canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Sultan Muhammed Fatih - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

SULTAN MUHAMMED FATİH

 

Cenab-ı Hak buyuruyor ki:

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟

 

 “Mü'minler, muhakkak ki, kardeşlerdir. Artık kardeşle-rinizin arasını ıslah ediniz ve Allah'tan korkunuz, tâ ki siz rahmete nâil olasınız.”[1]

Nefsini şeytanı, Allah’ın kendisine emanet olarak verdiği kalbini nefse şeytana kaptırmamış Allah’ın varlığına birliğine şek şüphe kalmamış olan, Mü’min nereli olursa olsun sizin kardeşinizdir. Canınızı malınızı sırrınızı namusunuzu ancak bunlara emanet yapabilirsiniz. Böyle olan bir mümin din kardeşin başına bir felaket gelirde bir üzüntü düşmezse o mü’min sayılmaz.

 Cezayir devleti ile Fransa harbinde eskiden böyle radyo telsiz televizyon yokmuş ama yine gazetelere benzer haber verici bir şeyler varmış. Sultan Muhammed Fatih hazretleri şeyhi Akşemseddin’nin tekkesinde otururken Fransız kafirleri Cezayir de olan Müslüman kadınlarını, esir aldıkları haberi okununca Sultan Muhammed Fatih hazretleri ağlıyor. Mü’min bir vücut gibi mü’minin birine bir şey olsa diğer mü’min o acıyı duyar. ne kadar kendini tutmaya çalışsa da o tekkede şeyhinin önünde hıçkıra hıçkıra ağlıyor.

Ağıdı dinince şeyh Akşemseddin kalkıyor başındaki takkesini sultan Muhammed Fatih hazretlerinin başına giydiriyor. İçin yanıp dayanamayıp şu ağıdıyın üzerine oğlum şimdi ki bu din kardeş bacılarıyın esir olduklarına üzüldüğünden dolayı Allah sana İstanbul’u fethetmeyi nasip eyledi. Bu Fransızların pişirmiş oldukları helvayı da Allah sana nasip eyledi dedi.

Daha sonra Cenab-ı Hak İstanbul’un fethini kendisine nasip etti. Harpden öncede Bizans imparatoru oğluna Fransız kıralının kızını nişanlamıştı. Fransıza gelin getirmeye gitmişler vapurla geldiler iskeleye dayandılar baktılar ki İstanbul feth edilmiş. Sultan Muhammed Fatih hazretleri bunları da teslim aldı. Fransız kralının kızı yanında da üç yüz kadar bekar kız mal eşya hepsini aldı Akşemseddin Hazretlerine teslim etti.

 Akşemseddin Hazretleri dervişlerin içinde fakir olanları teker teker o kızlarla nikahladı Onları da Müslüman ettiler. Fransız kralının kızını da Sultan Muhammed Fatih Hazretlerine nikah etti. Dedi ki “Nasıl sözüm çıktı mı? Önce İstanbul’u feth ettin Fransızların da pişirmiş olduğu helvasını da Allah sana nasip etti. Onlar üç aydan beri gittiler geldiler hazırlandılar Allah sana nasip etti. Sonra Fransız kralının kızı öyle bir hale geldi ki insanlar da böyle dönüş kabiliyeti var eskisi ne olursa olsun geriye bakılmıyor aşı dönüyor. Öyle bir islamiyete kökleşti ki her sene ramazan ayı geldiğinde hergün dört yüz fakirin karnını doyurur sırtınıda giydirirdi. Üç aylar geldiğinde devamlı oruç tutardı. Beş yada altı tane erkek çocuğunun hepside evliya oldu.

 


[1] Hucurat 49/10.

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>