canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

İnkisar-ı Kalb ve Sülukün İkmalı ve Ehl-i Hal - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

İNKİSARI KALP VE SÜLÜKUN İKMALI VE EHLİ HAL

 

Şeyhin birisinin bir müridi varmış. Mürid ara sıra gelirmiş ne olur şeyhim benim basiretimi aç dermiş.(Buda yanlış zaten Cenab-ı Hak hiç hak yemez lazım geleni yapar. Bir bostancı bostanın suyunu ne zaman vereceğini bildiği gibi)

O müridinde teslimiyeti olmadığından dolayı daim gelir şeyhim benim basiretimi aç dermiş. Halden bilmezmiş. Yine bir gün gelmiş.

Şeyhim nereye gitti? Diye sormuş.

Şeyh ekin yolmaya gitti demişler. Gelmiş ki şeyh yolma yoluyor. bende sana yardım edeyim diyeceğine başlamış şeyhim sevdiğin başı hakkı için benim basiretimi aç diye yalvarmaya

Şeyh buna bir nazar etmiş adamın alemi değişmiş gittiği alemde müridine demiş ki oğlum seni ticarete göndereceğim sermaye benden kazanmak senden ne kazanırsak yarı yarıya ortağız demiş. Şeyh sermayeyi vermiş müritte ticarete bir şehre gitmiş. Orada çok para kazanmış kazancın içinde birde kız varmış. Gelmiş kazancı paylaşıyorlar ama kız meydanda kalıyor.

Şeyh diyorki bu kızıda paylaşalım.

Mürid diyorki şeyhim bu paylaşmaya gelmez. Ya sen al ya ben alayım diyor. Şeyh taİ

Oğlum biz senle ne kazanırsak yarı yarıya paylaşacağız demedik mi? Vaadimizde duracağız. Şeyh kızın bir ayağını müridin eline veriyor bir ayağıda kendinde kılıncı vuracağı sırada mürid:

Aman şeyhim vurma diye çabalayıp şeyhin üzerine düşüyor. O anda gözü açılıyor. O anda bakıyor ki şeyh önünde yolma yoluyor. Kendide onun arkasın daki kömeleri dağıtmış. Şeyh:

Oğlum hazır ki kömeleride dağıttın demiş.

Yani şeyh burada hizmet etmeden, çalışmadan kazanmak isteyen insanları anlatmak istemiştir. Hemde Allah yoluna giren insanlar için keşif keramet amaç, gaye olmamalıdır.

Nizmaoğlu hazretleri diyor ki: “Kovan arısının içinde olmaz-sa balı, kuru vızıltı ile ne olur onun hali?” Arıya bal lazım. Dervişe hal lazım demişler.

Derviş aşksız muhabbetsiz bir kararda kalıyorsa balsız peteğe benzer. Bu aşk hali her zaman olur mu? Şeyhimiz Bilal Baba hazretlerine dedim ki:

Aşktan feyizden kesilmemiz nefsimizin Cenab-ı Hak’ka karşı küstahlık yapıp Allah’ı gücendirdiğimizden mi? Yoksa bu yolun usulünde mi var? dedim.

Yavrum Hem Allah’a karşı nefsimizin hatalarından, hem de hata olmasa da bu yolun usulünde var. Bu yol bir merdivene çıkmaya benzer dedi. Yüksek merdivene çıkarken bir sağ ayak atarsınız bir de sol ayak atarsınız. Bunun gibi dervişin de bir haldan, feyizde kesilip kabıza (aşkdan kesilmek) düşmesi var. Bir de basıt (aşkın gelmesi) çıkması var.

Kabız haline düştüğü zaman aşk muhabbet feyizden kesilir. Hasta adamın yemek yiyip de lezzetten kesilmesi gibi. Yapdığı ibadetten aşk feyiz lezzet alamaz. Buna inkisarı kalp derler dedi. İnkisarı kalpten haberi olmayan kimselere mutmainne ehlinin halleri ters gelir. İnkisarı kalp ne demek? Kalp bir kırıklığa düşer.

İmamı Ali kerremallahu vechehu Efendimizde buna düşermiş gider ıssız tenha bir odaya oturur, böyle istiğfar çekerken yalvarırken aman yâ Rabbî, bana hangi halimden gücendin, bana hangi halimden kırıldın. Ben iki ihvanın arasına fitne yapmadım. İki karı koca arasına fitne düşürmedim. Koyun sürüsünün arasını yarıp geçmedim. Deve katarının arasından geçmedim. İki kadının arasını yarıp geçmedim. Yâ Rabbî bana hangi halimden dolayı gücendin. Beni affet, diye yalvarırdı.

Yavrum bu haller olur dedi. İnkisarı kalbe düşenler, kalp kırıklığa düştüğü zaman Allah’a karşı ağlaması sızlaması yalvarması çoğalır. Bunda Allah’ın rızası var dedi. Eğer bu hale düşmesek devamlı aşk, feyz bol inlemesi ağlaması çok. Hiç kesilmiyorsa buda iyi değil. Gide gide onun kıymetini bilmezler. Devamlı ekinin içine suyu verirken verirken haddini geçerse sararmaya başladıgı gibi.

Aşktan kesilipde, tekrar aşkı bulduğu zaman kıymetini bilir Nasıl ki bir baba çocuğunu sever bol para verir, çocuk artık onun kıymetini bilmez olur. Bazende cüzdanın dibi boş kalırsa. Sızlanır, muhtaç olsun ki paranın kıymetini bilmesi için böyledir. Dervişlerde bazen kabıza düşer. Bazen basit hallerine çevrilirki. O aşkın, muhabbetin kıymetini bilsin. Bu yolun usulü böyle dedi. Dervişin, Aşkı ile aklı denk olması lazım

 İlmi, ziyneti var ama aşk eseri yoksa terakki yok. Aynı şu balsız arı kovanı gibi. Yerinde sayıyor. Onun için hakiki Allah’a kavuşmak azminde olanlar; aşkı delil kılavuz yapmışlar.

Bin sene etsen ibadet Hak onu etmez kabul,

Cümle arzularından geçip ona aşıkı sadık olmayınca.

Kalbe gelen bütün nefsani şeytani dünyevi arzularını hepsini terk etmeyince makbule geçmez İki sevgi bir kalpte olmuyor. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri miraca çıktığında Yedi kat semaya çıkıncaya kadar her semada olan acayipler gösterildi. Bak ya Muhammed denildi. Hiç birine itibar etmedi. o kadar acayipler garaipler cennetler neler neler, hepsi kendisine gösterildi. Cebrail aleyhisselam niçin iltifat etmedin dediğinde asliyetimi bir damla sudan bu şekilde sıfata sahip eden ben Abdullah oğlu yetim bir çocuk iken habibim denilen, bu kadar yüksek sevgili dostum var iken niçin onlara iltifat edeyim. dediğinde eger Onlara iltifat etseydin o sevgiden mahrum olurdun dedi.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>