canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Niyet, Sıdk ve İhlas - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

NİYET, SIDK VE İHLAS

 

Hadisi Şerif:

هَلَكَ الْعَالَمُونَ اِلَّا الْعَالِمُونَ هَلَكَ الْعَالِمُونَ اِلَّا الْعَامِلُونَ هَلَكَ الْعَامِلُونَ اِلَّا الْمُخْلِصُونَ اَلْمُخْلِصُونَ عَلٰى خَطَرٍ عَظ۪يمٍ

Meali: “Alemler helake gider illa Alimler kurtulur. Alim-lerdende helake giden olur. İlla amel edenler kurtulur. Amel edenlerdende helake giden olur. İlla amelini ihlasa erdirenler kurtulur. Amellerini ihlasa erdirenlere de büyük muhatara vardır.”[1] Yine Hadisi şerif:

إِنَّمَاالْأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ

Yani “Ameller niyete göredir.”[2]

Allahu Teala'nın amellere bakması niyet sebebi iledir. Resul (aleyhisselam) bu­nun İçin buyurdu ki:

إِنَّ اللّٰهَ لَا يَنْظُرُ إِلٰى صُوَرِكُمْ وَلَا اِلٰى اَعْمَالِكُمْ بَلْ يَنْظُرُ إِلٰى قُلُوبِكُمْ وَنِيَّتِكُمْ

“Allahu Teala, (sizin) görünüşünüze ve kisvetinize soyu-nuza bakmaz, kalbdeki niyetinize bakar.[3]

Ona göre işlerinizi yapar. Cenab-ı Hak Teala Hazretleri sizin dış görüntünüze, elbisenize kisvetinize, kılık kıyafetinize, saçınıza, saka-lınıza, cübbenize, yani halka görünen tarafınıza bakmaz. kalbinizdeki niyete bakar. Niyetin tabanında arzunuz ne ise ona bakar, bütün yapılan ameller niyet karşılığında makbule geçer. Niyet halis iman selamettir. Niyet fasık insan mel’amettir. Kalbe bakılmasının sebebi niyet yeri olduğu içindir.

أَكْثَرُ شُهَدٰۤاءِ أُمَّتِي أَصْحَابُ الْفَرْشِ وَرُبَّ قَتِيلٍ بَيْنَ الصَّفَّيْنِ اللّٰهُ أَعْلَمُ بِنِيَّتِه۪

“Ümmetimin şehitlerinin çoğu ya­tak ve yastıkta ölen-lerdir. Savaş meydanında nice öldürülenler vardır ki niyetle-rini ancak Allah bilir.”[4] Bir Küffar elinden ölen şehid vardır. Bir şehidde Allah yolunda nefse şeytana cihad açıp kalb alemini onlara teslim etmemek cihadında gaffar elinde şehid olanlar vardır. Yine buyurdu:

  نِيَّةُ الْمُؤْمِنِ خَيْرٌ مِنْ عَمَلِه۪ نِيَّةُ الْمُنَافِقِ شَرٌّ مِنْ عَمَلِه۪

Meali: “Mü’minlerin iyi niyeti amellerinden hayırlıdır. Münafıklarında kalblerindeki kötü niyeti yapacakları şerden daha şerlidir.”[5]

 Yine Hadisi şeri:

“İn­sanlar dört kısımdır: Biri mal sahibi olup, Allah yo-lunda harcar. Bir baş­kası benim de malım olsa böyle har-cardım der, o niyet karşılığında her ikisi de aynı sevabı alırlar.

