canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Bidat - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

BİDAT

Bid’at, ikiye ayrılır; Bid’at-ı Hasene, Bid’at-ı Seyyie. Bid’at-ı Hasene; dine zarar vermeyenler, faydası olanlar. Kaşık, minare ve hoparlörler. Bunların İslamiyet’e yardımı var. Teypler iyiye kulanı-lırsa ne kadar güzel bid’at-ı hasenedir ki, bir vaizin vaazını çoğaltıyorlar. Bid’at-ı Seyyie; sünnetin aksidir. Bir bid’at gelirse, bir sünnet kalkar. Bir sünnet gelirse, bir bid’at gider. Ehl-i bid’at’ın alameti: Sünnete kıymet vermezler, sünneti Resulullah’dan konuşulursa dayanamazlar. Sen sünneti bırak, bize ayetten haber ver, derler. İşte ehl-i bid’atin alameti açığa çıktı. Hadis-i Şerif’de buyuruldu ki;

 

كُلُّ بِدْعَةٍ ضَلاٰ لَةٌ اِلَّا فِى عِبَادَةٍ

 

Kenzü’l İrfan’da: Hep bid’atler dalalettir, şaşkınlık ve azgınlıktır. Yalnız ibadette değildir.[1] İbadet zikrullah ederken olan bid’at-ı hasene dalalet değildir, haram değildir. Zikrullah ederken sallanmak, coşmak, hareket etmek, camilerde minare ve lam-balar, elektrikler, hoparlörler. Bunların İslamiyet’e faydası vardır. Kaşık bid’at-ı hasenedir, temizliğe yardımı var. İnsanın sesini alan teypler ne kadar güzel bid’at-ı hasenedir ki, bir vaizin vaazını çoğaltıyorlar. Maksadımız şudur, sünneti tamam olmayanlara, sünnet-i Resulullah’a kıymet vermeyenlere teslim olunmasın ki, seni manevi hastalıklardan kurtarıp def edemezler. Çünkü kendileri noksandırlar. Bir zanaatın tam ehli olmayan kimseye ağır elbiselik kumaş ver, nasıl olur? Zaman geçer verilen kumaş heder olur. Hangi zanaat olursa olsun, yapmadan başka zararını görürsün. Bu yolda kamil olmayan mürşidlik davasında olanlar, benlikten, iftihardan, matlup menfaatten ve ahlak-ı zemimelerden kurtulmamış, nefsini kontrol altında tutamamışlara teslim olunursa, seni kemale ulaştırmak değil, senin zamanını kayıp eder ve mühim olan itikadını bozarlar.

Niyazi Mısri Hazretlerinin sözü;

 

Her mürşide gönül verme yolun sarpa uğratır,

Mürşid-i kamil olanların yolları pek asan imiş,

 

Yani; peşine takılıp teslim olunacaklar Kur’an-ı Kerim’in emirlerine uygun ve nehyinden sakınması olmalı. Hadis-i Şerif’e ve Sünnet-i Resulullah’a uyması tamam olmalı. Bu üslup üzerinde şer-i şerif dairesinde mevcut yaşayan bir kamil mü’mine teslim olunur, yani ilmi ile ihlaslı amel edenler, tarikat yolunda halis niyetle çalışıp, nefsi ile şeytanla cihad edip, sülukunu ikmal, kemal bulan bir zata teslim olunur. Bu tertip düzende bulunan kamil sadıklarla beraber olunuz ayetine uymuş oluruz inşaallah.

 


[1] Kenzü’l-İrfan 1001 Hadis, s. 126/810, Deylemi el-firdevsü bi me’sürü’l-Hıtab, c. 3/260.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>