canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Allah İçin Oan Kardeşlik - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

ALLAH İÇİN OLAN KARDEŞLİK

 

Bilmiş olun dünya; Allahu Teala'ya giden yolda bir konaktır. Bu ko­nakta bulunanların hepsi yolcudurlar. 'Hepsi bir yolcu kafilesi gibidir. Yolculuklarından maksat aynı ise, hepsi bir sayılır. O halde aralarında sevgi, beraberlik ve yardımlaşma olmalı, birbirlerinin hakkını gözetmelidirler.

Allah için bir kimseyi sevmek ve onunla kardeşlik yapmak dinde üstün ibadetlerden ve yüksek mertebelerdendir. Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu: Hadisi Şerif.

مَنْ اَرَادَاللّٰهُ بِه۪ خَيْرًا رَزَقَهُ خَل۪يلاً صَالِحًا إِنْ نَسِىَ ذَكَّرَهُ وَاِنْ ذَكَرَ اَعَنَهُ

“Allahu tealâ, iyiliğini murad ettiği kimseye, unuttuğunu hatırlatacak ve hatırında olanı yapmağa yardım edecek iyi ve Salih dost nasib eder.” [1]

 Yine hadisi şerif:

مَثَلُ الْاَخَوَيْنِ إِذَا الْتَقَيَا مَثَلُ الْيَدَيْنِ تَغْسِلُ اِحْدَاهُمَااْلاُخْرٰى وَمَاالْتَقٰى مُؤْمِنَانِ قَطُّ إِلَّۤااَفَادَاللّٰهُ اَحَدَهُمَا مِنْ صَاحِبِه۪ خَيْرًا

“Allah için sevişen iki kardeş buluştukları zaman, biri diğerini yıkayan iki el gibidirler. Ne zaman iki mü’min bir araya gelirse, Allahu tealâ, birini diğerinden faydalan-dırır.”[2]

 Yine sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hadisi şeriflerinde;

مَا زَارَ رَجُلٌ رَجُلًا فِى اللّٰهِ شَوْقًا اِلَيْهِ وَرَغْبَةً ف۪ى لِقٰۤائِه۪ اِلَّانَادَاهُ مَلَكٌ مِنْ خَلْفِه۪ طِبْتَ وَطَابَ مَمْشَاكَ وَطَابَتْ لَكَ الْجَنَّةُ

“Allah rızası için bir (Müslüman kardeşinin) ziyaretine giden kimseye, bir melek ardından “kendinde güzel, ziyare-tinde güzeldir. Cennet de güzel bir yer olarak senin için hazırlanmıştır.” Diye çağırır.” [3] buyurmuştur.

 Yine buyurdu:

اِنَّ رَجُلًا زَارَ اَخًالَهُ فِى اللّٰهِ فَاَرْصَدَاللّٰهُ لَهُ مَلَكًافَقَالَ اَيْنَ تُر۪يدُ؟ قَالَ: اُر۪يدُ اَنْ اَزُورَ اَخ۪ى فُلَا نًا فَقَالَ لِحَاجَةٍ لَكَ عِنْدَهُ قَالَ:لَاقَالَ فَبِنِعْمَةٍ لَهُ عِنْدَكَ؟ قَالَ:لَا قَالَ فَبِمَ؟ قَالَ:اُحِبُّهُ فِى اللّٰهِ قَالَ:فَاِنَّ اللّٰهَ اَرْسَلَن۪ى اِلَيْكَ يُخْبِرُكَ بِاَ نَّهُ يُحِبُّكَ لِحُبِّكَ اِيَّاهُ وَقَدْ اَوْجَبَ لَكَ الْجَنَّةَ

“Bir kimse bir din kardeşini ziyarete gidiyordu. Allahu Teala onun yanına bir melek gönderdi. Melek, nereye gidiyorsun, dedi.. Filan din kardeşimi görmeye gidiyorum, cevabını verdi. Melek, onunla bir işin mi var, dedi. Hayır dedi. Akraban mıdır, dedi. Yine hayır dedi. Sana bir iyiliği mi dokundu. dedi. Yine hayır. dedi. O halde niye gidiyor­sun, dedi. Allah için gidiyorum ve onu Allah için seviyorum deyin-ce, me­lek, Allahu Teala beni, seni sevdiğini müjdelemem için sana gönderdi. O kimseyi sevdiğin için Allahu Teala sana Cenneti va'detti”[4]

