canada goose outlet parajumpers moncler jakke canada goose jakke canada goose jakke woolrich jakke canada goose jakke dame parajumpers jakke moncler mujer barbour mujer belstaff roadmaster canada goose madrid barbour outlet timberland madrid botas ugg canada goose outlet moncler hombre moncler rebajas

Şeyhımız Bilal Baba Hazretlerinin Cenaze Namazı - (Zuhurâtı Izhârı'l-Vakf-ı Güneş 1.cilt)

 

ŞEYHIMIZ BİLAL BABA HAZRETLERİNİN CENAZE NAMAZI

 

Bilal Babam 1969 yılının yaz mevsiminde eski evimize teşrif edip altmış gün kaldı. Bu altmış gün kaldığında yeni evimizi yaptırdı. Gidip tekrar 1969 yılının kış mevsiminde bizim için kendisinin yaptırdığı yeni evimize geldi on üç gün kalıp on dördüncü gecesi olan Aralık Ayının 22 sini 23’ne bağlayan gece yeni evimizde Allah’ın rahmetine kavuştu. Allah’ım ruhunu şad etsin. Bizleri himmetine layık etsin. Ruhu için Fatiha.

Oğulları Hilmi efendi Süleyman efendi toplandılar geldiler, buraya defnedilsin dedim. Çünkü o kışın içinde ev yapıldı o kadar zahmetler çekildi kurban bayramının birinci yada ikinci günü yatağıyla, yorganıyla kabı kaşığı nesi varsa yükledi geldi. Anladığım kadarı ile burada defnedilmesi gerekiyor dedim. Ama razı olmadılar münakaşa yapmadık peki dedik. Burada defn olunmuyor ise bari cenazesi burada yıkansın, namazı burada kılınsın bu kadar gelen insanlar sevabından mahrum olmasın dedik. Onada razı olmadılar.

Avam nasdan ama tarikatımıza sevgisi olan kendi köy halkımızdan biri tahammül edemedi. Yahu dedi niçün bizi Allah’ın rahmetinden mahrum ediyorsunuz. Bu kadar köy halkı birikmiş dışarı köylerden gelmişler niçün bunun namazından bizi mahrum ediyorsunuz. Onun çok aşırı zorlaması ile ses çıkarmadılar. Namazı bizim köyde kılındı.

Birkaç ay sonra Pazarcık ilçesinden bir ıhvan kadın geldi. Orda Hattic Hoca derler bir ihvan vardı. Bilal Babamı rüyasında görmüş Bilal babam ona rüyasında diyor ki benim namazımın Çarpın’da kılınmasına sebep olan o adam var ya Eshabı Resulullah sevabını aldı dedi. Çünkü o kadar insanın namazdan nasiplenmelerine sebep oldu.

Burada ağzından işittiğim kelamlar zuhur etti. Zuhur eden kelamlardan birisi yeni evimizin inşaatının taban alt evlerin inşaatı bitip ikinci kat binaların yapımına başlandığı sırada kendisi evin hemen kenarında hayma içinde otururlar idi. Evlerin ikinci üst kat binasının yapımına başlanmış idi bu sırada buyurdu ki beni yapılan üst kat binalara çıkarınız buyurdular bizde kollarına yapışıp binanın üstkatına çıkardık. Binanın sayı odaların adetleri altı göz alt taban katı altı oda üst katlar idi. Kendisini üst kata çıkardık. Üst altı odaların en arka odaların kapısından içeri girip çıkarak en ön kıble deki sol odayada girip çıktı kıbledeki en son sağdaki son odadan içeri girdi ustalara çalışan ameliyelere cümlesine selam verdi.

