canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Zikirde Haller - (Zuhurat-ı Vakf-ı Güneş)

ZİKİRDE HALLER

 

Hatta size delidir, derler. Deli demelerine sebep, ehl-i zikir olanlarda zuhur eden haller olur ki, Hak, Hak diye çağırmalar, titremeler ve derin nefes almalar olur. Aynen elektriğin çarpması gibi haller olabilir. Onu bilmeyenler deli oldu zannederler. Kur’an-ı Kerim’de şu ayet delildir:

Kehf suresi, 24. Ayet-i kerime’de buyuruluyor;

 

وَاذْكُرْ رَبَّكَ اِذَا نَسِيتَ

 

Yani, sen Rabbini kendi nefsini unuttuğun halde zikir eyle, demektir. Bir kimse, zikre çok devam ederse, o kimseye öyle bir hal gelir ki, Allah’dan başka her şeyleri unutur, hatta kendini de unutur. Yalnız Allah demeyi bilir. İşte makbul zikrullah budur:

Hadis-i Şerif:

 

اِنَّ النُّورَ اِذَا دَخَلَ الْقَلْبَ فَانْفَسَخَ فَانْشَرَحَ

 

Yani, “her kimin kalbine nur inerse, onun kalbinde kötülük koymaz o kalbi temizler, kötülükleri o kalpte türetmez, eğleştirmez. O kalbi Allah tarafına açar.”[1] Nelerin nuru olabilir? Huzur-ı kalp ile yapılan ibadetlerin hepsinde nur vardır. Fakat zikrullahın nuru hepsinden daha kuvvetlidir. Şu ayet delildir:

Ankebut suresi, 45. Ayet-i kerime’de buyuruluyor;

 

اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَآءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ

 

Yani, ey Habibim, şerait ve erkanına riayet ederek, namazı edaya devam et. Zira namaz, kötü fiil olan fuhşiyattan ve münkerattan seni nehyeder ve Allah’ın zikri ve zikrullah, her şeyden büyük ve ibadetlerin büyüğü ve efdalıdır.

İşte bu ayet-i kerime’ye karşı, hem namazı, hem de zikrullahı her ikisine devam edilmesini buyuruyor.

A’la suresi, 14-15. Ayet-i kerime’de buyuruluyor;

 

قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ ﴿﴾ وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّهِ فَصَلّٰىۜ

 

Yani nefsini her türlü kötülükten çeken, nefsinin terbiyesine hakim olup, daima nefsini kontrol altında tutup, nefsin hevasına ve şeytanın iğvasına uymayanlar iflah oldular. Nasıl kötülüklerden çekileceğimiz, nasıl iflah olacağımızı haber veriyor. Rabbisinin ismini zikrullah ederek, namazını kılanlar, nefislerini ıslah edebilenler, iflah oldular. İflah olmanın tedavisini haber veriyor. Hem zikrullah, hem namaz ile her ikisinin devamı ile.

Ahzab suresi, 41-42. Ayet-i kerime’lerde buyuruluyor;

 

يَآ اَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا اللّٰهَ ذِكْرًا كَثِيرًاۙ ﴿﴾ وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَصِيلًا

 

Yani, ey Allah’a iman eden mü’minler, siz Allah’ı çok zikredin. Akşamda ve sabahta Allah’ı tesbih ile tenzih edin ki, rıza-i ilahiyeyi tahsil ile ahirette derecelere nail olun.

Ebu’s Suud Efendinin beyanı vechile, Allah’ı zikir için hiçbir vakt-i muayyen ve bir hudut, had ve nihaye olmadığına işaret için, Cenab-ı Hak çok zikir olunmasını emir etmiştir.

Bu ayetin emrine göre, zikrullah etmek için sair ibadet gibi bir zaman ve mekan yoktur. Bu emre göre, insan her zaman zikirle meşgul olabilir. Buna nazaran, ey mü’minler, siz Allah’ı her hali-nizde ve cemii zamanınızda kemal-i tazimle çok zikredin ve gecede ve gündüzde ve akşamda ve sabahta Allah’ı çok zikir ve tesbih edin, demektir.

