canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Müridler Bölümü - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

MÜRİDLER BÖLÜMÜ

 

MÜRİDE LAZIM OLAN YEDİ HASLET BAHSİ

Şu yedi haslette müridde mevcut olmalıdır.

1. Muhabbet, 2. İtikat, 3. Teslimiyet, 4. Edeb, 5. Sadakat, 6. Havf, 7. Rica.

Bu yedi hal müridde tamam olursa o mürid asla yıkılmaz ve yolundan da kalmaz gerisinin hepsi kendi haliyle kendini bulur.

Şimdi ilk muhabbet Allahu Teâlâ'ya;

 

Allahu Teâlâ'yı malından evladından kendi nefsi canından ileri sevmektir. Kur'an-ı Kerim'de;

وَالَّذ۪ينَ آمَنُوا أَشَدُّ حُبًّا لِلّٰهِ

“Şol Müminler Allahu Teâlâ'yı şiddetle severler.”[1]

Sen O   Allah'ı cidden seversen vallahi O da seni cidden sever.

Resulullah’ı sevmek öyle olur ki ve gerektir ki malın­dan mülkünden canından ileri sevmelisin. Onu sevmek Allahu­ Teâlâ'yı sevmektir. Ona salatu selamı ve salavatı çok etmektir o da seni sever.

1- Muhabbet: İşte müridi kurtaran budur. Şeyhini sevmek muhabbet etmek doğrudan doğruya Allahu Teâlâ'yı sevmektir. Buna dair hadisi şerif;

 بَجِّلُوا الْمَشَايِخِ فَاِنْ تَبْج۪يلِ الْمَشَايِخِ مِنْ اِجْلَالِ اللّٰهِ فَمَنْ لَمْ يُبَجِّلِهُمْ فَلَيْسَ مِنّ۪ي

Manası: “Şeyhlere tazim ve hürmet ediniz. Çünkü şeyh-lere edilen tazim ve hürmet sırf Allah içindir. Her kim onlara tazim etmezse benden değildir[2] diye bu­yurmuştur.

Hoca denilen bir adam bu hadisi şerifi okuyunca şeyh Arapça da ihtiyara derler dedi. Ben bir hadis'i şerif okudum. Şu­dur

اَلشَّيْخُ ف۪ى اَهْلِكَالنَّبِيِّ ف۪ي اُمَّتِه۪

“Şeyh kendi ehli içinde Peygamber gibidir”[3] diye buyur-muştur. İyi düşün kendine tabi olanlar içinde dedim. Hoca terazili konuş Resulullah ihtiyar bir kafiri ya bir münafığı Peygamber gibidir demez deyince tevbe etti. Şeyhine muhabbet imandan gelir. Onun için şeyhine Muhabbet edeni Allahu Teâlâ çok sever. Çünkü şeyhi sevmek Allahu Teâlâ içindir. Şeyh-te kendi gibi adamdır. Ne beklenir ama inanıyor ki bu şeyhte Allahu Teâlâ'nın bir sırrı vardır. Öyle ise Allahu Teâlâ'nın yanında bu adam sevilmiştir.

Bunu seversem Allah’ta beni sever diye inanıyor. Yine Allahu Teâlâ'yı sevdiğindendir ki. Bu adamı malından, canından, ev­ladından, ileri sevdiren Allahu Teâlâ'nın sevgisidir. Eğer inan­mazsa ilim adamını niye sevsin Allah'a inanıyor. Resulüne ina­nıyor bu şeyhe de Allah için inanıyor. Bunu Allah (c.c.) hazretleri biliyor. Bu kulum kendi gibi bir kula benim için muhab­bet ediyor. Hüsnü zannı var madem ki Bu kulum benim için gö­nül enginliği yapıp bir şeyler umuyor. Bende bu kulumun zan­nını doğru çıkarırım. Her umduklarını da veririm der verir.

Şeyhin haberi olsa da olmasa da verir fakat uzun zaman mü­ridin muhabbetinin sahih olup olmadığını imtihan eder. Deneme yapar. Muhabbeti şeyhine sağlam ise hiç değişmez gittikçe şeyhine muhabbeti artar ise onun ibadetinin azlığına ve çokluğuna bak­maz ve devamlısını sever vesselam.

2- İtikat: Müride en lazım olan şeyhe itikat öyle gerektir ki o havalede bu diyarda benim şeyhim gi­bi şeyh yoktur diye itikat etmelidir. Hazreti Şeyh Abdulkadir Geylani Efendimiz buyurmuştur ki;

Müride en evvel sağlam itikat gerektir. Öyle itikat etmeli ki bu zamanda bu diyarda benim şeyhimden yüksek kimse yoktur diye itikat etmelidir.

