canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Allahu Teâlâ Hazretlerine Dost Eden Ahlaklar - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

ALLAHU TEALA HAZRETLERİNE DOST EDEN AHLAKLAR

Ve ruhi sultanının vezir ve yardımcıları:

Allahu Teala Hazretlerine dost eden güzel ahlaklar:

1- Kibire karşı Tevazudur. Kibirlenmekten, büyüklenmekten korkup gönül alçaklığı, gönül enginliğidir. Güler yüzlü, tatlı dilli, düşünceli, ağır başlı, Hak’tan korkar, ağır, kamil bir insan olmaktır. Birde daima, ben gönül enginliği yapıyorum deyipte horluk, adilik, maskaralık yapmak değildir. Kendi şerefini, vakarını muhafaza et-mektir. Dünya zenginler kapısında yüzsuyu döküp, boyun eğip, menfaat için yaltaklanmak değildir. Allahu Tealaya güvenip kendini muhafaza etmektir. İşte bunlar Allahu tealanın en sevdikleridir. Bu halı bizede nasip eyle Allah’ım amin.

2- Ucuba karşı, ucup dediğimiz maddi servetine, evladına veyahut ilmine güvenir, dayanır eminliğie düşer serbest olur. Maddiyetine bilgisine ilmine çok dayanır. Serbest olur. Ucuba karşı emniyete kapılmamaktır. Daima Allah’tan çok korkmaktır. İlmine ameline güvenmeyip, daima Allahu Tealaya boyun büküp, korku ile niyaz ile yalvarıp, korkmaktır. Allahu Tealanın korkusunu daimi surette kalbinde tutmaktır. Bir kimse her ne kadar ilim sahibi, büyük olsa bu korku olmalıdır. Serbest, kaygısız ferah olanları Allahu Teala sevmez daimi surette kendinden çok korkanları sever. Bizleride sevsin Allah’ım.

3- Riyaya karşı ibadetini, amelini, keşfini, kerametini gizlemektir. Kendini övmekten sakınmak, halka karşı sözünü ve her halını iftiharsız hasbeten lillah, Allah için yapmaktır. Asla nefsine inanmamak ve güvenmemektir. Daima Allahu Tealaya kendini suçlu bilmektir. Şeytandan ve şerrinden korkusuz olmamaktır. İşte Allahu Tealanın dostu bunlardır.

4- Pahıllığa karşı cimriliğe karşı cömertlik sehavettir. Eli, gözü, gönlü, bol açık, hasbeten lillah yedirir içirir. Allah için riyasız yidirip içirmeyi sever cömert o kimsedirki Allah yolunda Allah için sarf eder ve sevinir. Allahu Tealanın kuvvetli dostu bunlardır. Bir kimseyi çok meth ederler şöyle alimdir büyük bir zattır derler. Sen onun cömertliğine bak eğer bu yok ise o kimse büyük adam değildir. Allah tarafına kalbi açılmamıştır. Allah tarafına kalbi açılanın elide cö-mertliğe açılır. Büyük adamı nesinden bilelim ya Resulullah demişler buyurmuşki

بِالسَّخٰۤاءِ وَالَّنص۪يحَةِ لِلْمُسْلِم۪ينَ

“Cömertliğinden birde Müslümanlara nasihatından deyu buyurmuştur.[1]

5- Hasidliğe karşı kendi mesleğinde olan Müslümanlara karşı kendi nefsini nasıl seviyor ise onuda öyle sevmektir. Bir hoca bir hocayı, bir derviş bir dervişi hasidlememektir. Bir Müslüman diğer bir müslümanı hasidlerse hasid yaparsa ona suizanda yani kötü zanda bulunur ise o kimse Cenab-ı Hak’kın düşmanıdır. Hasidi bırakır severse Allah’ın dostudur. İşte hocaların şeyhlerin dervişlerin helakı buradadır. Allah cümlemizi muhafaza eylesin. Dervişler ihvanlar Müslümanlar bu hasidlikten helak oluyorlar. Çok dikkat etmelidir. Bundan kurtulup kendisi Allah yolunda ne kadar dünyaca ahretce kemala erdi ise aynen ihvan kardaşlarına, meslektaşlarına, Müslü-manlarında aynı o derecelere nefsin şeytanın hilelerini anlayıp kurtulmalarını ister duada bulunur ise Allah indinde yüksek dereceye ulaşırlar. Allahümme yessir aleyna amin. Ya Muin.

6- Gazap yani öfkelenmek, darılmak, azarlamak, işte onu buna karşı Allahu Tealaya sığınmaktır. Euzu besmele okuyup medet yardım istemektir. La havle vela guvvetle illahi billahil aleyyül azim deyip Allahu Tealanında kendine gazap edeceğini düşünmektir ve korkmaktır. Kendinin acizliğini Allahu Tealaya boy-nunu bükmektir. İşte bunları Cenab-ı Hak sever ve dostudur. Bunlar böylece öfke gazabını yutarlar. Allahu tealadan af diler kime öfkelenip gazaplandı ise onun gönlünü alırlar. Bir dahaya da tevbe ederler. Allahu Tealada bunları af eder. Allahümme ağfirlena ya Allah.

7- Dünya sevgisi Hubbi dünyadır. Bu dünyaya hırs, ta-mah edip dünya sevgisinden çok sakınıp buna karşı sabırlı olmak kanattır. Rızadır. Allahu Tealadan çok korkmaktır ve inanmaktır. Sabır odurki elindekine tamamen kanaat edip halını kimseye şikayet etmemektir. Halına razı olmaktır.