Şimdi bazı okumuş olanların, bazı bir kısım hocalarımızın yanıldıkları meydana çıkmaktadır. Yanıldıkları ise, namaz da zikir, hepsi namazdadır. Başkasına bakmayın diye, kendilerinin yanlış fetvaları açığa çıktı. Çünkü ayetler, hadis-i şerifler namazı ayrı, zik-rullahı ayrı haber veriyor. Maksadımız, Allah’ın ve Resulünün emirlerinin hepsini kabul edip, onlarla da halis niyet ile ve ihlaslı ve huzur-ı kalp ile azimli çalışıp, bizi yaradan Allah’ımızın rızasına ve vuslatına kavuşmayı ve rızasına ve vuslatına kavuşmamıza mani olanları anlayıp, savuşmamızı, vuslat ve rızasına cümle ümmet-i Muhammed’e kolaylığını ve asanlığını hidayet eylesin, amin, ya Muin!

Zikir nedir diyenler vardır. Hadis-i şerif’le yazılmıştır ki;

 

اَفْضَلُ الذِّكْرِ فَاعْلَمُ اَنَّهُ لٰٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ

 

“La ilahe illallah zikri, imanın temelidir”[2]. Buna kelime-i tevhid denilir. Allah zikrine de lafza-i celal denilir. Huzur-ı kalp ile yapılmayan namaz hakkında hadis-i şerif, İmam Gazali’nin İhya-u’l Ulum kitabından:

 

لاَ يـَنْظُرُ اللّٰهُ اِلٰى صَلٰاةٍ لٰايـُحَضِّرُ الرَّجُلُ فِيهَا قَلْبَهُ مَعَ بَدَنِهِ

 

Yani kişinin kalbi ile bedeni birlikte hazır bulunmadığı namazına, Cenab-ı Hak iltifat etmez, buyuruyor. Müzekkinnufus kitabında üç şeyin Allah indinde sinek kanadı kadar kıymeti, değeri yoktur buyuruluyor:

 

Birincisi, huzursuz namaz kılmak.

İkincisi, gaflet ile zikrullah etmek.

Üçüncüsü, sünnet-i seniyyeye uymadan salavat getirmek.

Huzursuz namaz kılmak: Şöyle ki, cesedini kıbleye dönüp çe-virdi, kalbini Allah’a çevirip huzurullahda tutamıyor. Ceset kıbleye dönmüş ama, kalp cesedin dışında çeşitli gaileler, endişeler ile meşgul oluyor. Ceset kıbleye dönmüş, kalp ise huzurullahda değil. Cesedini her türlü yasaklardan, elini, dilini, gözünü, kulağını, sair azasını sair fiillerden alakayı ve ilgileri kesip, ancak kalbi huzurullaha bağlayıp, huzur ve huşu, edep erkanı ile aşk ve rızası ile kılmayı Cenab-ı Allah asan buyursun, amin, ya Muin!

İşte kalbe Allah’dan başka gelenleri gücümüz yettiği kadar gayretle kalpte eğleştirmeyip, atmaya çalışıp, her zaman kendimizi korku ve edeple huzurullahda tutmaya çalışacağız. Allah’a sığınırız nefsimizin, şeytanın bizi Allah’ımızın rızasından ve huzurundan uza-ğa çekmesinden Allah’a sığınırız. Allah’ım muhafaza eylesin, amin, ya Muin!

Allah’ın bizlere gücenip, gazabından da gene merhameti, affı ve rahmeti çok olan yüce Allah (c.c.)’ımıza sığınırız.

İşte namaz ve zikrullah huzur-ı kalp ile olursa, tesiri olur. İşte salavat-ı şerife de huzur-ı kalp ile, hem de Peygamber Efendimizin sünnetlerine tamamen uyulursa, o salavat makbul olur. Huzur-ı kalp olmadan ve Peygamber Efendimizin hiçbir sünnetlerine uymadan salavatın da kıymet ve değeri olmaz.

 


[1] Münavi, Feyzu’l Kadir, c. 1, s. 186 (Mısır).

[2] Kenzü’l İrfan 1001 hadis, s. 45/255.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>