Bana bir seccade getiriniz. Seccade getirdik. Evin tabanı düzgün değildi. Biraz düzeltip seccadeyi açtık. Oturdu. İki rekat namaz kıldı. El kaldırdırıp Allah ile arasında duasını yaptıktan sonra oturduğu yerden kalkmadan buyurdular ki burası bizim yerimiz deyip kalktı. Sonra ev inşaatı bitip kendisi gidip tekrar geri tahmini dokuz Aralık yeni yaptırdığı yeni evimize her şeyi ile geldi. Aynen inşaat zamanındaki en ön kıble odaya yerini karyolasını hazırlamış idik oraya girdi. Ayakta iken Allah’a şükür yerimize geldik buyurdular. Misafirler gelip gitmektedir kendisi mübarek dışarıya hoparlör koydurup mikrofonla konuşup bazı kerre sohbetlerde bulunurdu. Sohbetleri bizleri çok derin düşünceler ile hallarımız günbe gün değişir, aşk, şevkler artar idi.

Bizim ev aile evlatlara gelinlere sıkı tembihler yaptım. Misafirler geliyorlar. Fakat sizler kendinin odasına girip zahmet vermeyiniz. Zaten biraz kendisi rahatsızdır. Sizlerde rahatsız yapmayınız diye tembih ederdim. Bu tembih ettiğim halde içeri huzuruna odasına girdim ki bizim ev hakı aile çocuklar odasına girip oturmuşlar. Bizim aile çocuklara yanında dil ile bir şey söylemeye haya edip bizim çocuklara göz ile baktım. Göz ile baktığımı anladı. Dönüp bana dedi ki onlara karışma onların hepsini ben çağırıp getittirdim. Bir ses çıkarmadım. Biraz sonra ordaki bizim aile efrad olanların hepsine ayrı ayrı para verdi. O günün hükmünde şu yirmi lirayı da alın bunu da Leyla kıza veriniz. Oda Hacının kızıdır. Buyurdular. Leyla kızımız da başka evde gelin idi. O yirmi lirada ona verildi.

Konular çok, bazen söylenmesi münasip olanlar var. Bazı sırlar var ki İfşa edilmeyip kendinde gizli kalması icab eden haller var. Şu konuyu da buraya madem ki biraz sırlar açığa çıkmaktadır. 1969 yılında yeni yapılan ev konusunun temelinden biraz anlatmamda inşeallah okuyup dinleyenlere bir tesir olsun. Bizler onunla zahir, batın ahvallarımızı bir kısımları sır açılmayacak konular vardır. Bir kısımlarını Cenab-ı Hak artık söylenmesi icab edenleri rızası içinde olarak söylettirsin. Bu yeni yapılan ev daha planda yok idi. Kendi köy halkımız içinde bizlere hor, hakaret, adavet, buğuzla bakanlar bu zihniyette olanlar var idi. Bizde ise onlar için karşılık düşmanlıkla yapılacak hiçbir düşünce fikrimiz yok idi.

Köyde iki çalgılı düğün yapmaya kalktlılar. Allah indinde niçün yetki dahilinde ilmini anlatmadın köy halkına diye sorumlu olmamak için düğün sahiplerini evimize çağırdım. Arkadaşlar çalgılı düğün hazırlıklarınızı duydum. Size tembehim olsun düğüne çağırıp gelen misafirlerinize gücünüzün miktarı koyun kesin culuk kesin ikram yapın yalnız içki ile ikram yapmayınız. Bu köyümüz evvelden beri bura Allah dostlarının eğleşip kaldığı ibadet yaptıkları bu evlerde içki sokup içki kullanılmasın. Misafirinize başka yönden ikram yapınız. Bu cevabımıza göre bir tanesi kabul etti. Bir tanesi kabul etmedi

Bunun üzerine davul, çalgılar gelip kabul etmeyenler bizim oturduğumuz evin çok yakınında davulla, zurna ile taksilerle sepetlerle içkiler getirip bize kin ile silahlar sıkarak damın başında içkiler içerek bizlere kinli bir suretle hareketler yapmakta iken, bu kin ve ihanet kasitli silahlar atarak, içkiler içilerek bu halde birde o anda katil düştü. Biz evimizde kendilerin ve köy halkımızın Allah’ın nehy ettiği hallardan korunmaları için kendilerini uyarı ikazda çalıştığımız halde dinlemeyip inatlaştılar. Katil düşünce, katilin sebebini de bize kast ettiler. Hatta oturduğumuz damın üstüne gelip depiklerle vurulup bunlar bu köyden göçmelidir. Diye çok adavet buğuzlar yapıp cepheyi büyüttüler.

