canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Mürşid-i Kamilin Vasıfları - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

MÜRŞİDİ KAMİLİN VASIFLARI

 

Mürşidin kapısı Hak’kın kapısıdır oradan yüz çevirene Hak’dan Feyiz gelmez kapanır yani bir kimse mürşidin kapısından yüz çevirse bende mürşit oldum dese bende onun gibi ileri geçdim dese Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem zamanında bende pey-gamber oldum diyen gibidir. Allah onu hor ve hakir eder rüsvaylıkla ölür gider mürşid’in kapısı doğrudan doğruya hakkın kapısıdır gelelim şeyh nasıl gerekdir? Şeyh denen zatın nasihatı bol gerekdir şeyh sana ayetten hadisden söyliyerek seni şeriat tarikat marifet zikrullah hususunda ikaz ve irşat etmeli nasihatı bol olmalı Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş.

 اَلدّ۪ينِ النَّص۪يحَةُ, اَلدّ۪ينِ النَّص۪يحَةُ, اَلدّ۪ينِ النَّص۪يحَةُ

“Din nasihatle bilinir din nasihatle öğrenilir din nasi-hatle kaimdir”[1] ile ahır hadis şeyhın nasıhati bol olması lazımdır Peygamberimize sormuşlar o dediğin mürşidi kamili biz nesinden bilelim.

قَالَ بِالسَّخٰۤاءِ وَالنَّاص۪يحَةِ لِلْمُسْلِم۪ينَ

 “Dedi ki cömertliğinden ve karşılık ummadan Müslü-manlara bol nasihatinden bilirsiniz.[2]

Allahu tealanın kelamından ve Resulullahın hadislerinden şeriatden tarikatden hakikatden marifetden zikrullahdan söyler işde bunlardan söyleyen kimse hakkıyla mürşidi kamildir. Büyük meşayıhın alameti budur ilmi ledun ilmi batın ve esrarı ilahiyyeden söylemelidir kendisindende zuhur etmelidir Niyazi hazretlerinin beyti.

 

Derman arardım derdime,

Derdim bana derman imiş

 

Burhan arardım aslıma,

Aslım bana burhan imiş”

 

diyor, ben rabbime kavuşmak için bir burhan arıyorum, aslım bana burhan imiş dediği Cenab-ı Hak:

وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَر۪يدِ

 “Biz ona şah damarından daha yakınız.”[3] o aradığım Rabbim bana benden yakınmış içerde bir can var. Bu iskelet canın tahtı, canda cananın tahtı olur,

 

Mürşid gerekdir bildire,

Hak’kı sana hakkel yakın

Mürşidi olmayanların

Bildikleri güman imiş.

 

Mürşidsiz ilim sahibi olanlar, güman tereddüt, zandan ileri geçememişlerdir. Ve arkasından;

 

Her mürşide gönül verme,

Yolunu sarpa uğratır,

 

Mürşidi kamil olanların

Yolları pek asan imiş.

 

Nerden gelir yolun senin

Ya nereye varır menzilin senin

 

Nereden gelip nereye gittiğini

Anlamayanlar hayvan imiş.

 

Eşit heman bir sözdür.

Yokuş değil düzdür,

 

Cümle alem bir yüzdür,

Gören ona hayran imiş.

 

Eşit heman bir söz dediği, bu kulakla kimlerden seda işitiliyorsa ehli hal hakikate geçenler, sözleri, bu iskeletten değil sahibinden alıyor radyo burada duruyor ama bu radyo işi değil burada bir çekiş var arkadan verim olmazsa bu alamaz, bunlarda bu hale geçenler eşit heman bir sözdür bütün sedalar Hak’dandır Hak düğmeyi kapattımı seda nerde kalıyor, zeka nerde kalıyor, görüş nerde kalıyor, içerde bir sır var o Allah’ın sırrıdır.

 

Eşit niyazinin sözün

Hiçbir şey örtmez Hak yüzün

 

Hak’tan ayan bir şey yok

Gözsüzlere pünhan imiş

Hak’tan ayan açık hiçbir şey yoktur, nereye baksan şu evin içini şöyle bir göz gezdir, levhalara bak, ampullere bak, bir sanatkar elinden çıkmış, düşünmen gerekir, iki ayaklı yürüyenlere bak, ayrı ayrı simalara bak, ayrı ayrı sesler tonlar birbirini tutmuyor. Dört ayak üstünde yürüyenler var, yüz üstü sürünenler var, havada uçanlar var, ötüşler var, her mürşide gönül verme dediği isme bakmayın mürşid dediğiniz peşine takıldığınız adamın kavli, konuşması fiili, yaptığı amelleri, ölçüsü Kur’an, hadis, şeriat, sünnete mutabık uygun ise şer-i şerif dairesinde mevcut ise isterse keşfi kerameti olsun ister olmasın peşine takıl, fakat keşfi var, kerameti var şiş vuruyor, topuz vuruyor ateş ağzına alıyor, kavli fiili sünnete şeriate uygun değilse isterse altına bir altın kürk sersin semada otursun, ya istidrac yada sihirdir.