İkincisi malı olur cimriliğinden eli sıkı olur Allah yoluna gelince hiçbir şey harçedemez işte böyle bir cimri, pinti olan kimseye imrenir benim malım olsa bende bunun gibi hayır yollara harcetmem niyetinde olur malı olur harcedemez ise cimrilikte, günahta aynı müşterek olur.” [6]

Enes (radıyallahü anh) buyurur ki: Resul (aley hisselam) Tebük gazasında Medine’den dışarı çıkınca

إِنَّ بِالْمَد۪ينَةِ اَقْوَامًا مَاقَطَعْنَاوَادِيًا وَلَاوَطِئْنَامَوْطِئًايَغ۪يظُ الْكُفَّارَوَلَا اَنْفَقَنَانَفَقَةً وَلَا اَصَابَتْنَامَخْمَصَةٌ اِلَّاشَرَكُونَاف۪ى ذٰلِكَ وَهُمْ بِالْمَد۪ينَةِ

“Medine’de öyle kimseler var ki bizim geçtiğimiz her vâdi, kafirleri kızdıracak şekilde attığımız her adım infak ettiğimiz her şey ve çektiğimiz her sıkıntı ve açlıktan alaca-ğımız sevaba bizlerle beraber müşterektirler”buyurdu. Sahabeler Ya Resulullah onlar bizimle olmadıkları halde nasıl bu fazileti elde ederler? diye sorunca:

Resulüllah sallallahu aleyhi ve sellem “Özürleri onları geri bıraktı. Niyetlerinin güzelliği ile bize ortak oldular.”[7]

Onların özür olmasa idi bizde bu kazaya çıkardık niyeti ile özür yüzünden çıkamayanlar bu güzel niyetleri ile sevaba ortak oldular.

Benî israil'de bir kimse bir kum tepesine çıktı. Kıtlık za­manı idi. Bu kum tepesi kadar buğdayım olsa hepsini Allah rızası için çok ihtiyacı olan fakirlere hepsini dağıtırdım dedi. ­O vaktin Peygamberine vahiy geldi ki: O kimseye söyle o niyet karşılığında Cenab-ı Hak sana o kadar buğdayın olup, hepsini sadaka vermekle elde edeceğin sevabı verdi.[8] Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdu ki:

“Niyeti var gayreti, himmeti Allah’a ahirete olmayıp gayret himmetinin hepsini dünyayı sevip dünyaya harc eden insanlar hor, hakir, rezaletle mundar olan dünya muhabbeti kalblerinde yerleşmiş olarak ahirete giderler.” Allah’ım ümmeti Muhammed’i korusun. İnançlı olan kimseler Allah’tan gayri sevgileri kalbde yerleştirmeyip atmak suretiyle kalbi Allah korkusu, Allah sevgisi Allah fikriyle dolmuş olarak cümlemizi ahretimize öyle sevk eylesin amin. “Niyeti, himmeti, var gayreti Allah rızası olanları Allahu Teala hazretleri onları korur Allah onları kendine dost ittihaz eder Ahirete öyle yolcu eder ve zahid olarak ölür”

Alimler demişlerdir ki: Önce amele niyet etmeyi öğreniniz sonra amel ediniz. Bir kimse, bana bir amel öğretiniz ki, gece gündüz, onunla meşgul olayım ve hiç bir vakit İyi iş işlemekten geri kalmayayım, dedi. İyi iş yapamaya gücün olmadığı zaman devamlı iyiliğe niyet eyle sevabına kavuşursun. dediler.

Ebu Hureyre radıyallahu anh buruyor ki: Kıyamet günü insanlar niyetlerine göre haşrolur.

Tâvûs (r.aleyh), Kendisinden hadis rivayet etmesini istedikleri zaman ba­zan etmezdi. Bazan da aniden hadis-i şerif söylemeye başlar ve niyetimin kuvvetlenmesini gözetliyordum, derdi.[9]

Bir kimsenin, sevgilisine sevgili olduğu için bak­ması, onu sevdiği için olup, ondan altın ve gümüş beklememesine ben­zer. Altın ve gümüş için bakanın maksadı altun ve gümüş olur. Allah aşıkları sevdiğinin emrini yerine getirmek için ibadet yaparlar. Bedenine de riyazet çek­tirmek isteyip Allahu Teala'ya kulluk ve hizmette bulunup, elinden geldiği kadar O'nun Cemalini mütaladan geri durmamalıdır. Günahlardan el çekmesi, müşahede ve münacat lezzetine engel ola­cağı içindir. İşte hakikatte arif böyle olandır.