Bu halde bizim ev tarafları birikip bu köyün elinden nedir bizim çektiğimiz, bunlar bizi bırakmıyorlar. Şehre Antep’e göçmeye karar verdiler. Biz kendimiz hiçbir karara varmadık. Doğru Antep’e Allah için aramızdaki bağlılık hak hukuku maddiyetle ölçülmeyen Allah için çok çok sevdiğim Şeyhimiz Bilal Baba Hazretlerinin huzuruna vardım. Köyün halını katilin düşmesini bize karşı suizanların artmasını haber verdim. Çocuklarında fikri şehre göçmesini onuda bildirdim. Ağzından ne cevap alırsam ona bağlanıp onun dışında kimsenin sözüne bakmayacağım. Dinledi. Cevap:

Bu şimdiki oturduğumuz evin yeri geniş arsa idi. Orayı kendisi de biliyor idi. Cevabında Antep’e gelme Antep’e göçme burada yanımızda bir müddet kal köydeki şeytanın fesatların ataşları sönünceye kadar biraz burada eğleş kal inşallah biz baharda oraya geliriz. Bu evin yeri arsa idi burayı biliyor idi. Köye gelir o arsaya bir ev yaptırırız inşallahu teala. İki motorum var binanın taşlarını motorlar ile çektiririz sen yalnız bir kerestesini temin edersen yeter buyurdular. Aynı dediği sözlerin karşılıkları devam edip. İşte ev yaptırmak için güz mevsiminde geldi. Bizler yapılan, iyilik gördüğümüz kimselere nankör olmayız inşaallah iyiliklerini maddi manevi ondan gördüğüm iyilikleri hiç kimseden görmedim.

Şimdiki halımda da bizlere yakın olan kardaş bacılarımıza tenbih her namazlardan sonra şeyhimizin ve ailelerinin ve ahirete göçmüş olan evlatlarının ruhlarına okuyup hediye olunacakları tembih etmekteyim.

Bu kadar büyük oniki göz evin yapısı birkette değil idi. Mermer ocağı var idi Allah razı olsun Şeyhimizin büyük oğlu Süleyman efendi ve küçük oğlu Hilmi efendiden her ikisinden de Allah razı olsun bütün bu yeni yapılan binanın taşlarını mermer ocağından kendi motorları ile getirdiler. Allah razı olsun.

Bilal Babam hayatta iken bazen zuhur eden kerametler olurdu. Kendisi üstüne hiç durmazdı. O işler kendisinden değilmiş gibi öyle işlerin üstünde durup eğleşmez idi. Hayatta iken bir konu Konya’ya beraber gittiğimizde Mevlana Hazretlerinin ziyaretine hep beraber yönelip gitmekte iken bir adam karşımızdan geldi. Mevlana’ya mı gidiyorsunuz. Evet dedik. Dedi Mevlana Hazretlerinin şeyhini ziyaret yaptınızmı? Hayır yapmadık deyince, dedi ki: Mevlana Hazretlerinin vasiyeti var. Benim ziyaretime gelmek isteyenler evvela Şeyhimi ziyaret etsinler sonra bana gelsinler diye vasiyeti var dedi. Biz hemen Bilal Babamla beraber döndük Mevlana Hazretlerinin şeyhi Şemsi TİBRİZİ hazretlerine onun türbesinin kapısı kitli birde bekçisi sandalyede oturmuş idi. Kapı üzerine içeri girilmesi yasak yazılmış kapıda kilitli idi. Biz türbenin sol tarafında namaz kılacak yerde ikişer rekat namaz kıldık.