Kur’an’ı kerimde sihir ayetleri vardır, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’ede yaptılar.

İstidrac Cenab-ı Hak’kın sevmediklerine inadına azabı gazabı, artması için müsade ettikleri var. İstidrac evliyanın kerametinin dışında Firavuna şeytana rafazi dedelerine, ruhbanlara verdigi hari kulada şeylerdir.

İmamı azam Efendimiz mezhep sahibimiz, dine sünnete Resulullaha çok hizmet yapmış, fıkıh ilmini zahir ilmine neticesine ulaşmış bir zat, fakat tarikat sülüküne bir mürşide teslimiyeti yok bu yönde çalışmamış, bazen nafile namazlar zikrullah dualara devam ediyor, şeytanda ateşleniyor. Evinde yatan bir adama yol kesici eşkıya harami karşı gelir mi, ne zaman bol parayla yola çıkarsa bunlar çoğalır. Her kimde Allah’a hedef istikametini doğrultur, çalışmaya başlarsa şeytan ateşlenir. Onu azminden bu itikadından sapıtmaya çok tuzaklar kullanmaya başlar.

O zaman mürşid lazım oluyor. Mürşidine teveccüh rabıtasında şeytan yanaşmıyor. Bir silahlı kıtayla irtibatlı olursan Sıkışıpda telefonla aradığında nasıl kuvvet geldigi gibi emin ol ki, manende Allah’ın veli kullarından birine bağlı olursan öyle yardım alırsın.

İmamı Azam Efendimiz tarikat amellerinden yapmaya başlayınca şeytan ateşleniyor. namaza durduğu zaman geldi karşısına dikildi. Mel’un karşısında duruyor. Ne kadar euzu besmele çekiyor ama şeytan çekilmiyor. İmamı Azam Efendimize soru soruyor. Allah var mı? Vardır. Kaçtane? Bir tane diyor. Delilin nedir? “Kul huvallahu ehad” diyor.

 Şeytan Kur’an’ı Kerimden iki tane üç tane ayetler buluyor. “nahnu, minni, hanni,” ayetleri Cenab-ı Hak konuşurken sadece ben diye konuşmuyor. Biz diye konuşuyor. Biz kelimesinin manası çoğul yani birden fazla kişi anlamına geliyor. Şeytan Allah bir de niçin biz diye konuşuyor diyor. Biz birkaç adamı temsil etmez mi? Tekrar İmamı Azam Allah’ın birliğine üç beş ayet delil getiriyor. Şeytan buna benzer on onbeş tane buluyor. İmamı Azam Efendimizin imanı sarsılıyor. İtikadı gevşiyor, namazı bozup gelip bir odada ağlıyor.

İmamı Yusuf hazretleri ona haber ediyorlar. Geliyor ki bu halde nedir kardeşim bu hal bu vaziyet? Benim imanım zedelendi itikatım zedelendi, vaziyet böyle böyle oldu diyor. Bir Allah’ın velisi bir mürşide teslimiyetin yok. Üzerinede manen kıymetli şeyler yüklenmişsin bu yükle şeytan seni bırakırmı? Bu vaziyette nerde mürşid bulacağım? Ben zaten helak oldum. Diyor. Ben Mısır’da tahsil görürken bir mürşide intisap etti idim. Onun ismini yazayım, onun dersini yazayım çalış. İsmini kalbine al. Ne zaman o mel’un gelirse o şeyhi hemen kalbine al teveccühünü çevir. O şekilde dersini, Onun ismini de alıyor. Çalışmaya başlıyor.

Bir gün yine şeytan gelip karşısına dikildiğinde hemen telefona yapışır gibi kalbini şeyhine çevirene kadar şeytan oradan gidiyor. Ye içte İmamı Yusufa dua et. Yoksa imanını baltaladıydım senin diyor. Ondan sonra İmamı Azam iki sene o tarikatta ihlaslı çalışınca sülü-künu ikmal ediyor. Zaten zahir ilmini tamamlamış, maneviyet yönünde çalışınca çifte kanatlı kuş gibi oluyor kemal buluyor. Onun için diyor ki لَوْلَا السَّنَتَانِ لَهَلَكَ النُّعْمَانْ  “Eğer o iki sene çalışmam olmasaydı Numan helaka gitmişti.”

 


[1] Ahmed Bin Hanbel, Müslim Ebu Davud Nesai Taberani El Kebir.

[2] Tabarani El Mu’cemu-l-Kebir c.10.s.181/10390(Musul)

[3] Kaf-50/16.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>