefisini bildi tanıdı o kimse Allah’ı da tanıdıNefsini bilmedi Rabbisini de bilmiyor.”[1]     

Eşref sen derviş oldun mu kendi nefsini bildin mi? Demek ki dervişlikte de kendi nefsini bilmek gerekiyor.

Tekrar anadan doğdun mu? Biz de zahir anadan doğduk, her türlü halimizi pisliğimizi temizledi bizi yetiştirdi buluğ çağına geldik. Yemeyi içmeyi de öğrendik ama daha bir de ruhani manevi hastalıkları o pislikleri var. Kibir, ücup, riya, haset, hırs, tamah, gazap, şehvani, dünyevi arzuların bu hastalıklardan bizi temizleyecek manen buluğa ulaşmış bir mürşidi kamilden doğmak gerek onun hali ile edebi ile sabır cesareti ile onun feyzi aşkıyla yetişmek gerek.

Feyz yolu: Bir Allahu Teala'dan Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e Muhamedün Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den İmam Ali Kerem Allahu Veche Hazretlerine, İmam Ali Kerem Allahu Veche Hazretlerinden Pirimiz Abdülkadir Geylani Hazretlerine, Pirimiz Abdülkadir Geylani Hazretlerinden şeyhlere silsiledir. Allah'dan Resulul­lah sallallahu Teâla aleyhi ve sellem Efendimize evlad hakkında nazil olan:

إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرْ

 ayeti, yani “Biz sana kevser gibi verdik.” demesi her bir müfessir-i izam efendilerimiz bir manalarla tefsir eylemişlerdir. Bizce malum olan feyz-i Muhammediye sallallahu aleyhi ve sellem’dir. Muhammedin Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den İmam Ali kerremallahu veche Hazretlerine gelen,

اَنَا مَد۪ينَةُ الْعِلْمِ وَعَلِىٌّ بَا بُهَا

“Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır.[2]

 يَا عَلِىُّ اَنَا وَاَنْتَ اَبُو هٰذِهِ الْاُمَّةِ

“Ya Ali, sen ve Ben bu ümmete babayız.”[3]

Feyz-i Muhammediye deposu İmam Ali kerremallahu veche’dir. İmam Ali kerremallahu veche'den Şeyh Abdülkadir Geylani Efendi-mize gelir. Abdülkadir Geylani Efendimize ulu nehir, ırmak gibi gelir. Abdülkadir Geylani Efendimiz buyurmuştur:

اَفَلَ شَمُوسُ الْاَوَّل۪ينَ وَاَنَا شَمْسُ الْاٰخِر۪ينَ

Ahir güneşi odur. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem evladıdır. Resulullah Âlini sevmek, Resulullah'ı sevmektir, O’nu sevmek de Allah’ı sevmektir. Şeyh Abdülkadir Geylani Efen­dimiz’den Şeyhlere, ondan da müridlere gelir.

عِزَّتِ رَبّ۪ى لَايَزَالُ يَدِ عَلٰى رَأْسِ مُر۪يدِ

Manası: “Rabbimin izzetine yemin ederimki kıyamete kadar elim müridimin başı üzerinden gitmez” demiştir. Şeyhler-den diğer müridlere gelir. Mürid her gün şeyhinin kalbine teveccüh eder. Ruhunu feyz-i Mu­hammediye çeşmesinden, doyurur, ellebenü fıtratün dedi, ma­nası, süt fıtrat-ı İslam demekdir.

 


[1] Hilyetül Evliya c.10.s.208, Keşfüzzünun c.2.s.1362, İmam Münavi kunuzuddakaik-s.11. Deylemi’den.

[2] Rüdani

[3] Ramuzuttevhid, Şerh ve tercümei delaili Abdulkadiri Geylani.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>