Şemsi TİBRİZİ hazretlerinin ruhuna hediye gönderdik. Fakat biz namazda iken ikinci rekatın kıyamında iken kitli kapının sesle açılmasını işittik. Namaz kılıp ayağa kalkınca bizzat kendim baktım ki kitli kapı açılıp duvara dayanmış. Türbeye bakan adam Bilal Babama buyurunuz içeriye girin. İçeri girmeye müsade etti. İçeri girip o zatın baş tarafında göğüs taraflarında dualar yapıp şeyhimiz Bilal Baba Hazretleri döndü kapıdan çıktı. Bizlerde kendisini takip ederekten çıkmaya başladık. En arkada Konya Ereğli Zanapa Nahiyesinden Ali efendi isminde kardaşımız en arkada çıkarken türbeye bakan onu tutup soruyor. Bu öndeki giden zat kim oluyor acaba! Bu ana kadar böyle bir hala rastlamadım. Türbenin kitli kapısı kendiliğinden açıldı. Bana da kapıyı açmam için manen emir verildi. Bu olaylardan sonra yolumuz Kırıkkale’ye uğradı.

Orda bir ihvanın evindeyken bir yetişmiş kız getirdiler. Kızın iki ellerinin parmakları yumulmuş vaziyette olan kıza okuyup kızın parmaklarını elleri ile açıp öfeleyince kızın senelerden beri açılmayan elleri açılmış vaziyette yürüyüp götürdüler. Görenlerde hayrete düştüler. Fakat kendisi böyle şeylerin üstünde durmazdı.

Bir Konu daha: 1969 yılında bu ev yapıldığı sıralarda bir gün Bilal babam emir verip bu köyde ne kadar ihvanım diyen kimse var ise çağırın emir üzerine köyde ihvanım diyenler küçük büyük çağırıldı. Kendisi ordaki bulunan ihvanım diyen cemaata konuşmalar neticesinde biz olayı uzatmayalım. Kısadan ordaki bulunan ihvanlara şöyle hitap etti. Ben geziye seyhata çıktığımda Hacı Mustafa’yı yanımda beraber götürdüm. Hac’ca gittiğimde beraber götürdüm. Eğer sevmesem idi beraber götürmez idim. Hacı Mustafa’yı seven beni sever, Hacı Mustafa’yı sevmeyen beni sevmez. Bu kelamlar zuhurunda köy halkımızdan yaşlı ve bir takım genç ihvan arkadaşlarımız mevcut idi. Bir kısımları dünyasını değiştiler. Bir kısımları hayattadırlar.

Bu konunun burada açıklanmasındaki gaye, maksat Allahu teala niyetime kalbime nazar ediyor. Maksadımız ihvanım diyenler Bilal Baba hazretlerine tarikatına kendisine bağlıyım diyenler. Maksadımı Allah biliyor ki başıma adam toplamak niyetim maksadım yoktur. Arzu niyetim bütün İslam ihvan kardaş bacılarımızı hepsini Allah’ın rızasına kavuşmalarına başka endişelerin arzuların küllisinden savuşmalarına Cenab-ı Hak’ka münacat reca etmekteyim.

Cenab-ı Hak münacatımızı Habibi Ekrem Muhammed Sallallahu Teala Aleyhi vessellem hürmetine kabul buyursun. Amin. İslam ihvan din kardaş bacılarımız bu Allah yolunda gerekse Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in, gerekse onun hakiki halifelerinin gerekse şeyhimiz Bilal Baba Hazretlerinin bunların yetiştirdiği kemal bulan ihvanlarıda hasetlik kıskançlık, çekememezlik, kibir, gurur, ucub, riya, gazap, hubbuddünya, şehvani arzular bunlar o kamillerin kalblerinde yerleşip kalmaz inşeallah onların vazifeleri Allah’ın kullarını Allah’a sevdirmek Allah’a yöneltmek. Allah’a da onları sevdirmek, Gıybetten Suizandan lüzumsuz malayani kelamlardan kurtulup bu hallara düşenleri de o haldan kurtarmaktır.