8- Tevekküldür. Tevekkülde odurki Allahu tealaya kendisi ibadetle meşgul iken her umurunu Hak’ka tevekkül vekil eyledikten sonra her işini onun yapacağına inanmaktır. Allahu Telanın kapısında çalışan her şeyi Allah’tan beklemelidir. Beklemeyen şuna benzer mesala çok zengin çok merhametli çok cömert bir zatın kapısına gece gündüz çalışan bir kimse o efendinin kendine vereceğini beklemeyip başkalarının kapısına varıp halından şikayet edip ondan bir şey istese o kapısında çalıştığı zatın ne kadar gücüne gideceğini ne kadar gazaplanacağını düşünürseniz bilirsiniz.

Bir kimse alim olupta veya derviş olupta zenginlerin kapısına varıp halını onlara arz ederse dinin üçte biri gider dediği hadis budur. Allahu teala benim kapımda çalışıp neden başkasının kapısına gidiyorsun bana inanmıyorsun. Ben alimim dersin dervişim kemal buldum dersin Hak’kın kapısını bırakıp kulların kapısına gidiyorsun sebatla sabırla bekler kanaat edersen Allahu tela onu sever büyük adam olur vesselam. Ala menittebal hüda. şu hadisi şerifide ilave edelim.

عَزَّ مَنْ قَنَعَ ذَلَّ مَنْ طَمَعَ

 Yani “kanaatli olan aziz olur. Tamahkar olan zillete dü-şer.”

اَللّٰهُمَّ اَجْعَلْنَا مَنْ كَانَ بِيَدِه۪

Allah’ım bizleri elindekine kanaat edenlerden eyle demektir. Yine hadisi şerif:

اَلْقَنَاعَةُ كَنْزٌ لَا يَفْنٰى

Yani; “Kanaat bir tükenmez hazinedir.”[2]

İmamı Ali radıyallahu anh, ‘Dini yapan nedir? Dini yıkan nedir?’ deyi Hasan Basri’ye sormuş.

Dini yapan vera’dır dini yıkan tamah’tır demiştir. Vera takvadan daha yüksektir. Dikkatla şüphelilerden çok sakınmaktır.

Bu hususlarda aklı maişet dediğimizde nefsin veziri olur. Onun bildirmesi bilgisi ise hayvan usulü bol yemek, bol içmek, şehvetini teskin etmek, gıybetler, malayaniler, ahlakı zemimeler mevcut olup sahibini cehenneme doğru çeker. Göz ile gözükmeyen bir batın harbine devam etmeye başlar. Buradaki anlatılmak istenilen maksat her kim nefsini bildi Allah’ını bildi. Ruhu sultaniyi bildi, ruhi hayvaniyi bildi. Cenab-ı Hak’kın rıza yolunda cennet cemalinide biraz anladı. Cehennem yolunuda Allah’ın hoşlanmadığı huy ahlaklarıda öğrendi. Daha bunlara galip gelmek içinde bir mürşidi kamile teslim olmak içinde izahatler aldı. Dostlar düşmanlarda anlaşıldı. Bakalım şimdi bu kimse Allah yolunda Allah’ın rıza yolunda Allah’ın dostluğuna, aşkına, feyzine, tecellilerine kavuşmak yolunda, bu yollara muhalif olan, mani olan nefsi ile şeytani ile çatışmalar başladı.

Bu anlamlar içinde bu çatışmalar içinde her kim nefsi ile şeytanı ile ne kadar Allah için çarpışması var onlar ile çatışması var, sürtüşmesi var, onlara vücuttaki azalarını teslim etmemek mücadelesi, vücuttaki mühim olan iman kalasını bunlara teslim etmeyip bunlara karşı cihad açıp ne kadar cihad mücadele sür-tüşmeler çatışmalar var ise Allah indinde onun kadar derece mükafatlar alır.

Bu nefsiyle mücadeleyi yapmaz nefsinin hükmü emri altında nefis nereye neye emrederse karşı çıkmayıp red etmeyerek nefsinin havasına uyar tabi olur. Teslim olur nefsinin kölesi esiri olur ise nefis o kimseyi şerre şekavete daha dönmez ise Allah’ın gazabına, azabına layık eder iki dünyasını yıkar harap eder. Cehenneme o kimseyi sevk eder. Allah korusun.

Havatırı yakîn: denilen ancak şol kimselere Cenab-ı Hak tarafından bir büyük lütuf ihsanı varidattırki hatırı yakîna nailiyet olunca ve bu hatırı yakıne nail olmakta ancak o kimse batınını temiz edip ve ziyadelendirmek ve nurlandırmak yani bu yakin hatıra nail olmak yani Allah’ın yakin kullarından olmak batınını istiğfar zikrullah ile Allah’ın feyzi aşkı ile ziyalandırıp temiz etmek buda ancak ilmi ledünni ve Allah’ın sırrı ve esrarına mazhariyetle olur. İlmi ledünde ancak Hak ile fani olmuş ve zahirlerinden kendisi gaip yok olup yaptığı ameller farz ve sünneti vede sünnet i müekkeleri yapar. Bunlardan başka ibadeti zahirleri batın taatine batın temizliğine münkalip olmuş mahbubeyn ve muhtereyn ve mustafeyne mahsusdır ki bunlarda daima murakabayı batınıye ile meşgullardır. Bunların zahirleri terbiyesini Allahu teala hazretleri hamidir. Yani onların zahirde terbiyelirine Allah kafidir. Artık onları Cenab-ı Hak lütfu ile kendi himayesi altına almıştır. Onları himaye etmektedir.

 


[1] Ebu Nuaym Hilyetü-l-Evliya c.4.s.173 (Beyrut), Tabarani El-Kebir c.10.s.181/10390 (Musul)

[2] Kenzül İrfan 1001 hadis s.83/512

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>