Müridin birisi yolda giderken Hızır Aleyhisselam önüne geçmiş müridi denemek için yoldaş olmuş, kendini bildirmiş, mürid bir müddet Hızır aleyhisselam ile yoldaşlık yaptıktan sonra mürid Hızır aleyhisselam’a diyor ki efendim senin yolun şu yol benim yolum ayrılıyor şu yol sana Allah’ a ısmarladık diyor. Hızır aleyhisselam Müride diyor ki yahu sen nasıl adamsın herkes yalvarır Allah’a ki Allah’ım bana Hızır’ı göster derler. Sen ise Hızır’ı buldun ben senden ayrılmadan sen benden ayrılmak istiyorsun. Acaba benden bir usanıklığın mı var neden ayrılıyorsun deyince Mürid diyor ki: Efendim senin ile beraber olduğum müddetçe sen hörmete, hizmete, tazim yapmaya sevilmeye layıksın ben de sana bu hususlarda hizmet sevgi hörmet tazim yaptığım müddetçe benim şeyhımdeki olan sevgilerim kısalıyor. Onun için ayrılmak istiyorum senden deyince. Hızır aleyhisselam Müridin kuluncunu sığıyor işte mürid böyle olması lazım gelir diyor.

Mürid öyle bilmelidir ki Allahu Teâlâ kendisinden razı olması buradadır. Çünkü buraya ne kadar itikat etse doğrudan doğruya Allahu Teâlâ'ya dır. Şöyle bilmelidir ki, bir kulun elinden ne gelir, fakat getiren Allahu Teâlâ dır, O biliyor ki sırf Allah için kendi gibi bir kula itikat ediyor. Bu kula inandığı itikat ettiği, Allahu Teâlâ'ya itikadındandır. Yukarda hadisi kudside Allah (c.c.) hazretleri buyuruyor,

عَشِقَن۪ي وَعَشِقْتُهُ

“Kulum bana aşık bende ona aşık olurum”[4] diyor. Şeyh O kimsedir ki Allahu Teâlâ'nın yolunda zikrullah ile namaz ile aşk ateşine düşmüş riyazet mücahede ile aşk ateşi ile ciğerini yakmış Allahu Teâlâ'ya aşık olup ne cefalar ne belaları çekmiş o ona aşık olmuş oda ona aşık olmuş kimsedir. Aşık maşukundan ne esirger. Allahu Teâlâ ile birbirine aşık olmuşlardır. Onu seveni Allahu Teâlâ sever. O yalan söylemez.

İmamı Hasan Rd. Anh.’dan Hadisi kudsi “Kulum bana aşık olun­ca bende ona aşık olurum” diyor sözümüz hakkıyla şeyhadır. Sahtekarlara değil ve noksan şeyhlere değildir. Hak’ka aşık olup ciğeri aşk ateşi ile yanmış Allah yolunda belalar çekmiş ve her ahlakı tamam, şeriatı. tarikatı tamam zikrullah etmeyi çok sever, sabrı sebatı, cömertliği tamam olmalıdır. işte bundan ne beklersen bekle itikat et.

3. Teslimiyet: Teslimiyet şudur: Bir mürşidden el tutan ölünün yıkayıcıya teslim olduğu gibi teslim olmaktır. İnsan teslimiyetine göre nasip alır. Teslimiyeti az olan az nasip alır çok olan çok alır bu yolda esas olan teslimdir olmazsa teslim neylesin talim demişlerdir.

Teslimiyet öyle gerektir, bir ölü yıkayıcıya nasıl teslim olur öyle teslim olmalıdır, Kattiyen muhalefet etmemelidir ve ne zahirden ve nede kalben itirazlı olmamalıdır. Ne söylerse hemen kabul etmeli söz verirse sözünde durmalı hemen yerine getir bir şey vaad edersen derhal yerine getirmelidir. Öyle teslim olmalısın ki ölü gibi.

Senin o kapıya teslimiyetin Allahu Teala içindir. Sebat sözünde durmalısın. Şuraya buraya kaçmamalısın. Asla tereddüt etmeme­lisin, acaba muradım olur mu olmaz mı dememelisin. Seni oraya teslim eden seni unutmayacağını bilmelisin. Orayı bırakıp başka yerlere gidersen, oraya teslim edeni unuttun sen, sabır ve se­bat ile teslim ol o kapıyı bekle seni oraya koyan seni unutmaz. Bekle maarif kapısını tez açılır irfan sana. artık öyle bilmelisin ki seni oraya koyan Allahu Teâlâ dır. Terk etmek onu terk etmektir. Senin nefsin keşfi keramet ister. Allahu Teâlâ senden sabır se­bat ve istikamet ister. Olduğun kapıya candan teslimiyet, mu­habbet, itikat ve sadakat ister. Orayı bırakıp başka kapılara gi­denleri sevmez. Dünya dolu mürşidi kamil olsa tereddütlü olanlara faide yok. Çünkü Allahu Teâlâ hangisine teslim ettiyse işi orada biter her taraftan ümidini keseni oraya candan teslim ola­nı sever vesselam.

Tevekkül: Bir gün bir arabi Cenab-ı risalet penah Efendimize gelip meclisi saadete girmiş, ama devesini dışarıda boş salıvermiş. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Deveyi neyledin diye sormuş. Arabi cevabında deveyi salıverdim ve Allahu Teâlâ'ya tevekkül eyledim” demiş. tekrar Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem cevab olarak Deveyi bağla, esbâbı elden bırakma sonra Allahu Teâlâ'ya tevekkül et, sebeblere teşebbüs etmek tevekküle mani değildir.” demiştir.

 


[1] Bakara 2/165

[2] Deylemi-Enesden Ramuzel Ehadis. C.1.s.243/6

[3] Ramuzel Ehadis c.1s.216/14

[4] Ebu Naim Hilye, Ramuzel Ehadis c.2.s.517/3

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>