canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Cennetin Kapısını Cömertlerin Açması - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

Cennetin Kapısını Cömertlerin Açması

 

Yarın mahşer yerine vardığımızda cennete kim önce girecek diye şehitler, cömertler birde alimler arasında şöyle bir münakaşa olacak şehitler diyecek ki önce biz gidip cennetin kapısını açacağız, cömertler diyecek ki biz önce gidip açacağız, alimler diyecekler ki hak bizim biz önce gidip açacağız.

Bunlar bu munakaşayla cennet kapısına varırlar cenab’ı Hak Cebrail aleyhisselam’ı gönderir. Cebrail aleyhisselam şehitlere der ki siz hepsinden ileri atılıyorsunuz bu şehitliğin sevabını kimden öğrendiniz? Alimlerden öğrendik derler. Siz dünyada iken bir sorununuz veya öğrenmek istediğiniz bir şey için kime giderdiniz? alimlerin yanına giderdik derler.

Öyleyse siz dünyadayken bu alimlere tabi idiniz de şimdi niçin öne geçiyorsunuz siz şöyle durun diyecek. Sıra cömertlere geliyor cömertlere diyecek ki siz bu cömertliğin faziletini kimden örendiniz? Alimlerden örendik derler. Bir mesele olduğunda kime müracat ederdiniz ? Alimlere müracat ederdik.

Öyleyse hocandan niye öne geçiyorsun dünyadayken onu büyük biliyordun bir soracağın olsa ona gidiyordun ona muhtaçdın buradada öyle muhtaçsın diyecek o zaman hak alime verilecek alim cennetin kapısına varıp girecegi zaman Cenab-ı Hak Teala hazretlerinden bir nida gelir ey benim alim kullarım dünyadayken nice sefil biçareler vardı ki sizden çok büyük şeyler umarlardı sizin başınızda toplanırlardı sizden büyük yardım beklerlerdi şimdi onlar nerde kaldı siz cennetin kapısını buldunuz hemen gireceksiniz. O zaman o alimler yâ Rabbî bizim elimizde ne varki senden izin olmazsa derler. Cenab-ı Hak diyor ki ben size izin selahiyet veriyorum gidin onları kurtarın diyecektir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki:

 Her alimin eline birer peşkil verilir alimler cehenneme koşarlar kendileri ile ilgili olanlara şefaat yaparlar. Cennetin kapısında şehitlerle cömertler kalır o zaman Cebrail aleyhisselam gelir. Şehitlere derki siz ileri atılıyorsunuz amma bu cömertler size silah vermese yardım etmese neyle savaşırdınız ozaman cennete girme hakkını cömerde verir. Onun için cennetin kapısınıda cömertler açacak. [1]

5. Hasede karşı kendi mesleğinde olan müslümanı kendi nefsini nasıl seviyorsa onu da öyle sevmektir. Hoca hocayı, derviş dervişi hasetlememektir. Bir müslüman diğer bir müslümanı hasetlerse ona suizanda bulunursa Cenab-ı Hak’kın düşmanıdır. Sever ise o kimse Cenab-ı Hak’kın dostudur. İşte hocaların, şeyhlerin ve dervişlerin helakları hasedlikdendir. Allah muhafaza eylesin ihvanlar bundan helak oluyor dikkat etmelidir. Amin ya Muin.

6. Gazap, öfkelenmek, darılmak ve azarlamaktır. Buna karşı Allahu Teâlâ'ya sığınmaktır. Euzü besmele okuyup medet istemektir. La havle vela kuvvete illabillah deyip Allahu Teâlâ'nın da kendine gadap edeceğini düşünerek korkmaktır. Kendinin aczini bilip Allahu Teâlâ'ya boyun eğmektir. Bunlar böylece gadabı yutarlar. Allahu Teâlâ'dan af dilerler. Kime gadaplandı ise onun gönlünü alırlar bir daha tevbe ederler. Allahu Teâlâ da bunları sever. Allahümmağfirlena Ya Allah (c.c)

Cenab-ı Hak ayeti kerimede buyurur:

اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ فِي السَّرَّآءِ وَالضَّرَّآءِ وَالْكَاظِم۪ينَ الْغَيْظَ وَالْعَاف۪ينَ عَنِ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَۚ

Onlar (o takva sahibleri) bollukta ve darlıkta infak edenler öfkelerini yutan insanların kusurlarını affeden kimseler-dir.”[2]

İşte Allah’ın sevdigi kimselerin alemeti halim selim olanlardır. öfke şeytandan gelir. Hilm Rahmandandır.