Cenab-ı Hak Teala Hazretleri Hadisi Kudsisinde buyuruyor ki:

يَقُولُ اللّٰهُ تَعَلَى اَلْإِخْلَاصُ سِرٌّ مِنْ سِرِّى إِسْتَوْدَعْتُهُ قَلْبَ مَنْ أَحْبَبَتُ مِنْ عِبَاد۪ى

“İhlas benim sırlarımdan bir sırdır. Onu, sevdiğim kulun kalbine yerleştiririm”[10] buyurdu.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki:

 قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ: إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ، وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ، أَوْ هِيَ الْقَلْبُ

“İnsanın iskeletinde ufacık bir et parçası var o düzelir, salih bir hale gelirse vücuttaki olan el, ayak, göz, kulak hepsi salihe yönelir. Fesada yönelirse bütün vücuttaki olan el, ayak, göz, kulak hepsi fesada yönelir. O ufacık et parçası da kalbtir.”[11] Yine peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in hadisi;

نِيَّةُ الْمُؤْمِنِ خَيْرٌ مِنْ عَمَلِه۪

Mü’minin niyeti Amelinden hayırlıdır”[12] buyurdu. Mü’-min’i Kamillerin kalbinde iyilikten başka bir şey kalmamış nuru ilahi, Feyz-i İlahi kalbe indiğinden kalbinde kötülüğü yok etmiştir. Eğer imkanı olsa kalbde ne iyi ne güzel planlar var onun o niyeti karşılığında zahirdeki yaptığı hayır işlerden niyeti daha hayırlıdır. Niyet karşılığında yine mükafat alıyor,

وَعَمَلُ الْمُنَافِقِ خَيْرٌ مِنْ نِيَّتِه۪

“Münafığın ameli niyetinden hayırlıdır.”[13]

Kalbini fitne fesattan fisku fucurdan temizleyemediği için münafık müşrik olmuş, onunda kalbindeki kötü niyeti yapacağı şer işten daha şerlidir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki;

مَنْ رَضِيَ مِنَ اللّٰهِ بِالْيَس۪يرِ مِنَ الرِّزْقِ رَضِيَ اللّٰهُ مِنْهُ بِالْقَل۪يلِ مِنَ الْعَمَلِ

“Şol kimse ki, az rızka Allah’tan razı olsa, Allahu Teâ-lâ'da az amel ile ondan razı olur.”[14] Ayeti Kerime:

وَمَنْ اَحْيَاهَا فَكَاَنَّمَآ اَحْيَا النَّاسَ جَم۪يعًاۜ

Bir kimse bir kimsenin (kalbini bütün kötülüklerden çekip Allah tarafına o kimsenin kalbinin çevrilmesine sebep olursa, kalbini) ihya ederse bütün nası Allah’a yöneltip (kalblerini) ihya etmiş-cesine ecir sevap alır.[15]

 


[1] İmam Münavi Feyzu-l-Kadir c.5.s.510 (Mısır)

[2] Kenzü-l-irfan 1001 Haidis s.8/28, C.sagır muhtasarı -c.1.s.19/1(1:30/1)

[3] Müzekkin-nüfus s.215

[4] Müsnedi Ahmed c.1.s.397/3772 (Mısır), Deylemi El-Firdevsü bi me’sûru-l- Hıtab c.1.s.362/1464 (Beyrut)

[5] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis S.9/30 Camiüssağir’den

[6] İhya- c.4.s.653. (Bedir yayınları)

[7] İhya c.10.s.11 (Arslan yayınları) Buhari’den

[8] Gazali Kimya-yı saadet s.533

[9] Kimya-yı saadet s.540 (Bedir yayınları)

[10] Gazali İhya c.4.s.676 Gazvini’nin Müselselatından

[11] Kütbi Sitte Muhtasarı c.14.s.493/5163

[12] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis S.9/30, İhya, 4/660 Taberani’den, c.sagır muhtasarı-c.3.s.411.

[13] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis S.9/30, İhya, 4/660 Taberani’den, c.sagır muhtasarı-c.3.s.411.

[14] Kenzü-l-İrfan 1001 Hadis s.83/507

[15] Maide 5/32

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>