Yoksa bir hoca bir hocanın aleyhinde hased, buğuz, çekememezlik, gıybetinde ve bir derviş bir dervişin hakkında suizan bir şeyin hakkıyla hakikatını bilmeden görmeden suizan ile karar vermekten çok sakınalım. Bu saydıklarımız kötü zanlardan gıybetlerden buğuzlardan adevetlerden kurtulmayıp kurtulmayada çalışmayıp devam edenlerin halları iki dünyada hüsran. Allah ümmedi Muhammed’i bütün ihvan bacı kardaşlarımızı bu gibi kötü niyetlerden, fiillerden koruyup muhafaza eylesin. Habibinin hörmetine amin Ya Muin. Kısaca kendi kafamızdan konuşmayalım. Suizan hakkında Ayeti kerimeye dikkatla bakalım.

Hucurat suresi Ayet-12:

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَث۪يرًا مِنَ الظَّنِّۚ اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًاۜ اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَاْكُلَ لَحْمَ اَخ۪يهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ تَوَّابٌ رَح۪يمٌ

Mealinde: Ey Allah’a iman edenler çok şeylerden sakınıp ictinap ediniz. Suizandan biribirinize kötü zanda bulunma-yınız. Benim zannıma göre şöyledir. Benim zannıma göre böyledir. Her işlerin tam hakikatine mutaali olmadığınız bilmediğiniz işlere zan ile hüküm vermekten Cenab-ı Hak ehli iman olanları nehy ediyor. Biribirinizin ayıbını kusurunu, noksanını araştırmayın. Biribi-rinizi keşiflemeyiniz. Biribirlerinizin arkasından gıybet yap-mayınız. Gıybetten çekinmeyenler. Düşünmeden her yerlere ölçüsüz biçisiz tefekkürsüz serbest, cesaretle konuşanlar. Biribirinizin arkasından gıybet yapmayınız. Sizlerin içinden ölmüş olan kardaşınızın etini yemekten çekinip iğrenmez misiniz? İşte Gıybet yapmanız ölmüş kardeşinizin etini yemekten daha kötü ağır ve günahtır. Ey Allah’a iman edenler sizlere söyleniyor. Allahu teala hazretlerinden çok korkunuz. Gıybet yapmayı keskin olarak terk ediniz.

Kimlerin gıybetleri yapılabilir. Münafıklığı kapalı iken açığa çıkmış fasıklığı fıskı fucurluğu açığa çıkmış haya edebi yırtılmış nereye varsa insan toplumuna zarar veriyor itikatlarını bozuyor. Haya ve edeplerini yırtıyor. İnsanlara zarardan başka hiç bir şeyi yok. İşte bu gibi zararlıklı olanları itikat bozucuları haya edep yırtıcıların Gıybetleri haram olmaz bunlarında mazarat ve kötülüklerinden insanların korunmaları için bunları ve kötü fiillerini hallarını insanları fena tuzaklarına düşmemeleri için böylesileri söyleyip haber vermekte hadisi şerifin mealine göre hata günah yoktur.

Bu konuların arkasına Şeyhimiz Bilal Baba Hazreletirinin beyitlerini teberrüken yazmak münasip düştü.

 

Ey Allah’ım aşkın düştü özüme

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim.

Lutf edipte baksan kara yüzüme

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim.

 

Unuttum ibadetim kalmadı bende

Aşkın Suzan olmuş barlıyor canda

Benim derdim sensin kevni mekanda

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim.

 

Aşkın düştü bu canıma yanıyor.

Herkes muradına ermiş kanıyor.

Bizim hasret şimdi böyle kalıyor.

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim.

 

Gaflet ile geçti gecem gündüzüm

Acep ağarırmı bu kara yüzüm

Gayriyi unuttumda mevlam sen oldun sözüm

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim.

 

Cümle ıhvanımı hıfz et ya gani

Sevindir onları kör et düşmanı

Lütfunla bizlere bol et ihsanı

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim.