  Allahu Teala Davud Aleyhissellam'a vahiy gönderdi: “Ya Da-vud, niçin İnsanlardan kaçıyor, yalnız oturuyorsun?” “Yâ Rabbî, senin sevgin, İnsanları hatırlamayı kalbimden sildi, hepsinden kaçar oldum”, dedi. Allahu Teala “Ey Davud, uyanık ol! Kendine dostlar, kardeşler ara. Din uğrunda sana yardımcı olmayanlardan da uzak ol, çünkü kalbini karartır ve şükürden uzak tutarlar”, buyurdu.

Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu:

اِنَّ لِلّٰهِ مَلَكًا نِصْفُهُ مِنَ النَّارِ وَنِصْفُهُ مِنَ الثَّلْجِ يَقُولُ اللّٰهُمَّ كَمَا اَلَّفْتَ بَيْنَ الثَّلْجِ وَالنَّارِ كَذٰلِكَ اَلِّفْ بَيْنَ قُلُوبِ عِبَادِكَ الصَّالِح۪ينَ

“Allahu Teala'nın bir meleği vardır. Yarısı kardan, yarısı ateştendir. Bu melek: Yâ Rabbî! Kar ile ateş arasında ülfet koyup, bir arada bulundurduğun gibi sana layık kullarının kalblerine de ülfet ve yakınlık ihsan eyle, der”[5]

Yine buyurdu:

أَلْمُتَحَابُّونَ فِى اللّٰهِ عَلٰى عُمُودٍ مِنْ يَاقُوتَةٍ حَمْرٰۤاءَ ف۪ى رَأْسِ الْعُمُودِ سَبْعُونَ اَلْفِ غُرْفَةٍ يُشْرِفُونَ عَلٰى اَهْلِ الْجَنَّةِ يُضِئُ حُسْنُهُمْ لِاَهْلِ الْجَنَّةِ كَمَا تُضِئُ الشَّمْسُ لِاَهْلِ الدُّنْيَا فَيَقُولُ اَهْلُ الْجَنَّةِ اِنْطَلِقُوا بِنَانَنْظُرْاِلَى الْمُتَحَبّ۪ينَ فِى اللّٰهِ فَيُضِئُ حُسْنُهُمْ لِاَهْلِ الْجَنَّةِ كَمَا تُضِئُ الشَّمْسُ عَلَيْهِمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٍ مَكْتُوبٍ عَلٰى جِبَاهِهِمِ الْمُتَحَابُّونَ فِى اللّٰهِ

“Allahu Teala için sevişenlere, Cennette kırmızı ya­kuttan bir sütun dikilir. üstünde yetmiş bin köşk bulunur. Orada Cen­nette olanlara bakar. Yüzünün nuru Cennette olanlara, güneşin ziyası, gibi parlak görünür. Cennettekiler: Gelin, seyredelim derler. Onlara ba­karlar, elbiseleri yeşil sündüsten ve alınlarında «Allah için sevişenler”, yazısını görürler”[6]

 


[1] İhya 2/394 (Bedir yayınları)

[2] İhya 2/394 (Bedir yayınları), Sülemi Adabussohbe ve Deylemi Müsnedil Firdevs’ten

[3] İhya 2/397 (Bedir yayınları), Ez-Zühdü li İbnil Mübarek c.1.s.247/709 (Beyrut)

[4] İhya 2/398 (Bedir yayınları)-Müslimden

[5] İhya 2/400. (Bedir yayınları) İbni Hıbban’ın Azemet kitabından

[6] İhya 2/401 (Bedir yayınları) Musannıf Ebi Şeybe c.7.s.45/24101(Riyad), Hakimi Tirmizi Nevadir-ul-Üsûl c.2.s.38(Beyrut)

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>