7. Hubbüddünya, dünya sevgisine karşı sabırdır. Kanaattir, tevekküldür, rızadır. Allahu Teâlâ'dan korkmak ve inanmaktır. Sa­bır odur ki elindekine kanaat edip halini kimseye şika­yet etmemektir. Tevekkül odur ki kendisi ibadetle meşkul iken her umuruna Hak’kı vekil eyledikten sonra her işini onun yapacağına inan­maktır. Allahu Teâlâ'nın kapısında çalışan her şeyini Allahu Teâlâ'dan beklemelidir. Mesela çok zengin, çok merhametli, çok cömert bir zatın kapısında gece gündüz çalışan bir kimse o efendinin kendine vereceğini bek-lemeyip başkalarının kapısına varıp ondan bir şeyler isterse o kapı-sında çalıştığı zatın ne kadar güceneceğini ne kadar gadaplanacağını düşünürseniz bilirsiniz. Bir kimse alim olup­ta veya derviş olupta zenginlerin kapısına varıp halini arz eder­se dininin üçte birisi gider dediği hadisi şerif budur.

Allahu Teâlâ benim kapımda çalışıp neden başkasının kapı­sına gidiyorsun. Bana inanmıyor musun der. Ben alimim dersin der­vişim kemal buldum dersin Hak’kın kapısını bırakıp kulların kapı­sına gidersin der gadaplanır. Her kim Allahu Teâlâ'nın kapısını se­batla sabırla bekler kanaat ederse Allahu Teâlâ onu sever. Büyük adam olur vesselam. Şu Hadisi Şerifi de ilave edelim.

عَزَّ مَنْ قَنَعَ ذَلَّ مَنْ طَمَعَ

“Kanaatli olan aziz olur. Tama’ olan zillete düşer”

أَللّٰهُمَّ اَجْعَلْنَا مَنْ قَنَعَ بِيَدِه۪

“Allah’ım bizi elindekine kanaat edenlerden eyle demek-tir.”

أَلْقَنَا عَةُ كَنْزٌ لَا يَفْنٰى

“Kanaat tükenmez bir hazinedir.”[3] dini yapan nedir? Dini yıkan nedir? deyi imamı Ali radıyallahu anh Hazretleri Hasan Basri’ye sormuşlar “Dini yapan (vera)’dır, dini yıkan tama’dır.” demiş­tir. Vera takvadan daha yüksektir. Dikkatle şüphelilerden sakınmaktır.

SABIR VE ŞÜKÜR

Tevbe, sabırsız doğru olmaz. Hatta hiç bir farzı eda etmek ve bir günahı yapmamak sabretmeksizin ele geçmez. Bunun için Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu.

“İman nedir?” diye sorduklarında,

هُوَالصَّبْرُ

“Sabırdır” buyurdu.[4] Diğer bir hadis-i şerif'te de

اَلصَّبْرُ نِصْفُ الْإِيمَانِ

“Sabır imanın ya­rısıdır”[5] buyurdu.

Sabrın faziletinin büyüklüğündendir ki, Allahu Teala onu aziz ve kıymetli eyleyip, dost­larından, az bir kısmı haric herkese vermedi. Nitekim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem:

مِنْ أَقَلِّ مَا أُوت۪يتُمُ الْيَق۪ينُ وَعَز۪يمَةُ الصَّبْرِ وَمَنْ أُوطِىَ حَظَّهُ مِنْهُمَا لَمْ يُبَالِ بِمَا فَاتَهُ مِنْ قِيَامِ اللَّيْلِ وَصِيَامِ النَّهَارِ وَلَأَنْ تَصْبِرُوا عَلٰى مَا أَنْتُمْ عَلَيْهِ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ يُوافِيَن۪ي كُلُّ امْرِىءٍ مِنْكُمْ بِمِثْلِ عَمَلِ جَم۪يعِكُمْ وَلٰكِنّ۪ي أَخَافُ أَنْ تُفْتَحَ عَلَيْكُمُ الدُّنْيَا بَعْدِى فَيُنْكِرُ بَعْضُكُمْ بَعْضًا وَيُنْكِرُكُمْ أَهْلُ السَّمٰۤاءِ عِنْدَ ذٰلِكَ فَمَنْ صَبَرَ وَاحْتَسَبَ ظَفَرَ بِكَمَالِ ثَوَابِه۪, ثُمَّ قَرَأَ قَوْلَهُ تَعَالٰى ﴿ مَا عِنْدَكُمْ يَنْفَدُ وَمَا عِنْدَهُ اللّٰه بَاقٍ وَلَنَجْزِيَنَّ الَّذ۪ينَ صَبَرُوا أَجْرَهُمْ ﴾ اَلْآيَةُ

