canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Şeyhımız Bilal Baba Hazretlerinin Vefatından Sonra Yapmış Olduğu İkazları - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

ŞEYHIMIZ BİLAL BABA HAZRETLERİNİN VEFATINDAN SONRA YAPMIŞ OLDUĞU İKAZLARI

Şeyhımız Bibal Baba Hazretlerinin de vefatından sonraki işaret yardımları. Bir çok rüya alemlerinde, müşkül zamanlarımda, müşkülün hallı için çok ikaz irşadları oldu. Olmaya da devam ediyor. Hepsini söyleyip yazma çok uzağa gider. Dünyasını değiştikten sonra Allah’ın dostları, veli kullarının ruhaniyetinden fayda, menfaat yardım olur mu? Olmaz mı? Diyenlere birkaç tane Allah izin verirse söyleyelim.

Şeyhımızın vefatından sonra bizler de onun izi istikametinde yürüdüğümüz halda bazen cemaatlerde konuşmalarımız icap ederdi. Konuşmalarımızda riyadan, iftihardan çok korkar sakınır idim. Yine de rüya aleminde bana dedi ki. Ben konuşmaya başlarken kalb teyibini sıfıra getirir öyle konuşurdum. Burayı iyi açalım. Yani ne demek istiyor? Ehli olan anlar. Allah’ın kullarını uyarmak, ikaz için menfaat beklemeyerek konuşmam icap ettiği zamanda kalbte hiçbir arzular, maksatlar, menfaatler umup beklemiyerek kalbi sıfıra getirir öyle konuşurdum. Sende öyle konuş demektir.

Sıfırda bir şey olur mu? Allah’ın rızasından başka bir şey, arzular olmasın. Yani Türkçesi umduğumu Allah’tan umar, bekler. Halktan hiç bir menfaat beklemiyerek riya ve ucubtan, Hak’tan başka gayri arzu, maksatların hepsini bir tarafa atarak, sırf Allah’ın kullarını Allah için ikaz irşad etmek niyeti ile konuşurdum. Sen de öyle konuş demektir.

İkinci Şeyhimiz Bilal Baba hazretlerinin hayatında iken bizim ilk ailemizde iç hastalıkları devam ederdi. Kendi hanımımız ve başka ihvanlar evlenmeyi söylerler idi. Bizim itikat, inancımca her halımızı Allah bilip, görüp, dururken Allah için peşine takılıp bağlandığım Şeyhım hayatta dururken, bunlardan bir emir işaret olmadan kendi fikrimle evlenip iş yapmalarım itikatıma uygun gelmez idi. Kendi fikrimle evlenmek, sair buna benzer işler yapmak, doktora muayene olmadan kendi kafanla ilaç hap kullanmaya benzer der, sabırla bekler idim. Teklifte bulunanları da kabul etmez idim.

Netice şeyhımız Bilal Baba hazretleri 1969 yılında gelip bize oniki göz bir ev yaptırdı. Gidip tekrar geri Ocak ayında geri eşyaları ile yaptırdığı evimize geldi. O evimizde birkaç gün kaldıktan sonra seni çağırıyor dediler. Yanına vardım. Elini öpüp geri çekildim. Buyur Baba dedim. Dedi ki. Mustafa evleneceksin! Daha hanım da hayatta hemde kız alacaksın. Korkma, verirler dedi. Öyle kaldı.

Kendisi dünyasını değişti. Bir müddet sonra bizim ailemiz olan kadın da dünyasını değişti. Evet zahirde danışma imkanı kalmadı. Bize yakın ihvanlar da evlenmek teklifi ediyorlar. Birine cevap veremiyorum. Çünkü danışıp cevap alacak peşine takıldığım Allah için sevdiğim şeyhımız dünyasını değişmiş idi. Kime danışayım, kimler ile konuşup istişare yapacak bir kimse bulamıyorum. Her hususta.

Bu sıraların içinde ikinci bizi ikaz etmesi. Rüya aleminde Şeyhımız ile buluşup kendimiz şeyhım ile beraber Kilis’te bulunuyoruz. Bir taban altgöz ev, avlusunda çift motoru sabanları, biraz demirleri bulunuyor. Bir de orta kısa boylu bir kız bulunuyor. İşareti o kıza oldu. Bir de orta boylu orta yaşlı esmer benizli bir erkek, bize kızı almak için aracı olup yardım ediyor. Bu hal değişti uyandık. Kısadan uzatmayalım. Bize yakın olanlarımız, kardaşlarımız dul kadınları araştırıyorlar. Biz de ses çıkarmıyoruz. Şeyhımızın işaretleri boşa çıkmaz diye bir Kilis bekleyişi içinde durup kimseye söylemiyoruz.

