canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Mescidde Musafaha Hakkkında - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

MESCİDDE MUSAFAHA HAKKINDA

 

İmami Gazalinin Huccetül İslam Kitabında şöyle geçiyor. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem mescitte namazı kılıp cemata yüzünü dönmüştü. Mihrapta otururken dışarıdan bir adam geldi. Temiz beyaz elbiseli, gelip edeble Resullullahın elinden tutup, üç sefer hafifce sallayıp müsafaha yaptı. Geri edeple çıkıp gitti. Cebrail aleyhisselam dedi: “Ya Muhammed seninle müsafaha yapan şahsı tanıdın mı?” Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem “bilmedim” dedi. “O Hızır aleyhisselam’dı. “Hem seni ziyaret etti hem de müsafayı öğretti.” O zaman Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: (Müsafaha kardeşimiz Hızır aleyhisselam’dan bize sünnet olsun. Her kim din kardeşi ile bu şekilde müsafaha yaparsa Cenab-ı Hak o kimselerin her parmak başına bir Hızır sevabı yazsın” buyurdular.

Her kim müsafahaya elini evvel sunarsa evvel sunana doksan sonra sunana on sevap yazılır. buyurmuştur.

İki Müslüman kardaş olarak, ikisi ellerini uzatarak müsafaha etmelerini kerih gören bir çoğu hocalar, itiraz ediyorlar, kendileri müsafahanın neresinden hoşlanmayıp, bid’at olduğunu iddia ediyorlar. Bu müsafahaya iddia edenler, kerih, bid’at diyenlere, inşallahu teala cevaplar yazılacak. Onların kafadan söyledikleri sözlerine itimat etmeyiniz. Bakmayınız. Bizler ancak Allahu Teala Hazretlerinin ayetine ve onun sevgilisi habibi olan Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem’in sözlerine bakarız. Ve bunların sözlerine bakılması lazımdır. Burda kaynak göstereceğiz müsafaha hakkında İmamı Gazali Hazretlerinin Huccetül İslam kitabının ondukuzuncu saifesinde Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in mübarek sözlerini yazıyoruz. İtirazcılar mu’teriz olanlar dikkatli olunuz.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Ebu Sufyan’ın evinden çıktım. İkindi vaktinde mescide girdim. Boyu ve boynu uzun ve kaşları çatık bir kişi gelip, dört rekat namaz kıldı. Mihrabın yakınına vardım. O kişiye nazar ettim. Namazdan fariğ olunca iki ellerini kaldırıp, ağlayarak dua etmeye başladı. Ben dahi elimi kaldırıp amin dedim. Duadan fariğ olunca sağ elini bana uzattı. Ve elimi tutup üç kerre salladı. Sonra mescidden dışarı çıkıp gitti. O kişinin bu fiiline taaccüp ettim” buyurdu.

Ondan sonra Resulu Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti İmami Ali kerremallahu veche’nin evine geldi. Ya Ali Mescitte bir kişi gördüm. Namaz kılıp elimi tutup üçkerre salladı. Mescitten çıkıp gitti dedi.

Derhal Cebrail aleyhisselam gelip dedi ki. “Ya Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, Hak Teala sana selam edip buyurur ki, mescidi saadette elini tutan kişiyi bildiniz mi? Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki, “hayır bilmedim.”

Deyince, Cebrail aleyhisselam dedi ki: “o gördüğün kimse Hazreti Hızır aleyhisselam idi. Seni ziyaret etmeye gelmiş idi.” O zaman Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Ya Ali Hızır aleyhisselam’ın yaptığı sünneti, fiilini sana vasiyet ediyorum”. Buyurdu.

Yine, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurdu ki: “Her kim bu minval üzere din kardaşı ile müsafaha yapsa Cenab-ı Hak Tela Hazretleri o kimseye Hızır aleyhisselam’ın sevabının misli olarak sevap vere. Ve her bir parmağına bir yıllık ibadet sevabı vere ve elleri bir birinden ayrılmadan ikisininde bütün günahlarını affı mağfiret eder. Ve her günahlarına karşılık birer hasene, sevap yazar. Yine hadisi şerifte, “her kim bir din kardeşini ziyaret eder ve elini tutup üç kerre hafif sallayarak müsafaha etse Cenab-ı Hak, ikisininde ellerini biri birinden ayırmadan bütün günahları dökülür. Ağaçlardan yaprağın döküldüğü gibi.”

Ey din kardaşlarımız, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin biz zat kendi lisanı ile müsafaha hakkında böyle konuşup mükafatlarını haber verince, müsahafayı terk etmeyiniz. Müsafaha yapmayı din kardaşlarımıza öğretin, sizlerde yapınız.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem yine bir hadisi şerifinde buyurdular ki: “her kim müsafahayı terk eder ise o kimse benden değil diye buyuruyorlar. Müsafaha iki kardaş veyahutta bir toplum cemaat, hep beraber müsafaha yaptıktan sonra, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e salavat getirip ahrete göçmüş olan bütün ehli iman olanların ruhlarına fatiha okuyup mümkün ise kısadan dua edilmelidir. [1]

Yine müsafaha hakkında Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin hadisi şerifinde:

تَقْب۪يلُ الْمُسْلِمِ يَدَ اَخ۪يهِ مُصَافَحَةُ

Yani, “Hüsnü zan ettiği din kardaşına saygı ile elini öpmesi müsafahadır”.[2] Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin diğer bir hadisinde:

تَصَافَحُوا يَذْهَبِ الْغِلُّ عَنْ قُلُوبِكُمْ

Yani, “Musafaha ediniz ki kalblerinizden kin duyguları yok olsun”.[3] buyurulmuştur.

Hadisi şerifine karşı, el öpmek sünneti seniyesindendir. Fakat eli öpülen kimse kemal sahibi olursa zarar vermez. Eli öpülen kemallaşmamış, kamil kimse değilse, belki nefsi haz duyabilir.

Başka bir hadisde de (mevkufat kitabında) “İlmi ile hakkıyla amil olan, kamil bir alimin eli öpülür. Birde çok adaletli hükümdarın eli öpülür”. buyurulmuştur.

 


[1] İmamı Gazali Hüccetü-l-İslam

[2] Kenzü'l-İrfan bin bir hadis s.143/932

[3] C. Sağir muhtasarı c.2.s.219/1776 (3:247/3302)

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>