“Size verilen en az şey, yakîn ve sabırdır. Bu ikisinin kendisine verildiği kimse çok nafile namaz kılmasa da çok oruç tutmasa da korkmasın. Ey Ashabım, bugün nasıl iseniz, ona sabrediniz, değişmeyiniz.! Bu halinizi, birinizin hepinizin amelini yapmasından da­ha çok severim. Fakat dünyanın size yaklaşacağından korkuyorum. Ben­den sonra birbirinize kırı-lırsınız. Göklerdekiler de size kırılır. Sabreden tam sevab alır. Sabredin! Dünya kalmaz. Devamlı kalan Allahu Teala'dır” buyurdu. Sonra;

مَا عِنْدَكُمْ يَنفَدُ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ بَاقٍ وَلَنَجْزِيَنَّ الَّذِينَ صَبَرُۤوا أَجْرَهُمْ

“Sizin yanınızda olanlar yok olur. Allahu Teala'nın in­dindekiler devamlıdır. Sabredenlere, yaptıkları için en iyi karşılıklar veririz”[6] ayetini okudu.”[7]Yine buyurdu:

اَلصَّبْرُ كَنْزٌ مِنْ كُنُوزِ الْجَنَّةِ

“Sabır cennet hazinelerinden bir hazinedir”[8] Yine buyur-du:

لَوْ كَانَ الصَّبْرُ رَجُلًا لَكَانَ كَر۪يمًا

“Eğer sabır in­san olsaydı çok kerim ve cömert olurdu”.[9]

Bil ki, iman tek şey değildir. Birçok dalları ve kısımları vardır. Nite­kim hadisi şerif'te şöyle buyuruldu:

اَلْإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً فَأَفْضَلُهَا قَوْلُ لٰۤاإِلٰهَ إِلَّااللّٰهُ وَأَدْنَاهَا إِمَاطَةُ الْأَذٰى عَنِ الطَّر۪يقِ   

“İman yetmiş kadar şubedir. En büyüğü lailahe illallah... kelimesidir. En hafifi de umuma ait yoldaki insanlara eza verenleri kaldırmaktır.”[10] Ayeti kerime:

 يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَ

“Ey Allah’a iman edenler size söylüyorum imansızlara değil Allah’a sığınınız sabredin namaza devam edin. Muhakkaki Allahu teala sabredenler ile beraberdir.”[11]

İbadet ve taat yolunda önünüze çıkan zorluklara sabır edin tahammül gösterin buyurdu.

 


[1] Ravisi Şeyhimiz Bilal Baba Hazretleri. Bu mealdeki hadisi şerifler için bakınız. Hafız el Münziri et-Terğib vet-Terhib c.1.s.57/133-134 (Beyrut), Deylemi El-Firdevsü bi Me’sûru’l-Hıtab c.1.s.326/1293 (Beyrut), Münavi Feyzu’l-Kadir c.1.s.245 (Mısır), Ruhu’l-Beyan tefsiri İmamı Beyhaki’den

[2] Ali İmran 3/134.

[3] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.83/512

[4] Gazali İhya c.4.s.116-Deylemi’den

[5] Deylemi, Firdevs c.2.s.415/3841 (Beyrut), Heysemi, Mecmau’z-Zevaid c.1.s.57 (Kahire) Hakim, Müstedrek c.2.s.484/3666 (Beyrut), Beyhaki, Şuabu’l-İman c.1.s.74/48 (Beyrut), Tabarani Kebir c.9.s.104/8544 (Musul)

[6] Nahl: 16/96

[7] Gazali, İhya, 4/116 Tabarani ve İbni Hıbbandan

[8] Gazali, İhya, 4/116

[9] Münavi, Feyzu’l-Kadir c.5.s.322(Mısır), İbni Cevzi El Mütenahiye c.2.s.867/1454(Beyrut)

[10] Buhârî, İman 3; Müslim, İman 57, 58 (35); Ebu Dâvud, Sünnet 14 (4676); Tirmizî, İman 6 (2614); Nesâî, İman 16; İbn Mâce, Mukaddime 9 (57); Ahmed b. Hanbel, 2/445

[11] Bakara 2/153

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>