Bu sıralarda bir müddet geçtikten sonra Kilis’ten iki kadın, birde beyleri, bir bekar kız geldiler. Hoş beşten sonra bekar kızın ağzı sureti bir tarafa eğilmiş onu okutmaya geldiklerini söylediler. Konuyu çok uzatmayalım. Okunup giderken dedim ki birkaç gün bekleyin, kızın yüzünde değişiklik olursa birkaç sefer gelebilirsiniz. Okunmaya gelin dedim. Amma kızın babasına baktım rüya alemindeki esmer benizli, orta boylu, orta yaşlı, bize aracı olan adam. Yine ses çıkarmadım. Zuhuratı bekledim. Bir müddet sonra kızın ağzı düzelmiş yine okunmaya geldiler. Okundular. Biraz bizlere dergahımıza ısınmalar hasıl oldu. Gittiler bir müddet sonra geri geldiler. Cenab Hak kızın ağzını tamamen düzelmiş görünce daha fazla ısındılar.

Kızın Babası anneleri namaz kılmazlar imiş namaza başladılar. Tarıkatımıza intisap ettiler. Netice gelip gitmeler devam edince bizim evin halına, iç durumuna bakınca dediler buraya bir kadın lazım diye çok zorladılar. Bizim de içimizde şeyhımız ile beraber Kilis’e gidip Kilis’teki bir bekar kız işaretinin zuhuratını bekliyor idim. Sordum bunlara Kilis’te yakınınızda, bildiklerinizden yaşlı kız var mı? Deyince, komşumuzda bir tane var dediler. Biz aracı olur yardım ederiz dediler. Zaten kızın babası, Rüya aleminde şeyhımızla beraber Kilis’e gittiğimizdeki aracı yardımcı olan adam, kendisidir. Zuhuratı açığa çıkmış oldu. Evliyaullahlarında sözleri yerini buldu. Netice o kız ile evlenmeyi onun işareti, Allah’ın hidayeti ile tamam yerini buldu. Çok söylesem çok uzayacak. Vefatından sonra yardım olur mu? Olmaz mı? diyenlere bu konuların söylenmesi mecbur oldu.

Hepsini söyleme imkanı da yok, zamanımızda yok. Anlayanlar duyanlara bir delil ispat olunsun. Bir daha söyleyeyim.

Şeyhımız hayatını değiştikten sonra kendi hayatında iken geziye, seyhata gittiğimiz vesair evimizde bulunduğu zamanlarda sohbet-lerinden sair vakitlerde yine sohbetlerinden vesair muhtelifli kitaplardan hadisler ayetler ve büyük zatların kelamlarından defter-lere notlar yazardım. Niyetimde dünya aleminde, ahiret yolculuğu olmadan, hiç bir para menfaat karşılığı olmayarak, yâ Rabbî senin hidayet yardımın ile bu toplanan notlar ile sair senin münasip gördüğün ayet hadis ve konular ile ümmeti Muhammed’e uyan-malarına bir vesile olacak kitap yazmayı izin olursa düşünüyorum yâ Rabbî, der düşünürdüm.

Sonra Zuhurât-ı Vakfı Güneş adında olan kitaba başlayıp, onu bastırıp bitmek üzere kaldığı zamanlarda, Allah rızası ile onun yardım izniyle aynen niyette ikinci bir kitaba yazılmasına başlandı. Kendinin sözleri ve biz aciz kulunun muhtelifli yerlerde konuşmuş olduğu kaset, bantlar tahmini elli atmıştan fazla bunlar gizli yerde tozun içinde kalmışlar. Bunları da rızalı niyet ile bir menfaat ummayarak başlayıp yazıldığı sıralarda, arkadaşlar tarafından bazen de kendileri münasip gördükleri başka kitaplardanda ilaveler yapmışlar. Yapılan ilaveler, Şeyhımızın sözlerini pek kavrayıp tutmayan yerleri var bir kelamı çok dolandırıp uzatılan yerleri var. Bunlar kısaltılsın dediksede dedik-lerimizi tam anlamadılar.

Yine bu sırada rüya alemin de şeyhımız ile karşılaştık. Dedi ki. Bizim sözlerimizi yazmıyormusunuz? Dedi. Bizimle ilgili olanlara sır olaraktan anlattım. O’nun sözü, istikameti, itikatının dışındakilere çok kayıp ilaveler yapmayalım. Yanılmalar olabilir dedim ise de tamamen anlayamadılar. Yine artık kitabın hepsini alıp kendi evimize gelinmesini Cenab-ı Hak öyle münasip görüp kendi evimize getirip yeniden başladık. Bu sıralarda yine bu işin içinde rüya aleminde şeyhımız ile karşılaştık. Bizzat bana yüzünü çevirip vera’dan konuş emrini söyledi.

Allah kardaşlarımıza şuur, akıl versin. Biz dersekki şu ilaveler, şu yaptığınız ilaveler çok uzağa gitmiş içinde olan konularda itikat yönünden sapmalar, yanılmalar olabilir. Bu kadar uzatılmasın özetleri; itikat ehli sünnet itikatında doğrulursa bize yeter dedikse bize kırıldılar. Allah’ım akıl şuur versin Ümmeti Muhammed’e bizlere de. Biz manen verilen işaretlere mi bakalım? Yoksa sizin dediğiniz ictihatlarda mı yürüyelim? Biz ancak manen verilen emir ve gösterilen zuhuratlara bakmaya mecburuz.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>