 

Dertli Bilal eder derdi özünde

Masiva kalmamış asla özünde

Ayırmasın Allah’ım bizi izinde

Sana yalvarmadan gayri nem kaldı benim.

 

Şeyhimiz Bilal Hazretlerinin Giresun’da sürgünde iken Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ‘i rüyasında görmesi üzerine uyandığı anda zuhur eden yazmış olduğu beyitler:

 

Ya resulallah cemalin subhanellezi esra imiş

Saçın velleyli iza yağşâ gözün ven necmi ayetil Kübra imiş

Veş şemsi zatın vedduha sıfatındır senin

Nurun ala nurdur  hüvüyyetin Bu alemden Kübra imiş,

 

Senin hakkında indi surei Kevser

Deryayı feyzinde senin Kevser bir katra imiş

 

Manada senin kadrini bilen bildi kendi kendini.

Başın arşı alada ayakların tahtassera imiş

 

Hılkatı ervahta sensin enbiyalar evliyalar atası

Hılkatı ecsamda Adem ata bu cümleden Kübra imiş

 

Mucizatın alemde cerayan etmededir. Hala gün gibi

Kur’ani’l kerimul azimul burhan bu cümleden Kübra imiş

 

Kıl şefaat sen bugün enbiyalar serveri meded eyle meded

Bu güruhu aşiganın bu gulamı bu Bilali Nadiri cümleden sonra imiş

 

Meded ya Resulalah meded, meded ya Habiballah Meded

Her işinde ilahi ente maksudi olmaktır garzı

 

Niyetimde rızake matlubi olmaktır garzı

Niyet halis iman selamettir. Niyet Fasit insan melamettir.

 

Şeyhimiz Bilal Baba Hazretlerinden Zuhur Eden Beyitleri

 

Bin bir ismin hörmeti için Ya Allah

Bizleri lütfundan mahrum eyleme

Cümle mahlukatı yoktan var eden

Bizleri lütfundan mahrum eyleme

 

Ne olsa geceleri kalksam ağlasam

Ciğerimi aşkın ile dağlasam

Yalvarıp sana her işi sağlasam

Bizleri lütfundan mahrum eyleme

 

Kesmem ümidimi vallahi verirsin

Vaad eyledin her işleri görürsün

Benim ne demek istediğimi bilirsin

Bizleri lütfundan mahrum eyleme

 

Geliyor yaz açılsın bahçeler bağlar

Erişsin meyveler şenlensin dağlar

Dağlardan pınarlar durmayıp çağlar

Bizleri lütfundan mahrum eyleme.

 

Yavrular yuvada donanmış kuşlar

Kuzular koyunlar çadırda kışlar

Artık çıkmaya gezmeye başlar

Bizleri lütfundan mahrum eyleme

 

Rızanda olanlardan eyle bizi

Cemalini görenlerden eyle bizi

Muradına erenlerden eyle bizi

Bizleri lütfundan mahrum eyleme

 

Gaziantep şehridir bizim ilimiz

Ebedi solmasın gonca gülümüz

Tevhidden ayrılmasın asla dilimiz

Bizleri Lütfundan mahrum eyleme.

 

Bilal Baba Hazretlerinin bir başka beyitleri

 

Resulum senin Cemalin bedrüddüca değilmi

Habibim senin kemalin nurul ula değilmi

İki yeryüzünde ismin senin habibi Rahman

Ahmedi Mahmudu Muhammed hem Mustafa değilmi

 

İki kaşların arasına şevk eder kabe kavseyn

Birisi kâf kulhüvallah birisi kul kefâ değilmi

İki gözlerin karasına maildir cümle alem

Biri nuni vel kalem biri vedduha değilmi.

 

İki leblerin dibinden akıyor havzı kevser

Biri nebatı sükkar Birisi şifa deyilmi.

Seni medh eder bir Allah iki surede Muhammed

Birisi Surei Yasin birisi tâhâ değilmi.

 

Bir başka beyitleri

 

<<< Önceki Kayıt - Sonraki Kayıt >>>